Bir şiire kurban etti sevdiğini
Ölümsüz kıldı andacında fakat
Bir damla mürekkep pıhtısından
Yarattı noktadan başlayarak
Aşk değildi pişiren
Daha çok ayrılık acısı
Ah şu başımıza gelen işler
Ataşa bağımlı kalpler mezarlığı
Tanrının vücudunda Kocaman
Onulmaz ve tatlı bir yara şu insan
Ulaş Yüksel /1453
26 Nisan 2016 Salı
25 Nisan 2016 Pazartesi
Gidiyorum ben
Yürüyecem biraz
müdürün evinin altında
Hani o kendimi
bir bulup bir yitirdiğim yolda
Iki el de ateş ederim belki
Yansın Kayaardı
Yankılansın koyaklar
hakkani öfkem...
Ilgisiz bırakmaya gelmiyor canımın içi
Ancak sevginin simyasında dönüşüyor
Gidiyorum ben bilirsin ustayım bu işte
Hüznümü sevmeye...
İyi geceler Eleni
Kal sağlıcakla
Ulaş Yüksel
Yürüyecem biraz
müdürün evinin altında
Hani o kendimi
bir bulup bir yitirdiğim yolda
Iki el de ateş ederim belki
Yansın Kayaardı
Yankılansın koyaklar
hakkani öfkem...
Ilgisiz bırakmaya gelmiyor canımın içi
Ancak sevginin simyasında dönüşüyor
Gidiyorum ben bilirsin ustayım bu işte
Hüznümü sevmeye...
İyi geceler Eleni
Kal sağlıcakla
Ulaş Yüksel
Sarhoş diyor
Kominist işte ne olacak
Bıyıkları ağzına dolmuş
Bunların alayı ayyaş
Hor hakir görüp tepeden bakıyor
Türlü küfürler peşisıra
Nasılda ezber etmiş mubarek
Sanarsın sure okuyor
Neyse bi'yol geçmeyelim bunları
Gelelim asıl meseleye imdi azizim
Bizimkisi diyorum, üzüm sarhosluğu hani
Sabaha geçer ki, bak geçti bile
Kimbilir ne derdimiz var hem
Bir sorsaydın keşke
Amma sen gönül yıktın
Yani devirdin kabeyi bir sözünle
Şimdi, de hele hacı emmi
Bizimkisi geçti gitti ya
senin bu onulmaz sarhoşluğun ne olacak
Var kendi haline yan
Yaş ermiş kemale,
Ak sakal, badem bıyık ey !
Toprağa bakıyor bir gözün
Vazgeç artık milletin işine çomak sokmaktan
Gönüller yapmağa bak !
Mamur etmeğe, tamir etmeğe.
Ulaş Yüksel
Kominist işte ne olacak
Bıyıkları ağzına dolmuş
Bunların alayı ayyaş
Hor hakir görüp tepeden bakıyor
Türlü küfürler peşisıra
Nasılda ezber etmiş mubarek
Sanarsın sure okuyor
Neyse bi'yol geçmeyelim bunları
Gelelim asıl meseleye imdi azizim
Bizimkisi diyorum, üzüm sarhosluğu hani
Sabaha geçer ki, bak geçti bile
Kimbilir ne derdimiz var hem
Bir sorsaydın keşke
Amma sen gönül yıktın
Yani devirdin kabeyi bir sözünle
Şimdi, de hele hacı emmi
Bizimkisi geçti gitti ya
senin bu onulmaz sarhoşluğun ne olacak
Var kendi haline yan
Yaş ermiş kemale,
Ak sakal, badem bıyık ey !
Toprağa bakıyor bir gözün
Vazgeç artık milletin işine çomak sokmaktan
Gönüller yapmağa bak !
Mamur etmeğe, tamir etmeğe.
Ulaş Yüksel
Oldukça derindir
Bakma belli etmez,
kimse boğulsun istemez
Dalgalanır,
kendi koylarını döverek
Yüzme bilen,
bir kadınla karşılaşmadı hâlâ
On yıllardır süren,
acayip bir talihsizlik işte
Neylersin...
Kırka da erdi erecek,
ne kaldı şunun şurasında
Fakat yok işte
ne geleeen ne giden
Nerede o deniz kızı
hani iyot kokan
İmbatların esrikliğinde
O'na...
denizliğini bildirecek olan
Ulaş Yüksel
Bakma belli etmez,
kimse boğulsun istemez
Dalgalanır,
kendi koylarını döverek
Yüzme bilen,
bir kadınla karşılaşmadı hâlâ
On yıllardır süren,
acayip bir talihsizlik işte
Neylersin...
Kırka da erdi erecek,
ne kaldı şunun şurasında
Fakat yok işte
ne geleeen ne giden
Nerede o deniz kızı
hani iyot kokan
İmbatların esrikliğinde
O'na...
denizliğini bildirecek olan
Ulaş Yüksel
23 Nisan 2016 Cumartesi
20 Nisan 2016 Çarşamba
Başka bir şey vardı işte biliyorum
Evet şehvetin ve tenin ötesinde
Dehşetli ve daha çok ruha tesir eden
Gönlümden kalbine akan bir nehir adeta
Tam tersi yahut her ikisi de aynı dem heyhat !
O sırlı ve ışıklar saçan derûn yatağında görmüşüm
Ben kendi yüzümü, bu suyun aynasında...
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Evet şehvetin ve tenin ötesinde
Dehşetli ve daha çok ruha tesir eden
Gönlümden kalbine akan bir nehir adeta
Tam tersi yahut her ikisi de aynı dem heyhat !
O sırlı ve ışıklar saçan derûn yatağında görmüşüm
Ben kendi yüzümü, bu suyun aynasında...
