Seyrediyorum çocukluğumu kapı ağzından Canım işte şu serili muşambanın yırtığından Bir kadın toprak pişiriyor bak Bez yerine toprak sarıyorlar çocukların kıçına
Anne, kim yırtı o muşambayı ?
İzlemek istemiyorum Ama alamıyorum da kendimi Hızla geçiyor yıllar birbiri ardınca bir film şeridi gibi gözlerimin önünden Böylemi girecektim yeni yaşıma Kulağımda Karabaş'ın havlamaları
Anne, kim yırtı o muşambayı ?
Fistanında şeker aşırmış dedemin dükkanından Gurk tavuk gibi topluyor torunlarını Simsiyah saçları, çifte belikli başına nenem, Bir Selanik türküsü mırıldanıyor amcam bir o yana, bir bu yana avluda Seyrediyorum çocukluğumu
Dedem cimri değil, biliyorum Gülüyor kasketinin altından Yine bayram mı ne ? Sigara da çalarız birazdan Teneke tereğin ikinci rafından
Ablama güvenir dedem O önden girer el öpmeye Biz oyalarız, o aşırır kaşla göz arası Gider dumana boğarız sonra dut ağacının tepesini
Anne, kim yırtı o muşambayı ?
İzlemek istemiyorum Ama alamıyorum da kendimi Ve, ve ansızın ölüyor nenem Demeye de dilim varmıyor hala Ama ansızın ölüyor nenem Anam gibi kokuyor avluda naaşı
Anne, kim yırttı o muşambayı öyle?
Dizlerini dövüyor halam Ağıtlar yakıyor kızları hep bir ağızdan dayanamıyorum, tıkıyorum kulaklarımı tıkıyorum iki elimle kuvvetlice
Doktorlar kazımış saçlarını Hala halamda durur çifte belikleri Offf bakamıyorum, kapatıyorum gözlerimi kapatalıyorum iki elimle sıkıca
Sular seller, iki gözüm iki çeşme Çekiyorum burnumu hıçkıra hıçkıra Evle ahır arasına kaçtığım aralıkta Hani şu saklambaç oynarken Sıkça saklandığımız aralık Aylardan da aralık mı ne
Anne, kim yırttı o muşambayı öyle ?
Kaldır at lütfen, serme bir daha At gitsin sobaya Üç beşte patates kuzuneye
Babam koksun evin içi
Ve, ve ansızın ölüyor babam Demeye de dilim varmıyor hala Ama ansızın ölüyor babam Büyüyor ellerim ansızın sigara kokuyor avuçlarım annem, kardeşlerim ... Babam kokuyor sırtımda ağır bir pardüsü
Anne kim yırttı o muşambayı öyle.Söyle kim !
Kaldır at lütfen, serme bir daha Kaldır at sobaya Üç beşte patates kuzuneye
Babam koksun evin içi
Aynı senenin içinde Daha soğumadan çifte yangın külleri Ansızın dedem ...
Anne kim yırttı o muşambayı öyle, söyle kim!
Ulaş YÜKSEL /YIRTIK MUŞAMBA / 2010 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ve bizimle göçer türküler Türkülerimiz ! İsyanını taşır yedi ceddimizin, Kokusunu toprağın ve bereketini asırlardır Harran'ın, Aydın'ın, Çukurova'nın ve sevincini nevruzların Toplar eteklerini iner yaylalardan salını salını, tulumlar çalınır ardından, davullar zurnalar ... Çeker kucağına bağlamayı ozanlar curalar sipsiler ... Türkülerimizle koşturur bu bozkırda Kabart kulağını dinle, dört naladır hala atlarımız Hala nasırlıdır analarımızın elleri Kağnıların gıcırtısı çalınır kulaklarımıza hala Derken vurulur düşerim Çanakkale sırtlarında... cönk bayırında ansızın boğazım düğümlenir söylemesem, içimde bir keder oğullanır Ne işin var senin burda anzak çocuğu ! Bir sen eksiktin türkülerin bağrında Bir sen bu toprağın koynunda Fakat ayırmaz bilesin ; _____________ne dinini, ____________________ne dilini, __________________________ne de milletini, Anadolu'dur; acısı haddinden fazla, yüksünmez seni de bağrına basmaktan.rahat uyu anadır bizim toğrağımız yakar senin de ağıdını.içli Ah, birde şiir Ayrılırken sap samandan, Düşerken kasketinden Veli Dayı'nın bu harman yerinde, şu güneşin altında Damlarken emek alnından toğrağa Ansızın şiiri doğurur çatlayan yerküre Çark urur vecd ile ol demde bir Temmuz akşamı Savrulur dizeler, savrulur bir yabanın ucundan türkülerle hep bir ağızdan Şahlanır mısralar terli, kara bir kısrak gibi ... Saçar eteğindeki tohumları avuç avuç. ilham rüzgarlarıyla bütün evrene.bereketli Sızar tepeme diktiğim testiden serin serin mintanımdan içeri iki yakamın ortasından, bir araya getirir iki yakamı şiir Çark vurur mısra menevişlenen saman tozuyla ve uzanır tertemiz elleri, ağar mavi göğe aşkla Evrene ve insana anadır ayırt etmeden türkülerimiz Sarar sarı saman kağıtlarına sıcacık ayırdetmeden insanı Anadır bizim şiirlerimiz, kucaklar bütün tabiatı hesapsız Ulaş YÜKSEL 26.11.2010 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ey İsa Yalnızca çoçuklar girebilir demiştin Tanrı'nın Krallğı'na Hasır altı ediliyor söylediklerin, görüyorsun değil mi. Ağlıyor putlaşan heykellerin çocukça
Oysa; yalnızca çocuklar girebilir Tanrı’nın Krallığına Ne çabuk unuttular, Yalnızca çocuklar
Büyü diyorlar, büyü artık Büyü diyor kendi öz çoğunu öldürenler Büyüdükçe küçülüyorum Küçüldükçe arınıyorum ellerimin kanından Büyüyorlar, Boy veriyorlar, yarışıyorlar Sabi kanıyla dolu bu ummanda Kendi yüreğini avuçlarında sıkanlar
Ulaş YÜKSEL
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerineaittir.
