22 Mart 2017 Çarşamba

Hangi renktir kadın deseler
Kırmızı derim bir de mavi
        yeşili es geçmek de olmaz hani
Baktıkça gözlerine sevgilinin
Binbir renkle çiçeklenir çünkü
Hürriyete dair
        Ne kadar duygu varsa sadrımda
.
.

Kadın sırdır derim
        geçmeyen bilmez
                     belki sezer en çok
Göğsünün küpeştesinde beliren o,
Yedi renk gökkuşağının altından
Geçmeyen kendinden..

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Ateşe vermişim amel defterimi
İnsan olmanın peşindeyim
Canı cehenneme efenim o,
Tüm hesapların, 
                         Tanrıyla ticaretin

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri / Riya
Tanrı saf sevgiyi sakladı
          Çocukların gözlerinde 
                     ve o sıcacık gülüşlerinde

Onu sadece 
       tekrar o safiyeti elde eden 
                      çocuk mesrepli yetkinler bulabildi
Yeniden çocuklaşan bilgeler
                      o arı duru saf kalplerinde
Yani sır ; 
       O'nun bu denli ortada olmasında gizliydi  
               
Mabetlerde arama dön bak içine 
                         Gönlünü mabet bil aziz 
                                       durma! dal o dreyaya ❤

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

21 Mart 2017 Salı

Erdemli sudan çıkmış balık imdi 
Karayolunda otomobil tekerleklerinde
Kirli bir ıslık yağmur 
                                     içimde acı bir aşk
Gök patlıyor sinemde 
                                     bir zakkum tomurcuğu
Kokusu evvel beni zehirliyor 
                                                                  ah şiir
kalp ağrıma panzehir 
   
Ulaş Yüksel
Korkutmuyorsa 
                     kendi boşluğuna düşmek 
Hatta o boşluğun kendisi olmak
En güzel şiiri yazıyorsun 
                      harfsiz hurfsuz..

-Sustuğum yerleri oku Eleni

Ulaş Yüksel
Yıllardır beni bu eve
Bu dört duvara hapseden mana 

Bana en büyük özgürlüğü verdiğini 
Asıl mahpuslugun dışardaki kalabalık,
Onlar gibi olmak olduğunu 
Gözardı ettiğim bircok hakikatle birlikte
yeni anlıyorum Eleni
.
.
Ayrıca 
şiir adında bir ülkem var benim
Kralı değilim kölesi de değilim
Çünkü bu kavramların hiçbir anlamı 
                  ve yeri yok benim ülkemde
Herkes ayni bağın gülü 
                  gayrilik yok gönlümde

Hürüm 
kendi tek başınalığımla 
                      ölesiye hür.  

Ulaş Yüksel
Toprağına cemreler düşmüş 
İçimde yine erken bahar ve fakat
Bir karanlık gibi adım adım
Sadrımda o güneşli günü bastıran 
amansız bir korku
Yine güze çalar mı Mevsim
Yine kırılır mı kolum kanadım 
Yine o onulmaz kaygı 
Yine o kurtçuk ey
Yüreğimden eksilterek
Nasıl da işliyor öze doğru

Ulaş Yüksel
Gördüğü her şeye anlam yüklüyordü
Çünkü bilmek istiyordu delice bilmek
Ve inanmak kanmak aldanmak
Bilmediğinden korkuyordu çünkü
Derin bir boşluğa yuvarlanıyordu
Anlam veremediği her şey 
Acayip bir yaratığa dönüşüyor
Ve her seferinde bir lokmada yutuyordu onu
Bir türlü kabullenemediği yokluğu ah
Kabuk tutmayan bir yaraya dönüşmüştü
.
.
Şimdilik...
.
.
Oysa öylece bırakıp kendini
bir yaprak gibi düşse o suya
Yay Gibi gerilip Fırla sap gibi yatağından 
Anlamın ve sözün ötesindeki o burca
Bir çocuk gibi gayretsiz
Sorgulamadan yargılamadan 
seyretse öylece seyretse
kendi elleriyle ördüğü zincir kırılacak
Hiçliğin o dayanılmaz hazzı
o anda saracaktı bütün varlığını
Yoruyor bizi inanılmaz yoruyor artık Eleni 
Şu varolmak gayreti

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
İlgisizlik deli ediyor insanı
Evvel bundan kurtulmalı
Çıltıdırıyor hiçe sayılmak 
Hiçe sayılmadıkça da zor
Çok zor ölesiye hür olmak
Sonra sevgisizlik 
daha bir sürü beklenti işte
Nasıl başa çıkmalı ne yapmalı
Kutsal Tuva aşkına artık ey !
bu nalınları nasıl çıkarmalı