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
14 Nisan 2016 Perşembe
bunun için miydi derler duymasan da duyarsın
şuncacık şey için mi bu ayrılık
-ayrılık vuslata denk
bilmezler ne çok şey birikmiştir dağ misali
defalarca dağlanan yüreğinde
-yüreğin kan deryası
sadece bir kıvılcımdır o
son demde bardağı taşıran
-kıvılcım, bir orman tutuşturan
gitmeyi de iyi bilirsin artık ustaca
sevsen de hâlen kendine saygından
-gitmek ki yine sana sığınmak
ve ne yana dönsen uyuyamazsın bir türlü
kanarsın için için durmadan
-döşeğin mayın tarlası, yorganın dikenli tel
Ulaş Yüksel
şuncacık şey için mi bu ayrılık
-ayrılık vuslata denk
bilmezler ne çok şey birikmiştir dağ misali
defalarca dağlanan yüreğinde
-yüreğin kan deryası
sadece bir kıvılcımdır o
son demde bardağı taşıran
-kıvılcım, bir orman tutuşturan
gitmeyi de iyi bilirsin artık ustaca
sevsen de hâlen kendine saygından
-gitmek ki yine sana sığınmak
ve ne yana dönsen uyuyamazsın bir türlü
kanarsın için için durmadan
-döşeğin mayın tarlası, yorganın dikenli tel
Ulaş Yüksel
10 Nisan 2016 Pazar
6 Nisan 2016 Çarşamba
29 Mart 2016 Salı
Ne güzel insanlardık biz
Sözünün eri, elleri tertemiz
Göğe kadar uzanıp maviyi yoklayan
Meraklı birer çocuk, o denli masum
Ve fakat farkına bile varmadan
Ne de hızlı dönüşüp, kirlendi her şey
Şu akan kalabalık nehir birdenbire
Ne yeşili yeşil, ne göğü gök artık
Şad olsun ruhun İNSAN Aziz, güzel dost
Artık aptal değil o insanlar ah!
Daha da kötü; maalesef ahlaksız...
Öylesine çözülüp öylesine kokuştuk işte
Sabi sübyan kan ağlıyor sapıkların elinde
Dün sana Allah'sız diyenler varya hani
Bugün Allah'ına kadar Allah'sız
Ne deyim ne anlatayım
İnan dayanmaz Yürek
söz deşer yarayı...
İki metrelik adamım
derince kazıver mezarımı
Elim kolum bağlanmış
Neyleyim böyle yaşamayı
Onlarla cennete girmektense ben
seninle cehennemde yanayım
Ulaş Yüksel / €n$ar
İnsanları inançlarıyla yargılamak ahmakların işidir. Hacı Bektaşi velinin dediği gibidir durum "iyiler iyidir"
Sözünün eri, elleri tertemiz
Göğe kadar uzanıp maviyi yoklayan
Meraklı birer çocuk, o denli masum
Ve fakat farkına bile varmadan
Ne de hızlı dönüşüp, kirlendi her şey
Şu akan kalabalık nehir birdenbire
Ne yeşili yeşil, ne göğü gök artık
Şad olsun ruhun İNSAN Aziz, güzel dost
Artık aptal değil o insanlar ah!
Daha da kötü; maalesef ahlaksız...
Öylesine çözülüp öylesine kokuştuk işte
Sabi sübyan kan ağlıyor sapıkların elinde
Dün sana Allah'sız diyenler varya hani
Bugün Allah'ına kadar Allah'sız
Ne deyim ne anlatayım
İnan dayanmaz Yürek
söz deşer yarayı...
İki metrelik adamım
derince kazıver mezarımı
Elim kolum bağlanmış
Neyleyim böyle yaşamayı
Onlarla cennete girmektense ben
seninle cehennemde yanayım
Ulaş Yüksel / €n$ar
İnsanları inançlarıyla yargılamak ahmakların işidir. Hacı Bektaşi velinin dediği gibidir durum "iyiler iyidir"
http://www.matematiksel.org/nesin-matematik-koyu-nam-i-diger-nmk/
nefret ettim ilk gün
ikinci gün küfrün bini bin para
acayip bir boşluk içimde üçüncü gün
dördüncü gün çok özledim
ağladım izlediğim filmi bahane edip beşinci gün
işte böyle.. hepsi insana dair
denedim olmuyor,
olmuyor işte canımın içi
aklıma gelmediğin bir tek gün yok
gönlüme doğmadığın bir tek sabah
"iyiyim merak etme" dediğime bakma sen
gururum elinde oyuncak olmuşum
'Ulaş Yüksel
ikinci gün küfrün bini bin para
acayip bir boşluk içimde üçüncü gün
dördüncü gün çok özledim
ağladım izlediğim filmi bahane edip beşinci gün
işte böyle.. hepsi insana dair
denedim olmuyor,
olmuyor işte canımın içi
aklıma gelmediğin bir tek gün yok
gönlüme doğmadığın bir tek sabah
"iyiyim merak etme" dediğime bakma sen
gururum elinde oyuncak olmuşum
'Ulaş Yüksel
KARA KARTAL
çıkar aklının doruklarına
yüreği ki; incelikli eşkiya
çıkmak olurda geçmek olmaz mı
bir kartalın gözünde ne ki dağ
keskin bakışlı bıçkın,
diker gözünü ebediyete birden
yırtar mavi göğü çelikten pençeleriyle
söker kendi tırnaklarını bir bir.haşin
kırk yıllık bir maceradan sonra
silkinir, soyunur eski libaslardan
düşürür gagasını vurarak kayalıklara
artık aynı sada değil koyaklarda yankılanan
beşikten mezara bir aşk bu ey!
