26 Nisan 2016 Salı

Bir şiire kurban etti sevdiğini
Ölümsüz kıldı andacında fakat
Bir damla mürekkep pıhtısından
Yarattı noktadan başlayarak
Aşk değildi pişiren 
Daha çok ayrılık acısı 
Ah şu başımıza gelen işler
Ataşa bağımlı kalpler mezarlığı
Tanrının vücudunda Kocaman 
Onulmaz ve tatlı bir yara şu insan

Ulaş Yüksel /1453


Ne vakit söküp attın kalbinden 
Tüm bağlarından hür Anka misali
İşte o gün susmayı dene

Dur, 
        yavaşla ve  
                          soluklan biraz
Tadını çıkar, 
                          zevkine iriş 

Yetim malıdır sahip çık
Sırra mezar et kalbini
Bu kelli sessiz sadasız 
Başka türlü sev beni


Ulaş Yüksel

25 Nisan 2016 Pazartesi

Ne bahar ne bahar
Bak şu hınzır kuşlara sen
Şu edepsiz bülbüle
Ah ne fasıl Kayaardı'nda
Uzanmış nağmeler 
Derin vadi boyunca 
Patlamış tomurcuk
Gül yine mahçup

Ulaş Yüksel
Gidiyorum ben
Yürüyecem biraz
müdürün evinin altında
Hani o kendimi 
bir bulup bir yitirdiğim yolda
Iki el de ateş ederim belki
Yansın Kayaardı 
Yankılansın koyaklar 
hakkani öfkem...

Ilgisiz bırakmaya gelmiyor canımın içi
Ancak sevginin simyasında dönüşüyor
Gidiyorum ben bilirsin ustayım bu işte
Hüznümü sevmeye...
İyi geceler Eleni 
Kal sağlıcakla

Ulaş Yüksel
şiiri sevmeyen 
kadınlar tanıdım
bomboştu bakışları,
türkü dinlemeyen 
ve söylemeyen kadınlar
kuru lakırdı tüm sözleri

Ulaş Yüksel

Say ki bir kamışlık şu alem
Çocuklar en tatlı yeri

Ulaş Yüksel / Şeker Kamışı 😊
Ben zaten üryanmışım
Dizelerim giydirir beni...

Ulaş Yüksel
Sarhoş diyor
Kominist işte ne olacak 
Bıyıkları ağzına dolmuş
Bunların alayı ayyaş
Hor hakir görüp tepeden bakıyor
Türlü küfürler peşisıra
Nasılda ezber etmiş mubarek
Sanarsın sure okuyor

Neyse bi'yol geçmeyelim bunları
Gelelim asıl meseleye imdi azizim
Bizimkisi diyorum, üzüm sarhosluğu hani
Sabaha geçer ki, bak geçti bile
Kimbilir ne derdimiz var hem
Bir sorsaydın keşke

Amma sen gönül yıktın 
Yani devirdin kabeyi bir sözünle
Şimdi,  de hele hacı emmi 
Bizimkisi geçti gitti ya
senin bu onulmaz sarhoşluğun ne olacak
Var kendi haline yan   
Yaş ermiş kemale, 
Ak sakal, badem bıyık ey !
Toprağa bakıyor bir gözün
Vazgeç artık milletin işine çomak sokmaktan
Gönüller yapmağa bak !
Mamur etmeğe, tamir etmeğe.

Ulaş Yüksel
Oldukça derindir 
Bakma belli etmez, 
kimse boğulsun istemez 
Dalgalanır,
kendi koylarını döverek

Yüzme bilen,
bir kadınla karşılaşmadı hâlâ
On yıllardır süren,
acayip bir talihsizlik işte
Neylersin...

Kırka da erdi erecek, 
ne kaldı şunun şurasında
Fakat yok işte 
ne geleeen ne giden
Nerede o deniz kızı 
hani iyot kokan
İmbatların esrikliğinde
O'na... 
denizliğini bildirecek olan

Ulaş Yüksel

23 Nisan 2016 Cumartesi

Rüzgar dile geldi 
erguvan yaprağında
Ne rüzgar ne erguvan
Şiir kendini ilan etti anda

Ulaş Yüksel

20 Nisan 2016 Çarşamba

Başka bir şey vardı işte biliyorum
Evet şehvetin ve tenin ötesinde
Dehşetli ve daha çok ruha tesir eden 
Gönlümden kalbine akan bir nehir adeta
Tam tersi yahut her ikisi de aynı dem heyhat !
O sırlı ve ışıklar saçan derûn yatağında görmüşüm
Ben kendi yüzümü, bu suyun aynasında...

Ulaş Yüksel  / Toros Tabletleri
Bazı gülüşler vardır 
Her sabah, ille her sabah
Güne onla başlamak gerekir

Ulaş Yüksel
Kimi ödüller vardır küçültür sahibini
Esaretin kıskacında dar eder ömrünü

Ulaş..

14 Nisan 2016 Perşembe

bunun için miydi derler duymasan da duyarsın
şuncacık şey için mi bu ayrılık 
-ayrılık vuslata denk

bilmezler ne çok şey birikmiştir dağ misali
defalarca dağlanan yüreğinde
-yüreğin kan deryası

sadece bir kıvılcımdır o 
son demde bardağı taşıran
-kıvılcım, bir orman tutuşturan

gitmeyi de iyi bilirsin  artık ustaca
sevsen de hâlen kendine saygından
-gitmek ki yine sana sığınmak 

ve ne yana dönsen uyuyamazsın bir türlü
kanarsın için için durmadan
-döşeğin mayın tarlası, yorganın dikenli tel

Ulaş Yüksel
Şu pas tutmuş tulumbanın 
asılsam koluna cesaret edip
ne anılar ne anılar...

otursan altına kapayıp gözlerini 
çocukluğun fışkırır hani tertemiz 
arınırsın.