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

Önce benim yüreğime düştü aşkın 
Ondan işte senin bütün bu hallerin
Yani canımın içi gönül ülkende sen
Ne yana yönelsen inan bu böyle
Her seferinde mübalağasız.
ayak izlerime rastlayacaksın ilkin 

Ulaş Yüksel
Dostlarım bana açık sözlü diyor
Diğerleri patavatsız
Dostlarım bana değişken diyor
Diğerleri dengesiz 
Dostlarim bana çok aşık diyor
Diğerleri karaktersiz

Ulaş Yüksel
Onları yapmasaydım Eleni 
Aklım hep orada kalacaktı
Hayır hayır mümkün olmuyor 
Dibe vurmadan çıkılmıyor

Ulaş Yüksel

22 Şubat 2017 Çarşamba

"Bağımsızlık benim karakterim" dedi
Türk oğlu türk atan Gazi Kemal Paşa
Sultan Vahdettin dayadı sırtını İngilize
"Allah'tan sonra Ingiltere'dir kurtuluşumuz" 
Amerikan mandası da olur ne farkeder soysuza
Neyini seveyim bu esaretin söylesene be adam 
Yedi düvel dayandı, sapladı hançeri bağrına
Ey gafil nedir bu bitmeyen Osmanlı hayranlığın
Bir elin parmağını geçmez o payitahtın
Devşirme alayı, alayı avrupa sevdalısı, 
Acımadan vurdu boynunu acemin
On binlerce Türkmen kardeşinin

Ulaş Yüksel


22 Ocak 2017 Pazar

Esmer tenine deyen buğday başaklarının
Sevgilinin saçlarını karıştıran 
bir deli  rüzgar olsam

Göğün en son öptüğü düzlük 
balıkların oynaştığı
Ayak bileklerinden kavrayan
Masmavi derya olsam

Ağzının kenarında böğürtlen moru
Kurda kuşa ana kucağı
Koynumda kaybolduğun 
Yemyeşil orman olsam

Ne yana gitsen canımın içi
hep benim yüzüm karşılasa seni
Sıkmadan boğmadan tıpkı böyle işte 

Hep sımsıkı <3 font="">

Ulaş Yüksel
İnsanların gülüşleri aldatmasın sizi 
sığındığım en büyük limandır çocuklar
Aldatmasın allı pullu gösterişli sözleri 
daha büyüktür bir kedinin yüreği
Sevmem genelleme yapmayı 
ama maalesef ve maalesef 
böyledir işte bu dünyanın çirkin yüzü

Ulaş Yüksel
Düştü dalım kanadım
Döküldü yaprağım
Ben sana çiçege duramam artık
Kurudu yandı bağım bostanım

Ulaş Yüksel
Keşke bir limon ağacı olsam
Kurumuş bir kuyunun başında
İsabet almamış bir çocuk parkı yahut
Bir savaşın ortasında Orta Asya'da
Yeşersem bu keşmekeşin tam ortasından 
Dört bir yana uzansa uzasa dallarım
Adım Barış olsa 

Keşke bir zeytin dalı olsam
Bembeyaz  bir güvercin yahut
Şu göğün koynunda süzülen
Söylesene, düzelir mi her şey
Bozulur mu bu kara büyü
Bu akıl tutulması birden bire
İnsanlar kaldırıp başını yeniden
Bakabilir mi yine şu duraksız göğe

KORKMA ! dan...

Ulaş Yüksel
Küpeştemde ikindi,
Buğusunda çocuk sesleri yazılı 
Pencerem bu dem bir panayır yeri

Yüzümde saf bir tebessüm arı duru 
                             gözlerimde ay ışığı

Uzansak ellerimiz Toroslara deyer afacan

- Kardan adamlar hiç üşümez mi Ulaş abi 


Ulaş Yüksel
Düşümde bir kız çocuğu  
Tıpkı seninkiler gibi... yemyeşil gözleri
Isıtıyor içimi yumuk yumuk elleri, Akdeniz elleri
Yakamda karanfil ah, düşlerim...
Herkes sırtında taşır, tepesinde kimi 
Yükmüsün sen, yüreğimde ben
Senin bu mülk, gel gir andacıma 
Kokun sinsin etime bir ömür ey !

Ulaş Yüksel
Anı biriktirmiyorum
Canımı yakıyorlar çünkü
Hangi mısrayı sana düstüm
Hangi satır arasında kayboldu aşklarım bilmiyorum
Geçmişe zincirlenmek yok benim kitabımda
Mesleğim benim, yepyeni sayfalar açmak
Albüm sevmiyorum 

Ve  bütün mısralarım hep
Kimse şu an, şu saat kapımı çalan. tık tık tık
Eşiğinde sabahladığım hep aynı kadına armağan
Nasıl yuğrulmus gönül teknemde. ne maya
Harf harf, hece hece bak, 
yeniden tüter bağrımdan şiir

Düşümde bir kız çocuğu 
Tıpkı seninkiler gibi... gözleri yemyeşil
Isıtıyor içimi yumuk yumuk elleri, elleri Akdeniz
Yakamda karanfil ah, düşlerim, uçları kararan
Herkes sırtında taşır, tepesinde kimi 
Yükmüsün sen, yüreğimde ben,
Senin bu mülk gel gir andacıma 
Sinsin kokun etime bir ömür ey !