yaratır kendini sil baştan
'Ulaş Yüksel
113. Yıl anısına. Kutlu olsun Beşiktaş <3 font="">3>
21 Mart 2016 Pazartesi
16 Mart 2016 Çarşamba
15 Mart 2016 Salı
11 Mart 2016 Cuma
Belki de artık yoruldum
Benimle susabilecek
o kadını arıyorum belki artık
Hiç sıkılmadan hem de öyle ha
Saatlerce susabilecek birini
Bu keşmekeşten uzaklaşıp
deli taylar misali hızla
iki yalnızlığı bir ederek
Her bir harfin üzerine yazılıp çizildiği
ve tekrar yazılıp tekrar silindiği
hiç ama hiç değişmeyen
o sükut levhasında soluklanıp
iki suskunun belini kırabileceğim O kadını
Karşılıklı bağdaş kurarak
bilge bakışlarımızla
bir ekmek gibi bölüşüp
o mubarek dinginliği
Benimle susabilecek
bir eş daha çok.
'Ulaş Yüksel / Ahraz Aşk
Benimle susabilecek
o kadını arıyorum belki artık
Hiç sıkılmadan hem de öyle ha
Saatlerce susabilecek birini
Bu keşmekeşten uzaklaşıp
deli taylar misali hızla
iki yalnızlığı bir ederek
Her bir harfin üzerine yazılıp çizildiği
ve tekrar yazılıp tekrar silindiği
hiç ama hiç değişmeyen
o sükut levhasında soluklanıp
iki suskunun belini kırabileceğim O kadını
Karşılıklı bağdaş kurarak
bilge bakışlarımızla
bir ekmek gibi bölüşüp
o mubarek dinginliği
Benimle susabilecek
bir eş daha çok.
'Ulaş Yüksel / Ahraz Aşk
9 Mart 2016 Çarşamba
İnsan bütün isim ve sıfatların, bütün o tanımların tanımlamaların ötesinde Bütün bunların son bulduğu yerde birbirini (sen ve ben diye bölünmüslügün otesindeki tekliğini / hakikatini / tanrısallağını) görür de o sessizlikte bir aşk doğarsa işte hakiki aşk budur
Zira bu tanımların tümü değişken ve gelip geçici kırılgan şeylerdir. Bu sebepten dolayı çokta itibar edilmemelidir.
Zira bu tanımların tümü değişken ve gelip geçici kırılgan şeylerdir. Bu sebepten dolayı çokta itibar edilmemelidir.
2 Mart 2016 Çarşamba
Bütün kitapları yakmak istiyorum
bütün arşivleri birer ikişer bugünden
bugün başlamak hayata
örneğin o ağacın altında
hiç utanmadan hem de
söylesene ulu ağaç
evrenin bilinci yürümüş özüne
konuş bizimle öyle okuyalım seni
söylesene insana dair değil mi sevişmek
bugün kovulmak cennetten
düşürme yaprağını lüzumu yok
ayıp değil sevgilinin koynunda uyumak
ve bir cennet kurmak
kendi ellerimle şu andan başlayarak
tövbe edip tüm tövbelerime topyekün
işte bu yerde yeniden
bu ağacın altında
merhaba diyerek
Ulaş YÜKSEL
bütün arşivleri birer ikişer bugünden
bugün başlamak hayata
örneğin o ağacın altında
hiç utanmadan hem de
söylesene ulu ağaç
evrenin bilinci yürümüş özüne
konuş bizimle öyle okuyalım seni
söylesene insana dair değil mi sevişmek
bugün kovulmak cennetten
düşürme yaprağını lüzumu yok
ayıp değil sevgilinin koynunda uyumak
ve bir cennet kurmak
kendi ellerimle şu andan başlayarak
tövbe edip tüm tövbelerime topyekün
işte bu yerde yeniden
bu ağacın altında
merhaba diyerek
Ulaş YÜKSEL
29 Şubat 2016 Pazartesi
en zoru da;
yedekte bekletilen sevgili olmaktır
ah !...
nasıl da kırılır insanın onurunu
bilirsin...
fakat sesin çıkmaz yine de
s e v g i n d e n !
amma,
an gelirde dağıldı mı aşkın o garip büyüsü
öyle küçülür gözünde her şey
önüne geçemezsin
öyle küçülür aşka kılıç çeken
o, donkişotlar
deli gönlüm ey ! boşver,
ger kanatlarını rüzgarla dolsun
tebessümle yad et bir sevdanın daha adını
ince ele ak çıksın yine hatıralar teknenden
yine sevgiyle ögüt sen
ve asla vazgeçme
İN-SAN sevmekten !
Ulaş YÜKSEL / Yel Değirmeni
yedekte bekletilen sevgili olmaktır
ah !...
nasıl da kırılır insanın onurunu
bilirsin...
fakat sesin çıkmaz yine de
s e v g i n d e n !
amma,
an gelirde dağıldı mı aşkın o garip büyüsü
öyle küçülür gözünde her şey
önüne geçemezsin
öyle küçülür aşka kılıç çeken
o, donkişotlar
deli gönlüm ey ! boşver,
ger kanatlarını rüzgarla dolsun
tebessümle yad et bir sevdanın daha adını
ince ele ak çıksın yine hatıralar teknenden
yine sevgiyle ögüt sen
ve asla vazgeçme
İN-SAN sevmekten !
Ulaş YÜKSEL / Yel Değirmeni
28 Şubat 2016 Pazar
21 Şubat 2016 Pazar
14 Şubat 2016 Pazar
12 Şubat 2016 Cuma
9 Şubat 2016 Salı
En kötüsü de ne biliyor musun
"Seni seviyorum" desende
sesinin kalbime dokunmayışı artık
Ve yeni öğrendiğim bir şey ;
özrün de bir yerden sonra
dehşetle küfre dönüşmesi böyle
Çok isterdim inan ama artık olmuyor
inanmıyor artık kalbim samimiyetine
İmdi güzel anılar usumu yoklayan el
dokunma artık b'an'a lütfen
bırak öyle kalsın.