Ulaş Yüksel
neden onca yakını varken 
her şeyini bir yabancıya
anlatmak ister insan

ah zavallı insan !
belki de hiç bir gün 
hiç bir yakını olmadı da ondan

Ulaş Yüksel

10 Nisan 2016 Pazar

bana bir söz/cük verir misin
ve fakat öyle 
bilindik lakırdılardan berice,
erkeğe yahut kadına değil 
insana yakışır mertlikte
bozulmayacak bir ahit
cinsiyet üstü bir söz !


Ulaş Yüksel /Ahit
yoklarım yüreğimi her gün 
ışıklar söndüğünde en çokta
na şuramda hâlâ 
kırmızı bir karanfil gibi 
taptaze durur gülüşün

ve şimdilerde ben
bir başka seviyle
okşamayı öğreniyorum
hüznümün, terli 
ve kıvırcık saçlarını

Ulaş Yüksel

6 Nisan 2016 Çarşamba

Bir eski zamandır kokar hala 
Keskin bir kılınç gibi ışıldar 
Acı bir hatıra aklıma düşen imdi
Yutkunsam boğazım yırtılır 

Dedemin sıcak elleri cigara kokan
Nenemin selanik mavisi gözleri yoklar usumu
Ah! bu kaçıncı vurgun böyle
Ben büyüsem, anılarım büyümüyor
Olmuyor işte.

Ulaş Yüksel
" Seni seviyorum " sözünden soğuttun sen beni
Artık bunu başka türlü söylemeli başka türlü işitmeli
" İşi aynasıdır kişinin lafa bakılmaz " 
Artık söze itibar etmemeli !

Ulaş Yüksel
Bilmiyorum demenin rahatlığı var bizde
Alakasız cevaplar vermenin gerginliği bayım
Biliyormuş gibi görünmenin dayanılmaz kibri sizde

Ulaş Yüksel
İçtiğim sigaraya kadar karışıyorsun
Eeey uzun adam !
Ve fakat çıkmıyor kaç gündür sesin 
Memleket diyorum memleket 
Bir çınar ağacıysa, bir çınarsa...
şu güzelim bahar akşamı memleket
Düşüyor birer ikişer yaprakları tazecik 
Görmüyor musun !

Ulaş Yüksel / €n$ar

29 Mart 2016 Salı

Ne güzel insanlardık  biz 
Sözünün eri, elleri tertemiz  
Göğe kadar uzanıp maviyi yoklayan
Meraklı birer çocuk, o denli masum
Ve fakat farkına bile varmadan
Ne de hızlı dönüşüp, kirlendi her şey
Şu akan kalabalık nehir birdenbire
Ne yeşili yeşil, ne göğü gök artık

Şad olsun ruhun İNSAN Aziz, güzel dost
Artık aptal değil o insanlar ah! 
Daha da kötü; maalesef ahlaksız...
Öylesine çözülüp öylesine kokuştuk işte
Sabi sübyan kan ağlıyor sapıkların elinde
Dün sana Allah'sız diyenler varya hani
Bugün Allah'ına kadar Allah'sız

Ne deyim ne anlatayım 
İnan dayanmaz Yürek 
söz deşer yarayı... 
İki metrelik adamım  
derince kazıver mezarımı 
Elim kolum bağlanmış 
Neyleyim böyle yaşamayı
Onlarla cennete girmektense ben
seninle cehennemde yanayım

Ulaş Yüksel / €n$ar

İnsanları inançlarıyla yargılamak ahmakların işidir. Hacı Bektaşi velinin dediği gibidir durum  "iyiler iyidir"



http://www.matematiksel.org/nesin-matematik-koyu-nam-i-diger-nmk/
Kısa devre yapmış 
Yanmış aslında hiç olmayan beyni
Elinde mikrofon vakfın çığırtkanı
"Bir kereden bişey olmaz" diyor 

-hayasız karı

'Ulaş Yüksel / €n$ar


Havadan sudan 
Bahardan yazdan 
denizden gökten
Ve şiirden türküden
Vazgectiğimiz gün.

Handan hamamdan 
Paradan puldan
Evden arabadan
Bahsettiğimiz gün
İşte o gün...

-Bitti aşkımız

'Ulaş Yüksel

nefret ettim ilk gün
ikinci gün küfrün bini bin para 
acayip bir boşluk içimde üçüncü gün
dördüncü gün çok özledim
ağladım izlediğim filmi bahane edip beşinci gün
işte böyle.. hepsi insana dair

denedim olmuyor,
olmuyor işte canımın içi
aklıma gelmediğin bir tek gün yok
gönlüme doğmadığın bir tek sabah
"iyiyim merak etme" dediğime bakma sen 
gururum elinde oyuncak olmuşum

'Ulaş Yüksel
KARA KARTAL 

çıkar aklının doruklarına 
yüreği ki; incelikli eşkiya
çıkmak olurda geçmek olmaz mı
bir kartalın gözünde ne ki dağ
keskin bakışlı bıçkın,
diker gözünü ebediyete birden
yırtar mavi göğü çelikten pençeleriyle

söker kendi tırnaklarını bir bir.haşin
kırk yıllık bir maceradan sonra
silkinir, soyunur eski libaslardan 
düşürür gagasını vurarak kayalıklara 
artık aynı sada değil koyaklarda yankılanan 
beşikten mezara bir aşk bu ey!
yaratır kendini sil baştan

'Ulaş Yüksel
113. Yıl anısına. Kutlu olsun Beşiktaş <3 font="">

21 Mart 2016 Pazartesi

sevgiden bahsedenlerden uzak dur
sevişenlere yakın otur
Muhakkak bulaşır,
mutlaka bulaşır. 