Ulaş Yüksel

Susmak en büyük eylem
Sessiz bir feryadı taşır göklere
Acelesi yok bekledik sabırla 
on yıllar oldu biraz daha bekleriz 

Çökecek dayandıkları şeyhleri şıyhları
Bırakalım daha da  artsın azgınlıkları
Vuracaklar ille dibe artık kendileri görmeli
Varacakları yer orası, aşağıların aşağısı..

Ulaş Yüksel / Kapı Kulu Askeri
Insandır sarhoşluğun dedi dost
İlk tohumudur yılın sır ettik
Ektik gönül toprağına...

Ulaş Yüksel
Nadide bir çiçeksin bu bozkırda 
Güneşten 
              yağmurdan 
                           Ve rüzgardan başka 
                                        hiç bir şey bilmeyen

Şimm
           dilik...

Ulaş Yüksel

16 Ocak 2017 Pazartesi

En zoru bu biliyorum
Konuşmak esaretinden 
          kurtulalım diyorum
Bu iskelede bu sahilde Eleni
Toprağın suyu omuzladığı yerde
Ne ben, ne sen, ne de şeyler 
ve diğerleri...

Safi sen 
                yahut  ben !
BİR TEK BAKIŞ'
                ın kalacağı yerde
Anlatılır şey değil anlatamıyorum
Gerçekten susacağın günü bekliyorum

Ulaş Yüksel

5 Ocak 2017 Perşembe

uykusu, kuş uykusu 
gözleri mamur, yeşil bir orman
yorulmaz hiç, saçları hep terli

yemek yapmayı bilmese ne
benim kalbime giden yol
o boklu patikadan geçmez ki

eller ahi...

elleri nasılda kadın

Ulaş YÜKSEL

29 Aralık 2016 Perşembe

Ekonominin en önemli çarkıdır işçi
Dönmese tıkanır işler demeye gerek yok
En değersiz çarklısıdır yine ayni işçi
Hayret veren şey ne dersen sıkı dur
En aptal insan tipidir sendika düşmanı
Kendini düzenlere oy verir her seferinde
Hem de azımsanmayacak kadar çokça
o kof kalabağıyla hiç düşünmeyen işçi

Ulaş Yüksel

27 Aralık 2016 Salı

Gülüşünde ben, 
                     kaç derde şahit oldum
Görmedim böyle sıcağını 
                     böyle  içten olanını hiç
.
Mayası diyorum 
                                   acı olur çünkü 
o en tatlı gülüşlerin 
                                         her zaman 
.
.
Ağzının kenarında 
                       patlayan bir karanfil
Mazinin keskin kokusunu saçan 
                                       anılar şimdi
.
.
Karanfil 
                benim 
                            en sevdiğim çiçek
.
Ve uluyorum imdi sımsıkı 
   kör tebessüm ilmiklerle 
    Tam ortasından öperek 
  düşümde o, yaralı sesini
                     gözlerime bak           !
.
.
Bir ıslık sonra ağzımda, 
 tüm yarım kalan aşkların 
  son bir can havline omuz veren
.
.
Haydi durma 
                                                sen de
ıslığımdan öp beni.

Ulaş Yüksel / Islığımdan Öp Beni

            İnsanlar 
         ıslık çalmayı 
    unuttuğundan beri 
gidesim var bu alemden 

İğde korusunda 
                  asılı kalan 
Tarla yolunda 
                  bir türkü sesin

Ne zaman dinlesem 
                 yüreğim ısınır
Yokluğun dolar içime
                 bu tenhada hep

Ulaş Yüksel

21 Aralık 2016 Çarşamba

Herkes gibi degilim
Olamıyorum da
denedim !

Yormasın sevgin bizi
bulanmasın berrak sevi suyu
Hiçbir şey bekleme benden !
Dur                düşün 
.
.
.
Az şey mi bu 

Bırak kaba yanlarını yaşamın
Bak nerdesin 
Dönme geri 
Bu senin yüzün

-Herkes gibi olma sende !