Ulaş Yüksel
8 Şubat 2016 Pazartesi
saçlarında devinir deniz
bakışların çayır çimen
hiçbir din, hiçbir inanç yok
yolu buraya uğramasın
sevgiye çıkmayan tüm sokaklar
içi geçmiş içiçe kentler
yalan yanlış sapaklar
yollar caddeler ...
zerre kanım akmaz inan
varsın bir tufanla yıkılsın
yerle yeksan oluversin
kalbi atmayan tüm şehirler
'Ulaş Yüksel / Ölü Kentler Mezarlığı
bakışların çayır çimen
hiçbir din, hiçbir inanç yok
yolu buraya uğramasın
sevgiye çıkmayan tüm sokaklar
içi geçmiş içiçe kentler
yalan yanlış sapaklar
yollar caddeler ...
zerre kanım akmaz inan
varsın bir tufanla yıkılsın
yerle yeksan oluversin
kalbi atmayan tüm şehirler
'Ulaş Yüksel / Ölü Kentler Mezarlığı
28 Ocak 2016 Perşembe
23 Ocak 2016 Cumartesi
Her Yanım
17 Ocak 2016 Pazar
10 Ocak 2016 Pazar
Ahraz hatıralar deşiyor kalbimi
Olmuyor işte öylece acıyı seyretmek
Kafam dağılsın istiyorum
Darmadağın bazan
hiç bir araya gelmemecesine
Oda oda geziyorum
kaç kapıyı açarak kendi içimde bilsen
Askıda çamaşırlar kış günü işte malum
Bir daha girmemeli bu odaya ah...
Soluklandıkça çiğerlerimi dağlayan,
tenin ilişmiş hanemi saran şu kokuya
Ulaş Yüksel
Olmuyor işte öylece acıyı seyretmek
Kafam dağılsın istiyorum
Darmadağın bazan
hiç bir araya gelmemecesine
Oda oda geziyorum
kaç kapıyı açarak kendi içimde bilsen
Askıda çamaşırlar kış günü işte malum
Bir daha girmemeli bu odaya ah...
Soluklandıkça çiğerlerimi dağlayan,
tenin ilişmiş hanemi saran şu kokuya
Ulaş Yüksel
31 Aralık 2015 Perşembe
Senin geceler geceler dediğin şey ;
Bir günümde kısa şekerlemedir bana
Sonsuzluğun gözüne bakmışım
Şu ömrü bir tek gün bilirim ben
Akrebi yelkovanından sokmuş
Duvarımda nicedir yaralı zaman
Anın kokusu yayılır haneme benim
Hanem ki yeri toprak, damı gök
Rüzgardan hülle biçerim
Tenime dokunur taze nefesin
Delinin biriyim ben
Güneşi, koynumda taşırım
'Ulaş Yüksel
Bir günümde kısa şekerlemedir bana
Sonsuzluğun gözüne bakmışım
Şu ömrü bir tek gün bilirim ben
Akrebi yelkovanından sokmuş
Duvarımda nicedir yaralı zaman
Anın kokusu yayılır haneme benim
Hanem ki yeri toprak, damı gök
Rüzgardan hülle biçerim
Tenime dokunur taze nefesin
Delinin biriyim ben
Güneşi, koynumda taşırım
'Ulaş Yüksel
26 Aralık 2015 Cumartesi
öylesine yanmıştır ki yüreğin
bilinçsizce hasır altı edersin
eşiğinde filizlenen yepyeni
taze menekşe aşkları
kırılgan bir korkudur heyecanın
geçmiş zaman baskın yiyen
talan edilmiş billur gönül evinin
keskin can kırıklarında
rüzgarın ne yönden estiği bir şey ifade etmez
ölesiye maviye çalsa da iç ülken artık,
yaralısındır, kanıyosundur, yorgunsundur
yelkenlerin patlamıştır çoktan...
Ulaş Yüksel
# 104. Haftanın şiir sayfası
bilinçsizce hasır altı edersin
eşiğinde filizlenen yepyeni
taze menekşe aşkları
kırılgan bir korkudur heyecanın
geçmiş zaman baskın yiyen
talan edilmiş billur gönül evinin
keskin can kırıklarında
rüzgarın ne yönden estiği bir şey ifade etmez
ölesiye maviye çalsa da iç ülken artık,
yaralısındır, kanıyosundur, yorgunsundur
yelkenlerin patlamıştır çoktan...
Ulaş Yüksel
# 104. Haftanın şiir sayfası
24 Aralık 2015 Perşembe
19 Aralık 2015 Cumartesi
Sevemedim gitti
Bağımlı kadınları hiçbir gün
Her an gitme olasılığı oysa ah...
savurup saçlarını ardına bakmadan
Bağımlı kadınları hiçbir gün
Her an gitme olasılığı oysa ah...
savurup saçlarını ardına bakmadan
Kapının zembereğinde sırlanan derin hürriyet
Daha da özgür kılan bu kutsal tezatlık
Ayrılıkta gizlenen o ince vuslat...
Aşkın diriliği terkedilme ihtimali
Daha da özgür kılan bu kutsal tezatlık
Ayrılıkta gizlenen o ince vuslat...
Aşkın diriliği terkedilme ihtimali
Kayıp cevherim ey !
Boyun eğmeyen asi Lilith
İşte bu belirsizlik henüz farkettiğim,
İşte bu dehşetli çekim gücü, bu sis
Hiç bitmeyen bu arayış
-Adı aşk..