Ulaş YÜKSEL

16 Mart 2016 Çarşamba


Ordu var dedik
Paralel dediler

Para var dedik 
Sıfırla dediler

Şehit var dedik 
Kelle dediler

Bebek katili Apo dedik 
Sayın Öç Alan dediler

Hukuk dedik 
Paralel dediler
  
Dediler dediler 
Bir kerecik olsun 

Vatan millet demediler
Ne mutlu türküm diyemediler

Ulaş Yüksel
Başkasının bağında şakıdığın nameyi
Benim bahçemde çığırıp viran eyleme

'Ulaş Yüksel

15 Mart 2016 Salı

Ağlasan gözyaşın güle deyecek
Sende bu yara bende memleket sevdası
Zeytin kokan sabaha hasret gülüşlerimiz
Sevdiğim söyle; ellerimiz bizim
Ne zaman yeşerecek

'Ulaş Yüksel / An#Kara
Katil belli - hırsız belli - hain belli. 
Üç maymunu oynamaktan vazgeç artık %50. 
Hangi taşı kaldırsak altından AKreP çıkıyor ! 
UYAN ! 
              UYAN !
                            UYAN !!!

'Ulaş Yüksel

11 Mart 2016 Cuma

Belki de artık yoruldum
Benimle susabilecek 
o kadını arıyorum belki artık
Hiç sıkılmadan hem de öyle ha

Saatlerce susabilecek birini
Bu keşmekeşten uzaklaşıp 
deli taylar misali hızla
iki yalnızlığı bir ederek 

Her bir harfin üzerine yazılıp çizildiği
ve tekrar yazılıp tekrar silindiği 
hiç ama hiç değişmeyen 
o sükut levhasında soluklanıp 
iki suskunun belini kırabileceğim O kadını

Karşılıklı bağdaş kurarak 
bilge bakışlarımızla 
bir ekmek gibi bölüşüp 
o mubarek dinginliği
Benimle susabilecek 
bir eş daha çok.

'Ulaş Yüksel / Ahraz Aşk

9 Mart 2016 Çarşamba

Bende kalan yüzüne vurgunum
Hiç kirletmedim onu hiç
Sende uzak dur artık.

'Ulaş Yüksel / Hâlâ
Sabahın muştusunu veren gece ey
Bakracımda demlediğim acı hüzün
Kaç su daha değiştirmeli de hele
Zeytin tadında özlenen günler için
Anne, ne olur kaçırma gözlerini
Ağzımız hep böyle kekre mi kalacak
Hadi söyle, tatlı bir yalan fısılda bari

'Ulaş Yüksel
Bir çığlık olup 
çoğalacağım susan ağzında 
Ama sen yine de büyütme beni, çünkü...
O çığ ki; ilk kopan parçasısın sen

Dilinin altında biriktirdiğin sır 
Beni ayna bil canımın içi
O güzel gönlüne 
ayna bil beni.

'Ulaş Yüksel
Çocukluğumuz ki 
kaybettiğiniz bilgeliğimiz o
Gelecek kaygısından uzak 
Geçmiş hesaplardan beri ve arı
Küslük nedir bilmeyen

Ah Eleni...
Oradan başlasak diyorum
yaşamaya yeniden 
Nasıl birleşir ellerimiz
nasıl uzanır maviye tertemiz

'Ulaş Yüksel
Ne umutlar boğulur 
Ne çok vatansız düş
Anılmaz bile adları
"Canım işte mülteci"

Ulas Yüksel




İnsan bütün isim ve sıfatların, bütün o tanımların tanımlamaların ötesinde Bütün bunların son bulduğu yerde birbirini (sen ve ben diye bölünmüslügün otesindeki  tekliğini / hakikatini / tanrısallağını) görür de o sessizlikte bir aşk doğarsa işte hakiki aşk budur

Zira bu tanımların tümü değişken ve gelip geçici kırılgan şeylerdir. Bu sebepten dolayı çokta itibar edilmemelidir.

2 Mart 2016 Çarşamba

Bütün  kitapları yakmak istiyorum
bütün arşivleri birer ikişer bugünden 
bugün başlamak hayata
örneğin o ağacın altında
hiç utanmadan hem de

söylesene ulu ağaç
evrenin bilinci yürümüş özüne 
konuş bizimle öyle okuyalım seni
söylesene insana dair değil mi sevişmek 
bugün kovulmak cennetten 
düşürme yaprağını lüzumu yok
ayıp değil sevgilinin koynunda uyumak

ve bir cennet kurmak
kendi ellerimle şu andan başlayarak
tövbe edip tüm tövbelerime topyekün
işte bu yerde yeniden
bu ağacın altında
merhaba diyerek

Ulaş YÜKSEL

29 Şubat 2016 Pazartesi

en zoru da;
yedekte bekletilen sevgili olmaktır
ah !... 
nasıl da kırılır insanın onurunu 
bilirsin...
fakat sesin çıkmaz yine de 
s e v g i n d e n !

amma, 
an gelirde dağıldı mı aşkın o garip büyüsü
öyle küçülür gözünde her şey
önüne geçemezsin
öyle küçülür aşka kılıç çeken 
o, donkişotlar

deli gönlüm ey ! boşver, 
ger kanatlarını rüzgarla dolsun
tebessümle yad et bir sevdanın daha adını
ince ele ak çıksın yine hatıralar teknenden
yine sevgiyle ögüt sen
ve asla vazgeçme 
İN-SAN sevmekten !