Ulaş Yüksel

20 Aralık 2016 Salı

SON İSTEK
Bitki olacaksam
Çayır çimen olayım
Aman baldıran değil
Yol altında kalacaksam
Gelin arabaları geçsin üstümden
Çelik paletler değil
Üstümde çocuklar koşuşsun
Ne kaçan ne kovalayan
Askerler değil
Kerpiç yapacaksanız beni
Okullarda kullanın
Cezaevlerinde değil
Soluğum tükenmez de kalırsa
Islık öttürsünler
Aman ha düdük değil
Kalem yapın beni kalem
Şiirler yazan sevi üstüne
Ölüm kararı değil
Ölünce yaşamalıyım defne yapraklarında
Sakın ola ki
Silahlarla değil

Aziz Nesin

Koca yurekli bir INSAN gecti bu alemden. 💛
Doğum gunun kutlu olsun 💚
Ölmez dirilerdensin sen ❤

13 Aralık 2016 Salı

Neyi isterdim biliyor musun Eleni 
İnsanların " bu adam budur" gibi 
O acayip izlenimleriyle
beni tanımlayamamalarını
.
Keşke herkes bunun ötesine geçebilse !
.
Ve keşke herkes görebilse 
birbirinin o tarifsiz yüzünü 
Boşlukta salınan iki ceset gibi 
Ve O boşluk gibi diri 

uLÂs
Öyle bir demdir ki süreriz bir an 
O dem ki ne bir melek ne bir veli 
Geçmez Muhammed ismin
Safi O'dur anılmaz adı Allah'ın..

Çün aşk ile kırılır akl-ı fincân 
Yıkılır taht ile olmaz makâm
Artık durur cümle nâm nişân 
Bu demme bir ad bulunmaz

uLÂs...
Amaaan boşver 
Bana bakma sen
Kibarlık ağır maske 
İçimden geleni yaziverdim
Gurban  olduğum etme böyle 

Ulaş Yüksel

11 Aralık 2016 Pazar

Yumurta kabuğu gibi savruldu kasklarımız
Kim devşirdi bu kahpeleri kim
Ah biliyorsunuz hepiniz
Kaçırmayın gözlerinizi
Ne uğruna öldük biz !

Ulaş Yüksel


9 Aralık 2016 Cuma


şehvetinin elinde oyuncak olmuş
hiç umutlanma Eleni ah
haşmetli bir ejderhaya 
dönüşmeli 
bu ihtiras...
dibe vurmalı
ve dahi bütün yalımlarıyla
yükselmeli bu ateş 
son raddesine varıncaya 
bi'cacık olmaz ondan
şimdilik
umutlanma Eleni 

Ulaş Yüksel

Bakma öyle acayip göründüğüne
Odası ayıcıklarla dolu 
Dolapları pembe

Ulaş Yüksel
Gözlerin...
Hiç unutmadığım
Yeşilinde sakladığın kıskançlık 
Derimi soyan adeta etime işleyen 
O soğuk geceyim hala 
O gün bu gündür 
işlemez cânıma ayaz

Ve Alaaddin tepesi işte yıllar sonra
Kokusunu aradığım adam ey !
Babam korkarım bu dem ben

Düşlüyorum ah.. ölüm ki ;
Ölümün yaşı hep otuz sekiz
Çok genç missin be kurt Ali
Artık akranın sayılırım 
Elleri tütün kokan canavar Ali

Doydum yaşayadığım 
Şu yalan dünyaya 
erkenden doydum inan
Kabrin yan dönmüş dönsün 
Kabir sevici değiliz ki biz
Kabrin içimde gül bahçesi
Yan döner sarılırım koca gövdene
Bana gore değil  bu alem
Taşa tapıcı değiliz ki biz

Ulaş Yüksel


Aşk bir alışkanlık zaten
Onda dokuzu cinsel çekim
Biri ayrılık sebebi

Aşk bir alışkanlık zaten
Onda dokuzu tükenir bir gün
Biri ayrılık sebebi 

Aşk bir alışkanlık zaten
Onda dokuzunu siktiret 
O bire dikkat et önce sen

Ulaş Yüksel
Senin yüreğin hep akşam
o yüzden bulanmaz suların

ellerinde günün telaşı
mürekkep kokar ellerin, şiir kokar

ağzından ay doğar 
gözlerinden gün 

dalmak istersen eğer 
gönlümde bir umman yatar

Ulaş Yüksel
Ah bu böyük insanlık !
Nasılda buluvermişler kolayını
Tüm güzellikleri onlar yapmışta
Ya bu dünyanın ,
Ya da kalakalmış kaderin üzerine 
Bütün bütün o kahpelikleri

Ulaş Yüksel / Kahpe Kader
Bilmem ki o gülüşe 
kaç aşk sığar
Bilmem ki kaç ömür geçer 
O bakışlardan
.
.
Ellerimde geçmişin pası 
Dokunmağa çekinirim 
Evvel dalayım arınayım
Derin orman gözlerin

Ve tenin...
Tenin ki ufka uzanmış 
İpek atlas, ak pak arı duru 
Dur yavaşla eyyy gönül !
Cân bu incitmekten korkarım...