Boyun eğmeyen asi Lilith
İşte bu belirsizlik henüz farkettiğim,
İşte bu dehşetli çekim gücü, bu sis
Hiç bitmeyen bu arayış
-Adı aşk..
'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Lilith: Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir. Âdem'le birlikte olmayı şiddetle reddeder.
Adem ile Havva'nın sınırlı hayat ile lanetlenmeden önce, cenneti terk eden ölümsüz kadın..
16 Aralık 2015 Çarşamba
14 Aralık 2015 Pazartesi
13 Aralık 2015 Pazar
Bana en büyük zulmün;
"sen şusun" dediğin andır
Sürgünüm olur bu,
o tanımlar diyarına
Sözün çarmıhına
germe beni
Ve kendini !
Gel...
Gelinmeyen yere ;
hududsuz hiçliğin koynuna
Ko Adem'i bir yana
bir yana Havva'yı
Sen ben ol ben de sen
Dalsız meyvalar gibi
salınalım boşlukta
Hiç yanaşmadan o,
yasak ağaca
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
10 Aralık 2015 Perşembe
Alaaddin Tepesi'nde
babamı aramak gibi bir şey
Tuhaf bir keder
içimde oğullanan
Acayip bir uzaklık ve ne tezat ;
küpeştemde soluklanan
şu soğuk ıslık imdi
ölesiye yakın
Doğduğum o coğrafyadan
yıllar sonra adeta
çocukluğumun safiyetiyle
yeniden çağıran içten ağlayış
öyle arı, pir-u pak
"Keşke hiç uğramasaydım "
demeye varmayan dilim ah
Lojman avlusunda bıraktığım
altı yaşım vs. vs. vs.
hangi birini sayayım
Aziz Konya ey
ve Şems
ve Rumi aslıMda
Selammm...
Bin selam meydanın sahibine,
selam cümle erenlere canlara
'Ulaş Yüksel / Şeb-i Aruz
9 Aralık 2015 Çarşamba
Çelik gibi bakışlarında keskin
Af taşına çal onu, körelsin öfken
Ortak bir efkarı paylasıyoruz ah ! evet
Fakat bırakalım artık bu düşmanlığı
Dostumu ben, sen eşini büyüt kalbinde
Yaşamak; yurt tutmak bir gönlü hepimiz için
Kinden uzak, düşmanlıktan arı
Hadi kon omzuma, söyle şarkını
Yüruyelim... yaralım karanlığı !
'Ulaş Yüksel / Toros Tebletleri
Af taşına çal onu, körelsin öfken
Ortak bir efkarı paylasıyoruz ah ! evet
Fakat bırakalım artık bu düşmanlığı
Dostumu ben, sen eşini büyüt kalbinde
Yaşamak; yurt tutmak bir gönlü hepimiz için
Kinden uzak, düşmanlıktan arı
Hadi kon omzuma, söyle şarkını
Yüruyelim... yaralım karanlığı !
'Ulaş Yüksel / Toros Tebletleri
Zincir kıran aşk ey !
Hani gururum
Nerde o eski kibir
"El ne der" prangası
İlkin mahveden beni
Usuma vurulmuş mühür
Adı çıkmış sevgili sebep değil,
Coğunluğun hep o pis elleriyle
Kirleniyorsun ey gönül
Ask denen nesne söylesene;
Cümle kusurlardan geçmek
Ne geriye ne ileriye bakmak
Değil mi değişip, dönüşmek
Bırak o ahmakları bir kenara artık
Kendini yaşayamayan asalakları
Ak yatağında bir nehir gibi anda berrak
Bırak geride topyekün o şaçma efsaneleri
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Hani gururum
Nerde o eski kibir
"El ne der" prangası
İlkin mahveden beni
Usuma vurulmuş mühür
Adı çıkmış sevgili sebep değil,
Coğunluğun hep o pis elleriyle
Kirleniyorsun ey gönül
Ask denen nesne söylesene;
Cümle kusurlardan geçmek
Ne geriye ne ileriye bakmak
Değil mi değişip, dönüşmek
Bırak o ahmakları bir kenara artık
Kendini yaşayamayan asalakları
Ak yatağında bir nehir gibi anda berrak
Bırak geride topyekün o şaçma efsaneleri
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
3 Aralık 2015 Perşembe
İşte batıyor gün, pervazında penceremin
Ömürden bir gün daha gitmişmiş. felanmış feşmanmış
İlgilendirmiyor beni artık ne dün, ne yarın
Varsa yoksa şu an ! işte bu gün ! dem bu dem !
Hele sen de düşmüşsen içine ki öyle. deyme gitsin
Damların saçaklarında sarkıt sarkıt işte o an
Sonsuza dek donuyor zaman...
'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri
Ömürden bir gün daha gitmişmiş. felanmış feşmanmış
İlgilendirmiyor beni artık ne dün, ne yarın
Varsa yoksa şu an ! işte bu gün ! dem bu dem !
Hele sen de düşmüşsen içine ki öyle. deyme gitsin
Damların saçaklarında sarkıt sarkıt işte o an
Sonsuza dek donuyor zaman...
'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri
2 Aralık 2015 Çarşamba
Bir şair için en sığınaklı durak
Durup dinlendiği kutsal mabet satır araları
Derdi günü onun başaltmak zihnini
Fakat sanarsınız ki ey, harflere dayar sırtını
Hayır...
Hiçbir dayanağı yoktur işte çırılçıplak
Göğün koynunda uyuyan anka misali ;
Konamayan kuşlardır öyle üryan her biri
Ulaş Yüksel /Toros Tabletleri
Durup dinlendiği kutsal mabet satır araları
Derdi günü onun başaltmak zihnini
Fakat sanarsınız ki ey, harflere dayar sırtını
Hayır...