Ulaş YÜKSEL / Yel Değirmeni

28 Şubat 2016 Pazar

kaçmak olmaz, 
tedbir de neymiş 
o zorlanmalar, 
o kırılmalar 
beni olduran 
İnsan yanımı 
biraz daha bileyleyen

'Ulaş Yüksel
haydi bir şeyler yap 
çarçabuk olsun bu kez
boşa gitmesin şu bahar
bir türkü tuttur mesela 
ben sesini koklayayım
yaza duruluruz nasılsa

'Ulaş Yüksel
ayak izlerini takip et 
içine içine olsun adımların
muhakkak çocukluğuna çıkacak yolun 
ve sen minicik ellerinle yeniden 
arınacaksın bütün kirinden

'Ulaş Yüksel
Güneş öpmüş ağzından 
Gölgesi yangın yeri

Ellerinde yeşeriyor bahar
Derin orman gözleri

Cemreler düşmüş gümüşi alnına
Gönlüm bir bayram yeri

Ağzımda bir türkü kendini yakıyor
Rüzgar kokunu getirmeye  gitti

'Ulaş Yüksel

21 Şubat 2016 Pazar

Kaç mısrayı sığdırırım 
Kaç şiir, kaç ömür
Bir ah deyişime
Bilmezsin...

'Ulaş Yüksel
Kendi yüzümde seni görmek aşk

Ulaş..

14 Şubat 2016 Pazar

Her aşkta 
biraz dönüşür insan

Tüküreyim zaten öyle
dönüştürmeyen aşkın içine

Ve her ayrılıkta canımın içi
m u h a k k a k 
değişir insan 

Ulaş Yüksel

12 Şubat 2016 Cuma

Nefret ediyorum miş gibi yapmanızdan
Dinler "miş gibi"

Nefret ediyorum mış gibi yapmanızdan
Pişman "mış gibi"

Nefret ediyorum muş gibi yapmanızdan
Seviyor "muş gibi"

Ben sizden değil hayır
Nefret ediyorum, bu bilcümle işlerinizden

Ulaş Yüksel

9 Şubat 2016 Salı


En kötüsü de ne biliyor musun
"Seni seviyorum" desende 
sesinin kalbime dokunmayışı  artık
Ve yeni öğrendiğim bir şey ;
özrün de bir yerden sonra 
dehşetle küfre dönüşmesi böyle

Çok isterdim inan ama artık olmuyor 
inanmıyor artık kalbim samimiyetine
İmdi güzel anılar usumu yoklayan el 
dokunma artık b'an'a lütfen
bırak öyle kalsın.


Ulaş Yüksel
Umudu demlemek ustalık 
Sonra yudum yudum içmekte
Yapayalnız kalsan da canımın içi
Düştüğün yerden daha güçlü doğrulmakta  

'Ulaş Yüksel

8 Şubat 2016 Pazartesi

saçlarında devinir deniz 
bakışların çayır çimen
hiçbir din, hiçbir inanç yok
yolu buraya uğramasın

sevgiye çıkmayan tüm sokaklar
içi geçmiş içiçe kentler
yalan yanlış sapaklar
yollar caddeler ...

zerre kanım akmaz inan
varsın bir tufanla yıkılsın
yerle yeksan oluversin
kalbi atmayan tüm şehirler

'Ulaş Yüksel / Ölü Kentler Mezarlığı
Bir şiir sağar içimdeki cerahati 
Bir de parkta çocuklar

'Ulaş Yüksel


28 Ocak 2016 Perşembe

Olur mu olur
An gelir;
Zemzem içenlerin şerrinden
Rakı içenlere sığınırsın

Ulaş..

23 Ocak 2016 Cumartesi

Her Yanım




Kalk gidelim diyor bir yanım
Bir yanım bitkin kal gitme
Bir yanım çocuk
Bir dinazor bir yanım
Bir yanım kutupta buzul
Ateşler saçıyor,
Koca ağızlı bir yanardağ bir yanım

Ulaş YÜKSEL

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Diyorum ki ; beni hatırla
güneşin yeri öptüğü saatlerde

'Ulaş Yüksel

17 Ocak 2016 Pazar

Her ne yöne yöneldimse 
İçimdeki seviydi hep secdegahım

uLÂs..
Hüzün vurmuş 
çelikten hançerini 
Sevinçler basacağım,
derin kesikler açıyor kalbimde

Ulaş Yüksel
Aşkta tevvekkülü öğreniyor kalbim,
İmkansızı aşacak o güç ilk kez
dolanıyor sokağımda
kar kış demeden çıplacık
Yalın ayak baş açık

Beklemek emeğe dahil.emek aşka
Taş olayım gıkım çıkarsa
Acemilik kaldırmıyor artık 
Bir sevdayı bileyliyorum nicedir
Daha da ustalaşarak sabır taşımda

Ulaş Yüksel

10 Ocak 2016 Pazar

En iyisi 
                 sen 
                              hiç 
                                            gelme

yeniden 
                  sana 
                              alışmak 
                                            istemiyorum