Ulaş Yüksel
yıkılıp yıkılıp gidiyorsa 
iddia ettiğim her şey 
bu var gibi görünen yoklukta, 
söze ne gerek o zaman

Kutsa beni 
           şiirsel yalnızlığım ey!

Ulaş Yüksel

Dökülüyor tertemiz ağzından
Işıklar sacarak latif kelimeler
İçimde bir yerlere dokunuyor inceden inceye
Unuttuğum O yüzümü yeniden
Nasıl da seçiliyor suretsiz
.
.
Yerle gök iki dudağın ah..
Arasına düştüğüm dipsiz boşluk
Kanatsız uçmayı öğreten bilge acı ey
Don değistirmiş ağzında senin
Binlerce yıllık eskimeyen  
O derin  kelâm
.
.
Tatlı tatlı can veririm
Cân bulurum elinden yine senin
Susma anlat dayan asana 
Anlat bir ustayım, iyi de dinlerim
Kulağımdan yerim lokmayı
Susma allasen İsa nefeslim

Ulaş Yüksel
İncindigin yerleri kucakla
Aldatığın yerleri öp okşa 
Öfkeni sevgiyle sar sarmala
Yüksel aşk ile Ulaş kendi özüne 
Lokman hekim arama 
Sevgiyi sür yarana..

Ulaş Yüksel
Ben seni
söylediklerinden değil
sustuklarından okurum 
O yüzden sen,
hep sus emi

Ziyanı yok, metin ol n'olur !
Baskaca gözlerim var
halin aşikar bana 
O suskuda ısınır hem inan
Sıcacık olur avuçlarım

Ulaş Yüksel
Yağmur başladı...
Usumda ıslak saçların 
Toprak suya ah !
Tenim sana aç 

Ulaş Yüksel
Esrar tohumu ayıklamak gibidir 
Bazı insanları hayatından çıkarmak
Baş  ağrıların azalır yavaş yavaş
Bir iyce anlarsın sonradan
İçimi daha güzeldir artık hayatın

Ulaş Yüksel
Bir kedinin mırıltısıdır bazan 
Yeter seni çekip çıkarmaya 
Yaşadığın şu sahte hayatın içinden 
bir solukcukta olsa hani varsın olsun
Ve bir kez daha anlarsın ki
Orda burda, ötede beride değil 
Burnunun dibinde avuçlarında sıcacık 
Tanrı'nın yüreği şu sevi yumağı işte 
Sakin dingin ılık ılık gönlüne akan

Ulaş Yüksel
Hadi 
            biraz şiire yatalım
Uyanınca,  
            maviye boyarız tavanı 

Ulaş Yüksel
Bu dünya lanet bir tımarhane Eleni
Bir gün bırakırsam seni
andacımın sayfaları arasında ansızın 
Çok görme bana bunu
Bir ıslık tuttur neşeli olsun ha
Karanfil ek toprrağıma
bir türkü söyle ardımdan
Sakin ağlama ha...

Ulaş Yüksel
Bir imla hatasıydım ben
Düzeltmeğe çalıştıkça 
                    Uzayan
Devrik bir cümle

Ulaş  Yüksel

23 Ekim 2016 Pazar

Boşver 
              herkes konuşsun
Biz seninle 
              güzel susuyoruz 

Ulaş Yüksel

20 Ekim 2016 Perşembe

Vıcık vıcık kelimeler
Hiç haz etmiyorum hiç 

Bir  "gurban olduğum"  dese 
Nasıl ısınacak halbuki yüreğim.

Ulaş Yüksel
Anladım ki zaman 
      beni sana hazırlamış
Yontulmamış yerlerimi 
      yont diye

Sıra murekkep lekeli
             o ellerde imdi
Şiirin nârını harlaaa
             harla bir iyce 
Yüreğinin örsünde 
             döv beni.

Ulaş Yüksel

18 Ekim 2016 Salı

En çok edebiyat derslerinde sevdim seni
Güzeldin ama o saatlerde daha güzel 
Yüzünü unuttum gülüşünü çoktan 
Bir tek şiir kaldı senden geriye 

Ulaş Yüksel

16 Ekim 2016 Pazar

Dünyanın 
          bütün güzel  gülüşleri 
                    sende toplanmış  sanki 
ve ben her sabah 
          gülüşün doğsun isterim üstüme

Ulaş Yüksel
Gece ve sen
     geceyi siktir et
İlle sen..

Ulaş Yüksel
Boşver 
      yaralanmak iyidir
Kanatsız uçmayı 
            öğretir insana

Ulaş Yüksel
Hiçbir şeye hiçbir sebebe hiçbir kimseye
Hiçbir kadına yahut adama etiketlemeden
Büyük bir iştahla daima devinmeye hazır o sevi suyunu
Gönlünde yatan o aşk aslanını salıvermeye..