Bir ışık, Baksın koca gözleriyle ________şaşkın ,meraklı, _____________gözlerimin içine
Bir kadın ,
Tutsun ellerimizden Büyütsün ikimizi de
Bana eş, Bize anne
Bir çocuk, bir kadın Bana yaşamak .
Ulaş YÜKSEL (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
At arabasında ve damda Tenime dokunan seher yeli Üzerime çektiğim kalın yorgan
Amcamın oğlu Cüneyt: ‘’Saymayın sakın sivilceyle dolar elleriniz ‘’ Saymaya korktuğum yıldızlar
Avluda uluyan karabaş Ah karabaş güzel atım, altı yaş yoldaşım
Saksıda fesleğen , ______kapıda büyük asma, _____________avluda akasya __________________ahırda kırmızı kısrak ..
Toprak çeker deler, ______yaklaşdıkça ölüm ama henüz çok erken değil mi ?
Peki nedir beni bu denli maziye çeken Ah çatlak ellerim, bilyelerim, tahta atım Damda gül suyum,topacım eşikte naylon çetiklerim
Bütün bilyelerimi, tüm kibrit kağıtlarımı, tahtadan kılıcımı ... Durmayın! acele edin Getirin çürümeden pancar tekerlekli arabamı
Kaybettim, bulamıyorum, nerde yitti çocukluğum kale dibi, doksan üç güzü kiler ağzı, köy düğünü su kabağı, kara kazan, teneşirde buz gibi babam ağlıyor susmak bilmiyor yıllardır, hıçkıyor içimde bir çocuk el aman.
Ulaş YÜKSEL (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Doğa Anam (Yeşil Ordu) Yeşil bir yorgan serelim üzerine yerkürenin çıkarıp ceplerimizden bütün meyve çekirdeklerini, yeşil bir sancağı olsun dallarıyla, yapraklarıyla derin derin nefes alan bu heybetli ordunun, okşasın büyük elleriyle kol kanat gersin tüm dünya çocuklarına uzayan gölgesiyle biz tohumlar saçalım toprağa yarışalım son kara parçasını yeşertene dek yeşil bir üniforma biçsin kendine biçsin terzi elleriyle toprak anam teri annem, teri yağmur kokusu kendi bağrından yeşeren Ulaş YÜKSEL NOT:Sanrım son bin yılın en güzel çekirdeklerini vermiş doğa anamız bu yıl ..Lütfen atmayıp biriktirip, ilk fırsatta, kar da düşmeden sokun koynuna toprağın bir bir ... Sevgimle... (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerineaittir.
Ne getirdin dedi memleketten Düştü başım önüme Baktım postallarıma, Dalgın, şaşkın Postallarım kuru Ne işim var benim burada Bu elimdeki soğuk demir de ne
Bir iç çekip, Kaldır başını bak Bak dedim semaya Bu şeytan uçurtmasını, Bu kuyruklu sevdayı getirdim ardımsıra Her gece sevdiğimin damından yükselen şu yıldız kümesini Düştü başım önüme Baktım postallarıma Dalgın, kederli
Postallarım ıslak
Ulaş YÜKSEL
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerineaittir.
Hoş geldin! Kesilmiş bir kol gibi omuz başımızdaydı boşluğun Hoş geldin! Ayrılık uzun sürdü. Özledik, Gözledik Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta. Hoş geldin Yerin hazır Hoş geldin Dinleyip diyecek çok Fakat uzun söze vaktimiz yok
YÜRÜYELİM.
Nazım Hikmet RAN . _______________________________ _______________________________
ELEKTRONİK TASTİK:
http://www.tasdix.com/
Çok düşük bir ödeme ile bütün dosyalarınızı tasdikletin.