'Ulaş Yüksel
Ahraz hatıralar deşiyor kalbimi
Olmuyor işte öylece acıyı seyretmek
Kafam dağılsın istiyorum 
Darmadağın bazan
hiç bir araya gelmemecesine

Oda oda geziyorum 
kaç kapıyı açarak kendi içimde bilsen
Askıda çamaşırlar  kış günü işte malum 
Bir daha girmemeli bu odaya ah...
Soluklandıkça çiğerlerimi dağlayan,
tenin ilişmiş hanemi saran şu kokuya

Ulaş Yüksel

31 Aralık 2015 Perşembe

Senin geceler geceler dediğin şey ; 
Bir günümde kısa şekerlemedir bana
Sonsuzluğun gözüne bakmışım 
Şu ömrü bir tek gün bilirim ben

Akrebi yelkovanından sokmuş
Duvarımda nicedir  yaralı  zaman
Anın kokusu yayılır haneme benim
Hanem ki yeri toprak, damı gök

Rüzgardan hülle biçerim 
Tenime dokunur taze nefesin
Delinin biriyim ben
Güneşi, koynumda taşırım

'Ulaş Yüksel

26 Aralık 2015 Cumartesi

öylesine yanmıştır ki yüreğin
bilinçsizce hasır altı edersin
eşiğinde filizlenen yepyeni
taze menekşe aşkları

kırılgan bir korkudur heyecanın
geçmiş zaman baskın yiyen
talan edilmiş billur gönül evinin
keskin can kırıklarında

rüzgarın ne yönden estiği bir şey ifade etmez
ölesiye maviye çalsa da iç ülken artık,
yaralısındır, kanıyosundur, yorgunsundur
yelkenlerin patlamıştır çoktan...

Ulaş Yüksel

# 104. Haftanın şiir sayfası


24 Aralık 2015 Perşembe

Sessiz harflerimden vurdular
Gıkımın çıkmadığı yerden anne
Boğazımda düğümlenen sevincimden

Kara tahtada karanlık geleceğim şimdi 
bir film şeridi gibi seyreder ağlarım
Yazı defterimden vurdular beni

- Ne çabuk büyüyor ellerim anne

'Ulaş Yüksel
Gönül pergelimin iğne ucunu ben, 
o latif  gözbebeğine sabitleşim
Gözyaşı değil, kan değil artık, 
gül damlar kirpiklerinden sevgilim
Çünkü SENin BEN O...
görünmeyen yüzünü görmüşüm.

Ulaş Yüksel / Toros tabletleri
Sen kürdistan dedikçe
Bir dostluğu baltalıyorsun
Bir coğrafyayı değil
Yüreğimi parçalıyorsun

'Ulaş Yüksel
Yine ara... 
Yine susalım uzun uzun

U. Yüksel

19 Aralık 2015 Cumartesi

Sevemedim gitti
Bağımlı kadınları hiçbir gün
Her an gitme olasılığı oysa ah...
savurup saçlarını ardına bakmadan
Kapının zembereğinde sırlanan derin hürriyet
Daha da özgür kılan bu kutsal tezatlık
Ayrılıkta gizlenen o ince vuslat...

Aşkın diriliği terkedilme ihtimali
Kayıp cevherim ey !
Boyun eğmeyen asi Lilith
İşte bu belirsizlik henüz farkettiğim,
İşte bu dehşetli çekim gücü, bu sis
Hiç bitmeyen bu arayış 


-Adı aşk..
'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Lilith: Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir. Âdem'le birlikte olmayı şiddetle reddeder.
Adem ile Havva'nın sınırlı hayat ile lanetlenmeden önce, cenneti terk eden ölümsüz kadın..


18 Aralık 2015 Cuma

Ağzımda bir türkü kendini yakıyor
Rüzgar kokunu getirmeye  gitti

'Ulaş Yüksel

16 Aralık 2015 Çarşamba

Ah bu yokluk 
Aşk yolunda ince sınanış
Cep delik, ellerim soğuk

Ah bu mesafeler
Ayrılığa denk ince vuslat
Cepken delik, yüreğim sıcacık

Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri

Ey dayanıksız mantık, 
Çok bilmiş akıl ey 
Leyla da beliren mevla aşkına
Terket !

Yeter gönül evimi 
      harebeye çevirdiğin
             hemen  çık hanemden !

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

14 Aralık 2015 Pazartesi

Bir eski zaman eser delice 
aşar omuzlarımdan
Ondan hep bu sızı
Asırlık dertlerin izleri sırtımda
Ellerimin çatlağından sızar emek
Hadi...
izin ver dokunayım
Söz düşsün,
şifa bulsun artık,
o, onulmaz denen yaralar

Ulaş Yüksel
Kalbimin kilitleri benim
Hep sarhoşken açılır
Ne gezer sende peh...
Hayrı şerde görecek göz

Ulaş Yüksel

13 Aralık 2015 Pazar

Ve ben düştükçe böyle an'a
Ferman kalemindir, yıkılır şiir putu
Ne hikayem kalır  sarılacak, ne gelecek ümidi
Şairin, en büyük derdi galiba bu
Ve büyük sevinci...

'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Bazan durulurum böyle
Demlenir içimde söz

Ulaş Yüksel
Gümüşi çehrene nakşedilmiş bir nesneydi aşk 
Bir yanağında batsa ay, digerinde doğardı gün

Ulaş Yüksel
Hala kanıyor,
hala elemler içindesin

Korkuyorsun çünkü 
hikayeni yitirmekten

Evet ne hazindir ki hep, 
acıdan besleniyorsun

'Ulaş Yüksel
Dehşetle merak ediyorsun Eleni
Neden gülen kadınları sevdiğimi
Ve aslıMda hep aynı kadını !