Hiçbir dayanağı yoktur işte çırılçıplak
Göğün koynunda uyuyan anka misali ;
Konamayan kuşlardır öyle üryan her biri
Ulaş Yüksel /Toros Tabletleri
Sınandı suyun sabrı mermer ne ki
Ve ben değistiysem
bu denli güçlü kırılmazlığımla durma iç
Senin susuzluğun da ancak
yüreğimden kaynayan bu kevser ile
Ah bu yangın sevgilim
dokunduğun yerlerden sönmeye elverişli
Topuğunu vurduğun mubarek toprak
bağrım yanık kızgın çöl
Nerde yüreğinin elleri.şifacı
yaralıyım, ölüyorum
Yaklaş...Daha da uzaklaş.
'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri
Ve ben değistiysem
bu denli güçlü kırılmazlığımla durma iç
Senin susuzluğun da ancak
yüreğimden kaynayan bu kevser ile
Ah bu yangın sevgilim
dokunduğun yerlerden sönmeye elverişli
Topuğunu vurduğun mubarek toprak
bağrım yanık kızgın çöl
Nerde yüreğinin elleri.şifacı
yaralıyım, ölüyorum
Yaklaş...Daha da uzaklaş.
'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri
30 Kasım 2015 Pazartesi
Pırıl pırıl bu gece kafamın içi
İnanmazsan kaldır başını bak göğe
Sebepsiz sevinçler aşındırdı kapımı
Ve demincek dindi yağmur
Andacım toprak kokuyor
Acı da gelip soluklandı eşikte bi yol
Fakat yatılı değil nicedir gönlümde
Yatak yorgan ateşe vermişim
Göğü çekmişim üstüme mahsun olmam
İlahi bir hüzün benimkisi, birliğin ince sırrında
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
İnanmazsan kaldır başını bak göğe
Sebepsiz sevinçler aşındırdı kapımı
Ve demincek dindi yağmur
Andacım toprak kokuyor
Acı da gelip soluklandı eşikte bi yol
Fakat yatılı değil nicedir gönlümde
Yatak yorgan ateşe vermişim
Göğü çekmişim üstüme mahsun olmam
İlahi bir hüzün benimkisi, birliğin ince sırrında
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Yedi düvel bir olmuş Akdeniz'e akıtmak istiyor
yerin yedi kat dibinde pıhtılaşmış kanı
Bak nasıl yırtılmış orta doğunun göğü
Yeni bir akım mı bu, türkmen edebiyatı
Kan taşıyor iç güveysi yerli tankerler
Yollar kızgın sıcak ve çöl fırtanası
Uğuldadıkca kulaklarımda lastikleri
Tekbirle vuruluyor bir suriyeli coçuğun daha başı
Ulaş Yüksel / İSYAN
yerin yedi kat dibinde pıhtılaşmış kanı
Bak nasıl yırtılmış orta doğunun göğü
Yeni bir akım mı bu, türkmen edebiyatı
Kan taşıyor iç güveysi yerli tankerler
Yollar kızgın sıcak ve çöl fırtanası
Uğuldadıkca kulaklarımda lastikleri
Tekbirle vuruluyor bir suriyeli coçuğun daha başı
Ulaş Yüksel / İSYAN
18 Kasım 2015 Çarşamba
Ben bu aleme susmaya değil
Muhabbete geldim a cannnn
Öyle olsaydı eğer âmâda kalır
hiç tenezzül etmezdim bile
Ve bakma sen bunca söze
Hep o sükut levhama dokurum
Yazarım silerim nem varsa
Yeniden yazar yeniden silerim
Her dem yeniden doğarım
Hiç artıp eksilmeden hemde
Kendi kabımdan taşar
yine kendime kap olur
kendi kabıma dolarım
Eeeey aşk sırrına meraklı şaşkın
Ko şasi bakmayı gayri de ders çıkar
İki gözün bir görmesinden
Artık anla bundaki remzi
uLÂs...
Muhabbete geldim a cannnn
Öyle olsaydı eğer âmâda kalır
hiç tenezzül etmezdim bile
Ve bakma sen bunca söze
Hep o sükut levhama dokurum
Yazarım silerim nem varsa
Yeniden yazar yeniden silerim
Her dem yeniden doğarım
Hiç artıp eksilmeden hemde
Kendi kabımdan taşar
yine kendime kap olur
kendi kabıma dolarım
Eeeey aşk sırrına meraklı şaşkın
Ko şasi bakmayı gayri de ders çıkar
İki gözün bir görmesinden
Artık anla bundaki remzi
uLÂs...
16 Kasım 2015 Pazartesi
4 Kasım 2015 Çarşamba
Ölümü düşlerim zaman zaman
Kelebek kapağından sızıp titreşirken sobanın ışığı tavanda
En çokta kışın gelir aklıma nedense
Neyse, acayip bir boşluk açılır usumda ve yatağımda
İlkin ürküten ama sonra çekerek içine,
inanılmaz bir hafifliğe bırakarak yerini o ince derinlik
Bir korku eşiği var geçilmesi herkese farz.