Var mısın ?

Aaah Eleni evet 
Aşkı kazıklara bağladık 
Oysa yeterdi; insanın en başta kendine inanması 
Yeniden doğuyorum imdi, öyle böyle değil
Kendi yüreğimden bu kelli <3 font="">

Ulaş Yüksel
Bir köy sığmış pencereme 
Bir muhacir köyü 
Sadece bir köy mü sence
Bak nasıl da asılı kalmış çamaşır ipimde

Zomluyorum yüregimin  merceğiyle
Kaç hayat kaç sevinç kaç özlem ey!
Ve aşk evet, yapışık ikizi acı
Sadece bir köy mü parıldayan 
bir kaç ışık mı menevişlenen..

Ulaş Yüksel / Hançerli




Evet  Eleni sana acımıyorum
Seni yalnızlığa terkediyorum 
        Benim yöntemim de bu 
            Kendi gerçeğini gör !

         -İyice güçlen istiyorum

Ulaş Yüksel / Elbet Anlarsın
Bir 
        aşk bileyledi 
                                benim bu öfkemi

Ondan böyle keskin dilim

Ulaş Yüksel

12 Ekim 2016 Çarşamba

Kimbilir kaç kişiye söyledin aynı şeyleri 
İçlerinde en safi ben 
AŞK işte TESADÜFLERİ SEVER ve fakat yalan geçirmez eleği 
Acayip bir huyu var cânım şu hakikatin çok acayip 
Vakti geldi miydi gün gibi doğuyor dağlar ardından iste bak

Ellerime kınalar yakmış anam. yalan 
ben kadir gecesi dogmadım ki
Karıştırdım takvim yapraklarını ah evet.. sende öyle
Doğduğum gün amma en mübarek gün anama hani
Yalansız karmış nede olsa 
mübarek elleriyle su katmadan mayamı

Eeeey yalan !!!
Ey dinine yandımın yangını 
Seninle bina mı kurulur 
yola mı çıkılır seninle
Benim içimi böyle yaktın ey !
Yakıl yıkıl sen de, ocağın batsın yalan.

 Ulaş Yüksel / Esin.ti 35.5
Yazı mı tura mı demedik biz 
Hep dik geldi zaten 
Ondan böyle 
bıçak sırtı ömrümüz

Ulaş Yüksel


Yüreğim ey !
Başka bir yüzle yine gel...

Ulaş Yüksel

11 Ekim 2016 Salı

Vurgun yemiş bir balıkçıyım 
Yaralarım gözükmez ki
Ve fakat... 
ne olursa olsun daima 
gülümsemeyi öğretti bize bu deniz

Ve sen Çalıkuşu evet
Ağzımın sol yanına konmuş,
Bütün kemikleri kırılmış
                    bir tebessümsün 
Bakma öyle, gör artık.

Ulaş Yüksel

10 Ekim 2016 Pazartesi

Şüphesiz bakan 
                          bir çift gözünüz var 
                                                           evet hanimefendi


Ama henüz 
                         gören gözlere 
                                                            sahip değilsiniz bayım

Ulaş Yüksel
Gelmem...
Gidişimi yokluktan saymışsın
Cevap vermem.. uzun susarım
Bensizlikten dem vurursun ah
Kalbine hiç girmemişim sayarım
Kaldırmam kafamı sen gökte değilsin 
Bir yıldız yahut bir renkte değilsin
Alırım voltamı ağır aksak başım öne eğilir
Yar... na şuramdasın ben sensiz de değilim 
Belki sensin sahiden, belki yüreğimin yansıması
Na şuramda hiç doyamam, her an cemalin seyrederim

Ulaş Yüksel

9 Ekim 2016 Pazar

Onca ayrılık onca acı
Öyledir işte dostum, piş diyedir
Kiymetlidir... ham adam kaldırmaz 

Ve en sonunda da olan olur
kimden kaçıyorsan taa başından beri 
yine ona tutulursun 

Sonra, sonrası şiir
mis gibi elma kokar hep 
hiç sevemediğin bu şehir 

Ulaş Yüksel / Bağ Bozumu

6 Ekim 2016 Perşembe

Yüreğim maviye çalar 
Ellerim murekkep lekesi
Bir dokun ki benden içeri 
Yedi renge boyarım seni

Ulaş Yüksel



5 Ekim 2016 Çarşamba

Hoşuma gidiyor bu işven
Bir görünüp bir kayboluşun
Salınıp cilveli, harf harf el edişin
Şu elektirikli pencerenin başında
İçten içe aşk kadehiyle cânım
dem'lenişimmm...