Söyleyeyim ;
Çünkü neşe ilahidir
Gülen kadınlar ilahidir

'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

Bana en büyük zulmün;
"sen şusun" dediğin andır
Sürgünüm olur bu,
              o tanımlar diyarına
Sözün çarmıhına 
                    germe beni
                            Ve kendini !

Gel... 
Gelinmeyen yere ;
hududsuz hiçliğin koynuna
Ko Adem'i bir yana
                  bir yana Havva'yı
Sen ben ol ben de sen
Dalsız meyvalar gibi 

                 salınalım boşlukta
Hiç yanaşmadan o,
                             yasak ağaca

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

10 Aralık 2015 Perşembe

Beraber yaşayabiliriz
değişir, dönüşürüm ben

Yeter ki sen,
bana benzeme

'Ulaş Yüksel
Ne zaman deyse
elleriin sesime
Sesim bir şiir olur

Andacımda
mısra kuruturum nicedir

Ne zaman sokulsa
bakışların satır aralarıma
Yeşerir söz, gazel  olur

'Ulaş Yüksel
Alaaddin Tepesi'nde 
babamı aramak gibi bir şey 
Tuhaf bir keder 
içimde oğullanan

Acayip bir uzaklık ve ne tezat ; 
küpeştemde soluklanan 
şu soğuk ıslık imdi
ölesiye yakın

Doğduğum o coğrafyadan 
yıllar sonra adeta 
çocukluğumun safiyetiyle 
yeniden çağıran içten ağlayış 
öyle arı, pir-u pak

"Keşke hiç uğramasaydım " 
demeye varmayan dilim ah
Lojman avlusunda bıraktığım 
altı yaşım vs. vs. vs.
hangi birini sayayım

Aziz Konya ey
                     ve Şems
                               ve Rumi aslıMda

Selammm...
Bin selam meydanın sahibine,
selam cümle erenlere canlara  

'Ulaş Yüksel / Şeb-i Aruz

9 Aralık 2015 Çarşamba

bakma bıyık sarkıttığıma
aklımı karıştırma benim
gülme öyle kanarım hemen
küçük bir çocuğum ben..

Ulaş YÜKSEL


Sen, ne zaman yere düşürsen bakışlarını
Serilesim gelir atlas olup yollarının üstüne

Ve ne zaman kanasa dizlerin,
öpesim gelir çocukluğundan

Belki geçer, belki geçer diye...

'Ulaş Yüksel
Her kadın bir şiirdir aslında
Şiirden sonra kendini anlatan 

Ulaş..
Çelik gibi bakışlarında keskin
Af taşına çal onu, körelsin öfken
Ortak bir efkarı paylasıyoruz ah ! evet
Fakat bırakalım artık bu düşmanlığı
Dostumu ben, sen eşini büyüt kalbinde
Yaşamak; yurt tutmak bir gönlü hepimiz için
Kinden uzak, düşmanlıktan arı
Hadi kon omzuma, söyle şarkını
Yüruyelim... yaralım  karanlığı !

'Ulaş Yüksel /  Toros Tebletleri
Üzerime çöken ufunet imdi
Yeni bir doğumun sancısı
Oğullanan keder na şuramda
Gönlüm birazdan bayram yeri

Zihnimi tekmeleyen söz 
Neredesin...
Gel artık !

 'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Zincir kıran aşk ey !
Hani gururum 
Nerde o eski kibir 
"El ne der" prangası
İlkin mahveden beni

Usuma vurulmuş mühür
Adı çıkmış sevgili sebep değil,
Coğunluğun hep o pis elleriyle
Kirleniyorsun ey gönül

Ask denen nesne söylesene;
Cümle kusurlardan geçmek
Ne geriye ne ileriye bakmak
Değil mi değişip, dönüşmek

Bırak o ahmakları bir kenara artık
Kendini yaşayamayan asalakları
Ak yatağında bir nehir gibi anda berrak 
Bırak geride  topyekün o şaçma efsaneleri

Ulaş Yüksel /  Toros Tabletleri
Bütün kitapları ateşe verirsin
Kutsal metinler de dahil !
İşte geldiğimiz son menzil
Yürek ülkendesin

'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri

3 Aralık 2015 Perşembe

Sevmeye seviyorsun 
hem de ne sıkı
Ama bir sır var 
çoğumuzun kaçırdığı...

Ağlamak istemiyorsan 
bu kez
Sevilmeyi dile !
tüm varlığınla canımın içi 

'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
İşte  batıyor gün, pervazında penceremin
Ömürden bir gün daha gitmişmiş. felanmış feşmanmış 
İlgilendirmiyor beni artık ne dün, ne yarın
Varsa yoksa şu an ! işte bu gün ! dem bu dem !
Hele sen de düşmüşsen içine ki öyle. deyme gitsin 
Damların saçaklarında sarkıt sarkıt  işte o an
Sonsuza dek donuyor zaman...

'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri

2 Aralık 2015 Çarşamba

Bir şair için  en sığınaklı durak
Durup dinlendiği kutsal mabet satır araları
Derdi günü onun başaltmak zihnini
Fakat sanarsınız ki ey, harflere dayar sırtını

Hayır... 
Hiçbir dayanağı yoktur işte çırılçıplak
Göğün koynunda uyuyan anka misali ;
Konamayan kuşlardır öyle üryan her biri 

Ulaş Yüksel /Toros Tabletleri
Fahişe mi oluyor bir çok kez sevişti diye
Ya sen ? erkek mi oluyorsun çokça döğüştün  diye
Anlamıyorsun işte, basmıyor o kalın kafan 

Gücün ve kıskançlığın esaretinde 
Köleyken sen ölesiye kör
Göğe kanat vuruyor o, her opücükte...

 'Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Sınandı suyun sabrı mermer ne ki 
Ve ben değistiysem 
bu denli güçlü kırılmazlığımla durma iç
Senin susuzluğun da ancak 
yüreğimden kaynayan bu kevser ile 
Ah bu yangın sevgilim 
dokunduğun yerlerden sönmeye elverişli
Topuğunu vurduğun mubarek toprak 
bağrım yanık kızgın çöl 
Nerde yüreğinin elleri.şifacı
yaralıyım, ölüyorum
Yaklaş...Daha da uzaklaş.

'Ulaş Yüksel \ Toros Tabletleri

30 Kasım 2015 Pazartesi

O gülüşü bana ver..
Karanfil diye gezdireyim yakamda

Ulaş..
Kapımı vakitsiz çalan bir dost 
Maharetli bir çilingir hatta 
olur olmaz gönül evime dalan 
Bin duygunun bin bir anahtarını taşıyan
Sevdiğim  kadın kadar usta, naif ve nazik şiir

'Ulaş Yüksel
Pırıl pırıl bu gece kafamın içi
İnanmazsan kaldır başını bak göğe
Sebepsiz sevinçler aşındırdı kapımı
Ve demincek dindi yağmur
Andacım toprak kokuyor

Acı da gelip soluklandı eşikte bi yol 
Fakat yatılı değil nicedir gönlümde
Yatak yorgan ateşe vermişim
Göğü çekmişim üstüme mahsun olmam
İlahi bir hüzün benimkisi, birliğin ince sırrında

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Yedi düvel bir olmuş Akdeniz'e akıtmak istiyor 
yerin yedi kat dibinde pıhtılaşmış kanı
Bak nasıl yırtılmış orta doğunun göğü
Yeni bir akım mı bu, türkmen edebiyatı

Kan taşıyor iç güveysi yerli tankerler 
Yollar kızgın sıcak ve çöl fırtanası
Uğuldadıkca kulaklarımda lastikleri
Tekbirle vuruluyor bir suriyeli coçuğun daha başı

Ulaş Yüksel / İSYAN
Bir türlü anlayamadım 
ve hic anlayamayacağım da sanırım
Neden yalnızken seninleyim daha cok 
hem böyle iliklerime varıncaya  
ah...
bu ne çıldırtan bencillik
Bu ne bir başınalık böyle

Ulaş Yüksel

18 Kasım 2015 Çarşamba

Acayip bir saflık,
Öyle güzel bir duruluk teninde
Mesela şarap içsen 
Geçerken kuğu boğazından seçilecek rengi 
O derece acayip işte, 
Ölesiye güzel, zarif
Ve şeffaf...

Ulaş Yüksel
Ne yani...
İki dudağımdan çıkacak sözle mi a canım. 
Bak ;
Baştan aşağı "seni seviyorum" demişim ben 
Görmüyor musun

 'Ulaş Yüksel
Ben bu aleme susmaya değil 
Muhabbete geldim a cannnn
Öyle olsaydı eğer âmâda kalır 
hiç tenezzül etmezdim bile 
Ve bakma sen bunca söze 
Hep o sükut levhama dokurum
Yazarım silerim nem varsa
Yeniden yazar yeniden silerim 
Her dem yeniden doğarım
Hiç artıp eksilmeden hemde 
Kendi kabımdan taşar 
yine kendime kap olur 
kendi kabıma dolarım
Eeeey aşk sırrına meraklı şaşkın
Ko şasi bakmayı gayri de ders çıkar 
İki gözün bir görmesinden
Artık anla bundaki remzi 

uLÂs...
O elmayı havva anam
Adem suretinde iken ben
Bu gün yazmak için dişledim
Kaf kalemin Nun hokkasına dalmadan
Taaa o zamandan aşırdım

Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri 
Bir de bakmışın ki
bütün hallerinle 
sever olmuşum seni

~Ulaş / Olurya

16 Kasım 2015 Pazartesi


Tuhaf olan ne usta ?
Ya sözcüklerse tuğlalarım
Andacım mısra dizdiğim bir duvarsa
Elimde mala yerine kalem varsa yani
Senin alnının teri yüregimden damlıyorsa benim
Emek degil mi yine, 
kutsal degil mi ekmekten daha çok
Artık bakma bana öyle. anla ;
işciyiz  ikimizde !

Ulaş Yuksel/ İşçiyiz İkimizde

4 Kasım 2015 Çarşamba

Ölümü düşlerim zaman zaman
Kelebek kapağından sızıp titreşirken sobanın ışığı tavanda 
En çokta kışın gelir  aklıma nedense

Neyse, acayip bir boşluk açılır usumda ve yatağımda 
İlkin ürküten ama sonra çekerek içine,
inanılmaz bir hafifliğe bırakarak yerini o ince derinlik

Bir korku eşiği var geçilmesi herkese farz.
Ancak cesur olanların keşfettiği bir iç ülkeden bahsediyorum
Bu cesaret başka fakat, ileri atılmakla alakası olmayan

Zaten  çeker seni o güzelim krallık aydıysan biraz olsun biricik yuvana 
Bırakmakla, vazgeçmekle alakalı, tutunduğun ne varsa bir bir
İşte bu merdanelik ki cinsiyet üstü, kadını erkeği yok! Er meydanı