Ancak cesur olanların keşfettiği bir iç ülkeden bahsediyorum
Bu cesaret başka fakat, ileri atılmakla alakası olmayan
Zaten çeker seni o güzelim krallık aydıysan biraz olsun biricik yuvana
Bırakmakla, vazgeçmekle alakalı, tutunduğun ne varsa bir bir
İşte bu merdanelik ki cinsiyet üstü, kadını erkeği yok! Er meydanı
Ölümü düşlerim veli saçması binbir duygunun esrikliğinde
Dalar gözlerim kelebek kapağından sızıp tavanda titreşen ışığa
Kendi içimde ben, kaç ölür kaç dirilirim, karlar yağar üstüme
Ulaş Yüksel
3 Kasım 2015 Salı
İçimde dalgalanan bu sözcükler eğer
Vursaydı seninde gönlünün kıyılarına
Kimbilir, belki o an karışmak isterdin sularıma
Ve hep taştım aslında mısra mısra nakşettim sevgimi de
Bir gün oturup dinlenmedin şöyle andacımın kumsalında
Birakıp şu anlamsız telaşı bir kenara anlamak istemedin hiç
İşte şu menevişlenen yakamoz ;
Okumak istemedin bir gün olsun bu ışkı dalıp sularıma
Kulak vermedin adamakıllı meramıma, ah, neyleyim gayri.
-susmaktan başka
Ulaş Yüksel \ Sitem
Vursaydı seninde gönlünün kıyılarına
Kimbilir, belki o an karışmak isterdin sularıma
Ve hep taştım aslında mısra mısra nakşettim sevgimi de
Bir gün oturup dinlenmedin şöyle andacımın kumsalında
Birakıp şu anlamsız telaşı bir kenara anlamak istemedin hiç
İşte şu menevişlenen yakamoz ;
Okumak istemedin bir gün olsun bu ışkı dalıp sularıma
Kulak vermedin adamakıllı meramıma, ah, neyleyim gayri.
-susmaktan başka
Ulaş Yüksel \ Sitem
28 Ekim 2015 Çarşamba
Ruhun sevişmeye istekli bir kısrak
Ha çıktı bedeninden, ha çıkacak
Görüyoruz birbirimizi biliyorsun
Tenin ve etin ötesinde bir gözle çırılçıplak
Ve fakat bende anlamıyorum işte
Nedir bizi aşan bu çıldırtan cilve
İçten içe tüketen bu bulanık imge
Ellerini tutmanın, sonra dokunmanın
Sonra dokunmanında ötesinden sızan o ışık
Kandilimizi söndürecek olan o çıldırtan nur
Haydi gözlerimizi sürmeleyelim
Nasıl da sardı hanemizi amber kokusu
Haydi, hırkamızı çıkaralım
Eli kulağındadır.bekleyelim
'Ulaş Yüksel
Ha çıktı bedeninden, ha çıkacak
Görüyoruz birbirimizi biliyorsun
Tenin ve etin ötesinde bir gözle çırılçıplak
Ve fakat bende anlamıyorum işte
Nedir bizi aşan bu çıldırtan cilve
İçten içe tüketen bu bulanık imge
Ellerini tutmanın, sonra dokunmanın
Sonra dokunmanında ötesinden sızan o ışık
Kandilimizi söndürecek olan o çıldırtan nur
Haydi gözlerimizi sürmeleyelim
Nasıl da sardı hanemizi amber kokusu
Haydi, hırkamızı çıkaralım
Eli kulağındadır.bekleyelim
'Ulaş Yüksel
Biriktirdigim tüm anıları yığdım önüme şimdi
Tek tek üfleyerek üzerini kaplayan duygu tozlarını
Yüklediğim anlamlardan soyarak birer ikişer
Yeniden diziyorum imdi gönül evimin tuğlalarını
Ve artık eminim buna Eleni
Çıkan onca yangın bu bağdan dermek içinmiş
O kendine has, o en güzel gülleri...
'Ulaş Yüksel
Tek tek üfleyerek üzerini kaplayan duygu tozlarını
Yüklediğim anlamlardan soyarak birer ikişer
Yeniden diziyorum imdi gönül evimin tuğlalarını
Ve artık eminim buna Eleni
Çıkan onca yangın bu bağdan dermek içinmiş
O kendine has, o en güzel gülleri...
'Ulaş Yüksel
21 Ekim 2015 Çarşamba
Sesin dalgalar misali döverken yüreğimin küpeştesini
Yırtılır gider içimde geçmişin tel örgüleri
Ben ki bu dem ilklimini şaşırmış bir an yolcusu
Yahut sorularıni yitirmiş bir aşk sarhoşu
Dostum... yaz bu kelamımı aklının andacında bir yere
Insan ki; bir çift göz görmeye, zamanın evini viran eden
Sen sen ol yitirme o gözleri, sakın bırakma o elleri
Ulaş Yüksel
Yırtılır gider içimde geçmişin tel örgüleri
Ben ki bu dem ilklimini şaşırmış bir an yolcusu
Yahut sorularıni yitirmiş bir aşk sarhoşu
Dostum... yaz bu kelamımı aklının andacında bir yere
Insan ki; bir çift göz görmeye, zamanın evini viran eden
Sen sen ol yitirme o gözleri, sakın bırakma o elleri
Ulaş Yüksel
Derin efkarı çöktü gecenin yine üstüme
Olur bazan böyle demler.bu aralar sıkça
Onca neşenin içinde birden duruluverir insan
Nedendir anlayamazsın bi'türlü.çokça
Ve fakat bana öyle geliyor ki artık
sevilmek ihtiyacı hepten bu
Neyse...
koyarsak demogojiyi bir kenara imdilik;
Ne bastırıyoruz ama beee
Amma da güçlüyüz he
Kuruyup giden kalplerimizle hani
kibirli birer tanrıyız her birimiz
Ulaş Yüksel
Olur bazan böyle demler.bu aralar sıkça
Onca neşenin içinde birden duruluverir insan
Nedendir anlayamazsın bi'türlü.çokça
Ve fakat bana öyle geliyor ki artık
sevilmek ihtiyacı hepten bu
Neyse...
koyarsak demogojiyi bir kenara imdilik;
Ne bastırıyoruz ama beee
Amma da güçlüyüz he
Kuruyup giden kalplerimizle hani
kibirli birer tanrıyız her birimiz
Ulaş Yüksel
Aklım aşağı ki korulukta her şeye rağmen
Tadı yok bu sonbaharın fakat
Hiç benzemiyor da önceki senelere
Yapraklar al al kızıl kan
Ne sarısı sarı ne kahvesi kahve
Niçin düşer dalından
Vurulup toprağa onca can
Kirli bir mevsimin kurbanı bu kez tabiat
Niçin ağlar ağaç gövdesinden kopup giden
Pisi pisine nice ayrılık, nice ölüm
Zemheri şu, kızıl kar, erkenden gelen.