Ulaş Yüksel
Neden aynı şehirde değiliz sanki
Neden aynı sokakta, aynı binada 

Kahveyi sevmezsin bilirim
Alsan kokuyu çifte kavrulmuş

Elinde çikolata badem şekeri
Çalsan kapımı hep gün aşırı

Ah Eleni böyle giderse
Bu sevda hicret ettirir beni

Ulaş Yüksel
Ayak izlerine rastladım andacımda bugün
Dağıttı kalbimin sayfalarını yeniden 
Hoş kokun, 
                            Esintin...
İz sürerim şimdi ardın sıra el yordamı
Mavi mürekkep ellerim...

Ulaş Yüksel

4 Ekim 2016 Salı

Kalsan canını yakarsın
Çünkü en iyi sen bilirsin yine kendini
Gidersin,
Kırmamak içindir bazı gidişler
Kıyamazsın...

Ulaş Yüksel



3 Ekim 2016 Pazartesi

Sen kendinden başka kimseyi sevemeyen bencilin birisin
O yüzden sana en buyuk iyiliği yapıyor 
en sevdiğinle arandan çıkıyor, 
seni senle bırakiyorum. 
İyi geçinin olur mu

Ulaş Yüksel

1 Ekim 2016 Cumartesi

Mırıldanıyor kendi kendine
-Ona yaptığım iyilikleri kimseye yapmadım

Mırıldanıyorum kendi kendime
-Sana katlandığım kadar kimseye katlanmadım

Ulaş Yüksel
Güzel  olduğunu söylüyor yazdıklarımın
Gözlerinden çalarım ışık ışık 
Saçlarından çalarım 
omuz başlarında çağlayan 
Endamından çalarım dize dize
Gürül gürül devinir 
kuş ağzında şiir 

Bi'cânım dese destan yazdırır 
Sahibi bu mülkün
o mahmur sultan
Hepsi kendi malı bilmiyor 
Bense bir hırsız onun aşığı 
aşk aşına kaşık atan 
bi'haber...

Ulaş Yüksel / Aşk  Aşı
Bana ne söyediğiniz önemli degil 
Bana ne hissettirdiğiniz önemli
Hiçbirine itibarım kalmadı
Sözlerin canı cehnneme

Ulaş Yüksel / Riya
Yüreği kuş kanadı 
şevkat hafifliği sevi pınarı
Gözleri büyümüşte  küçülmüş arı duru 
çakmak çakmak masum çocuk bakışı 
Aklı bir karış havada 
bazan havai bazan deli
Bir anda bir bilge, 
Alnı fırtınalar yıldırımlar, 
Dehşetle şimşekler çakımı

Sen de bilirsin tek muradımdı 
Aşka dair her biri 
beklemek ve sabretmek kutsanası
Yaralar hele bir iyce kapanası. 
düşümde gelecek guzel günler hatırası
Gönlüme ayna, kalbime şifa, ömrüme cila
beklerim Eleni daha da beklerim
Aynada bir güzel bulmuşum 
daha ne isterim.

Ulaş Yüksel

Kendime Söbelenmişim ❤
Daha ne isterim 💑
Siz insanlari ancak size boyun egerlerse sevebiliyorsunuz. /Alıntı 

Ah o onulmaz egolarınız. 
Kasım kasım kasılmalarınız. 
Hiç tükenmeyen kibriniz. 
Dünya benim 
etrafımda dönüyor havalarınız
Türlü kurnazlıklarınız
Uzak olunuz efenim  
Çok yoruldum artık 
Benden uzak durunuz...

Ulaş Yüksel
Bir aşk degiştirmiyorsa seni
o aşk değildir
Haa ben degişmem diyorsan 
kusura bakma arkadaş
sen de aşık felan değilsindir..

Ulaş Yüksel

28 Eylül 2016 Çarşamba

her gece sinsice sokağıma inen kış
sızlıyor şimdiden daha dizlerimde 
açık ara bir baharın özlemi içimde 
bir akdeniz  ülkesine mi göç etmeli
mevsim tam güze dönmeden henüz 
kış bastırmadan toplayıp tası tarağı

çare mi, çaresizlik mi bilinmez 
kendinden kaçış mı bunun adı. 
bilmiyorum ve fakat diyorum ki;
ya içindeki zemheri, ya o onulmaz titreyiş 
hangi güneş eritir ki buz kesmiş bir kalbi

derken, dehşetle yokluyor şimdi yüreğimi
bir güzelin elleri... 
öyle naif bereketli ve sıcak
dal budak çiçeklenerek iniyor ta içime 
Patlıyor tomurcuk gürül gürül
bütün azalarım bahar bahçe

Ulaş YÜKSEL / İklimler

Bana ne söyediğiniz önemli degil 
Bana ne hissettirdiğiniz önemli
Hiçbirine itibarım kalmadı
Sözlerin canı cehnneme

Ulaş Yüksel
bu akşam bir martı kondu iskeleme
ilkin ellerin zannettim
ne o konuştu ne ben bir şey dedim 
baktı baktı . . .

sonra bana da bulaştırdı 
gözlerindeki baharı
ve ağdı geceye usulca
yalayarak göğsüyle gölün yüzünü

Ulaş Yüksel


görmedim alnından daha parlak güneş
gözlerinden daha derin  bir orman
sesindeki mavi hiç bir gökte yok
bin yıllık bir türkü,
yankılanır gönlümün koyaklarında
dokunsam sermest olurum tenine bilirim
kainatın seyrine dalarım sende ben
tüm alemi sığışmış bulurum o serçe yüreğinde

hiç konuşmasan şimdi ne çıkar, öylece sussan
şiir gibi çağlamıyor mu  omuz başlarından saçların 
bu okuduğum metinler ne, bu kutsal levhalar 
açılmamış bir kitapsın, gökten inme değil
yerden biter cevherin senin,öyle sahici
ve ben en çok onlara inanırım 
elerin, mavi mürekkep ellerin...

Ulaş Yüksel


26 Eylül 2016 Pazartesi

Sen o duvarı hiç örmeseydin keşke
Gücüm kalmadı...
Kaç aşk bahsidir 
yaralarını taşırım kalbimde ah !

Sadece bekliyorum 
bu tuba ağacının altında sabırla 

Sen ördün sen yık gel o duvarı 
en doğrusu bu canımın içi ve
öp beni kanayan yerlerimden 
gel kon dalıma genç şifacı 

Ulaş Yüksel
Şiir yakamda takılı karanfil
Kokusunu almadığım gün 
Yaşamadım sayarım

Ulaş Yüksel
Olmuyor
Herkes bana yabancı
Bu şehirde olmuyor.

Ulaş


Daha ilk kadehte ki sarhoşluğumuz
Sen bizim okulda sokakta kalabalıkta garipliğimiz
Patlamış botumuz yamalı soykalarımız 
İçimizdeki kar sevinci çatlayan ellerimiz 
Okulda acemi saf gizli sevdalarımız

Bozkırın tezenesi yiğit adam mert adam !
Tanımasak bilmesek olmazıdı seni
Dinlemesek ezgini öyle derin öyle yürekten 
Muhakkak eksik kalırıdık muhakkak
gururudu galbimizin bir yanı 

Ulaş Yüksel / Neşet Ertaş'a <3 font="">


24 Eylül 2016 Cumartesi

Bırak hüznünü avuçlarıma
Bırak benim  ellerim kanasın 
Dayanamam... 
Düşmesin gözlerine çiğ
Yüreğine gam hiçbir gün

Yarayı sarmada ustayım hem 
Koy avuçlarıma ben hâllederim
Bırak içimde oğullansın o keder
Bal eylerim...
              Çalıkuşum...
                      Yüreğinden öperim.

Ulaş Yüksel / Eski Yara



22 Eylül 2016 Perşembe

Sen benim 
İçimde uçuşan 
O büyük kelebek sürüsü
Başımda esen kavak yelleri
Geceme ay, haneme doğan gün 
Dostlarımın "sende bir şeyler var" dediği sır
Yüreğime vurulmuş kırmızı mühür, 
Gönlüme şifa dilime cila 
Andacıma düşen mısra pırıl pırıl 
Yüreği mavi boncuklum kuş dudaklım
Dalıma konan işveli çalıkuşum
Güzümü bahar edenim
Yüzümü güldürenim
Sen benim sol yanım <3 font="">
Beni ben edenim

Ulaş Yüksel


Bir yanım kör karanlık 
"Ne yapıyorsun be adam" diyor. kibirli
Bir yanım gün güneş, ışk saçıyor 
"Kırık bir kalbi onarmaya çalışıyorum"

Ulaş Yüksel
Her şey zıttını barındırırmış içinde 
Aşk okunun cilvesi işte
Kanatmadan geçmiyor ve fakat
Göğsümde en güzel madalyon bu yara..

Ulaş  Yüksel

İyidir bu dalga şu deniz 
bu patlayan gök şu yağmur 
İnanmayı ve güvenmeyi öğretir belki sil baştan 
Peh... belkisi laf 
hele de iman edince aşka

Asla  benzemeden kof kalabalıklara asla 
Bak gör nasıl da yeşerecek o ağaç kökleri göğe uzanan
Yeniden yükselecek o güneş koynumuzdan 
Sıradağlar misali onca can kırığı ardından sıcacık
Ve şu eylül sarısında  kimseye nispet etmeden 
bilgece birleştirip yaralarımızı

Baharı taşıyacağız 
şüphe karanlığını dağıtıp ışkla 
gözlerimizin ferinde yaprak yaprak
Arı, duru, saf 
bir çocuk masumiyetinde hep
hiç eksilmeyen
o güneşli günü kadınım 

Ulaş Yüksel