Ulaş Yüksel
Tadı yok bu sonbaharın fakat
Hiç benzemiyor da önceki senelere
Yapraklar al al kızıl kan
Ne sarısı sarı ne kahvesi kahve
Niçin düşer dalından
Vurulup toprağa onca can
Kirli bir mevsimin kurbanı bu kez tabiat
Niçin ağlar ağaç gövdesinden kopup giden
Pisi pisine nice ayrılık, nice ölüm
Zemheri şu, kızıl kar, erkenden gelen.
Ulaş Yüksel
Kendine bile itiraf etmeye korktuğun
Bütün zayıflıklarını
Ayı da şahit tutarak sıraladınya bu gece bir bir
Sadece bu yüzden sevseydim keşke
gül rengi şarabı
Ve varsın sahoş desinler bize ne çıkar
Kendileriyle yüzleşmeye korkan kalabalıklar
Perdelerin ardında o laf ebesi güruh
Ezber ettikleri bir inancın esiri
Ne varsa şu hayatta guzel. haram!
Dokundukça ışıldayan tenin,
Dudakların nerde Eleni
Öptükçe uyandıran derin uykulardan
Ellerin, martı ellerin...
Biz ki, o narda, nuru görmüşüz
Ko, bu sır kalbimize mezar olsun
Anlatmaya çalışmak zaman kaybı
Varsın bilmesin kimseler.
Ulaş Yüksel
Bütün zayıflıklarını
Ayı da şahit tutarak sıraladınya bu gece bir bir
Sadece bu yüzden sevseydim keşke
gül rengi şarabı
Ve varsın sahoş desinler bize ne çıkar
Kendileriyle yüzleşmeye korkan kalabalıklar
Perdelerin ardında o laf ebesi güruh
Ezber ettikleri bir inancın esiri
Ne varsa şu hayatta guzel. haram!
Dokundukça ışıldayan tenin,
Dudakların nerde Eleni
Öptükçe uyandıran derin uykulardan
Ellerin, martı ellerin...
Biz ki, o narda, nuru görmüşüz
Ko, bu sır kalbimize mezar olsun
Anlatmaya çalışmak zaman kaybı
Varsın bilmesin kimseler.
Ulaş Yüksel
13 Ekim 2015 Salı
Artık duramam Eleni
Böyle dövüyorken iç sesim döşümü
Ölürüm yazmasam
pek ala biliyorsun bunu.
Hem değil mi ki nimete nankörlük bu
Kesilmez mi şiirler okumasam
Derin orman gözlerine,
Saçlarına omuz başlarından çağlayan,
Ellerine Eleni,
martı ellerine, denizler icat eden
Kesilmez mi sus pus olsam
bu kutlu nimetin ardı arkası.
Sen,
iyisimi bir dolma kalem al bana,
Sarı saçlı mısraların başını okşarız çıkarsak yaza
Gel, gecenin rahminde şiir dölleyelim biz yine
Şurda Kasım'a ne kaldı
Birde ucuz şarap açtık mı
deyme gitsin keyfimize
Ulaş Yüksel
Böyle dövüyorken iç sesim döşümü
Ölürüm yazmasam
pek ala biliyorsun bunu.
Hem değil mi ki nimete nankörlük bu
Kesilmez mi şiirler okumasam
Derin orman gözlerine,
Saçlarına omuz başlarından çağlayan,
Ellerine Eleni,
martı ellerine, denizler icat eden
Kesilmez mi sus pus olsam
bu kutlu nimetin ardı arkası.
Sen,
iyisimi bir dolma kalem al bana,
Sarı saçlı mısraların başını okşarız çıkarsak yaza
Gel, gecenin rahminde şiir dölleyelim biz yine
Şurda Kasım'a ne kaldı
Birde ucuz şarap açtık mı
deyme gitsin keyfimize
Ulaş Yüksel
Kadim bir dosttur gece bize
Şiir yüzümüzü ağartan ay
İşten saymaz bir çoğunuz
Meslek değildir de zaten
aşkın bulaştığı hiç, bir, iş.
Ateş böcekleri uçururuz
yazdıkça yarılan sadrımızdan harf harf
Biz ki dışardan değil içerden gıdalananlarız
Ondandır ışık saçar hep parlak alınlarımız
Artık tasalanma benim için
Bir düşün hem, az sey mi bu ?
Aç kalmaz hiç bir gün bizim ruhumuz
Ulaş Yüksel
Şiir yüzümüzü ağartan ay
İşten saymaz bir çoğunuz
Meslek değildir de zaten
aşkın bulaştığı hiç, bir, iş.
Ateş böcekleri uçururuz
yazdıkça yarılan sadrımızdan harf harf
Biz ki dışardan değil içerden gıdalananlarız
Ondandır ışık saçar hep parlak alınlarımız
Artık tasalanma benim için
Bir düşün hem, az sey mi bu ?
Aç kalmaz hiç bir gün bizim ruhumuz
Ulaş Yüksel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