Ölümü düşlerim veli saçması binbir duygunun esrikliğinde
Dalar gözlerim kelebek kapağından sızıp tavanda titreşen ışığa
Kendi içimde ben, kaç ölür kaç dirilirim, karlar yağar üstüme

Ulaş Yüksel

3 Kasım 2015 Salı

İçimde dalgalanan bu sözcükler eğer
Vursaydı seninde gönlünün kıyılarına 
Kimbilir, belki o an karışmak isterdin sularıma

Ve hep taştım aslında mısra mısra nakşettim sevgimi de
Bir gün oturup dinlenmedin şöyle andacımın kumsalında
Birakıp şu anlamsız telaşı bir kenara anlamak istemedin hiç

İşte şu menevişlenen yakamoz ;
Okumak istemedin bir gün olsun bu ışkı dalıp sularıma
Kulak vermedin adamakıllı meramıma, ah, neyleyim gayri. 

-susmaktan başka

Ulaş Yüksel \ Sitem

28 Ekim 2015 Çarşamba

Ruhun sevişmeye istekli bir kısrak
Ha çıktı bedeninden, ha çıkacak
Görüyoruz birbirimizi biliyorsun
Tenin ve etin ötesinde bir gözle çırılçıplak

Ve fakat bende anlamıyorum işte
Nedir bizi aşan bu çıldırtan cilve
İçten içe tüketen bu bulanık imge
Ellerini tutmanın, sonra dokunmanın
Sonra dokunmanında ötesinden sızan o ışık 
Kandilimizi söndürecek olan o çıldırtan nur 

Haydi gözlerimizi sürmeleyelim
Nasıl da  sardı hanemizi amber kokusu
Haydi, hırkamızı çıkaralım
Eli kulağındadır.bekleyelim

'Ulaş Yüksel
Şuurun birlikte, kalbin sevideyse eğer
En zenginisin tüm alemin arkadaş


 'Ulaş Yüksel
" Neşe bulaşıcıdır " demiş 
Kim demiş bilmem orasını
Fakat esaslı laf etmis hani
Neyse, bi'yol geçmeyelim bunları
Bir gamzesin ağzımın kenarında artık

Ulaş Yüksel
Hemen çıkmalıyım sokağından yahut,
vurulup düşmeliyim, vaciptir, boylu boyunca

Ve kim ölü diyebilir ki hem söylesene,
Katli aşk elinden olana..

'Ulaş Yüksel / Katli Vacip
Bana o günü anlat
Yaşamını değiştiren günü
İlk nereden yaralandın Eleni
Kanadığın yerlerden başla anlatmaya
Ve acının sırrındaki o ince varoluştan bahset

 'Ulaş Yüksel
Biriktirdigim tüm anıları  yığdım önüme  şimdi
Tek tek üfleyerek üzerini kaplayan duygu tozlarını
Yüklediğim anlamlardan soyarak birer ikişer
Yeniden diziyorum imdi gönül evimin tuğlalarını
Ve artık eminim buna Eleni
Çıkan onca yangın bu bağdan dermek içinmiş 
O kendine has, o en güzel gülleri...

 'Ulaş Yüksel
Sen benim en büyük kaybımsın
Yaramı tebessümle pansuman ettiğim 
Aklımda bitirdiğim, yüreğimden silemediğim..

 'Ulaş Yüksel

22 Ekim 2015 Perşembe

Özlemişim...
zaman üstü sesini

Ulaş Yüksel

21 Ekim 2015 Çarşamba

Sesin dalgalar misali döverken yüreğimin küpeştesini
Yırtılır gider içimde geçmişin tel örgüleri
Ben  ki bu dem ilklimini şaşırmış bir an yolcusu
Yahut sorularıni yitirmiş bir aşk sarhoşu
Dostum... yaz bu kelamımı aklının andacında bir yere
Insan ki; bir çift göz görmeye, zamanın evini viran eden
Sen sen ol yitirme o gözleri, sakın bırakma o elleri

Ulaş Yüksel
Yüreğime açılan 
bir pencere gülüşün

Ağzının küpeştesinde
Çiçeklenen bir türkü sevda

Ulaş Yüksel
Derin efkarı çöktü gecenin yine üstüme 
Olur bazan böyle demler.bu aralar sıkça
Onca neşenin içinde birden duruluverir insan
Nedendir anlayamazsın bi'türlü.çokça
Ve fakat bana öyle geliyor ki artık
sevilmek ihtiyacı hepten bu
Neyse...
koyarsak demogojiyi bir kenara imdilik;
Ne bastırıyoruz ama beee
Amma da  güçlüyüz he
Kuruyup giden kalplerimizle hani
kibirli birer tanrıyız her birimiz

Ulaş Yüksel
Bir tek suskuya
ve sevgiye yenik düştüm ben
Az şey mi Eleni
Anlamıyor musun sahiden
bu galibiyet değilde ne ?

 Ulaş Yüksel
Aklım aşağı ki korulukta her şeye rağmen
Tadı yok bu sonbaharın fakat
Hiç benzemiyor da önceki senelere
Yapraklar al al kızıl kan
Ne sarısı sarı ne kahvesi kahve

Niçin düşer dalından 
Vurulup toprağa onca can
Kirli bir mevsimin kurbanı bu kez tabiat
Niçin ağlar ağaç gövdesinden kopup giden
Pisi pisine nice ayrılık, nice ölüm 
Zemheri şu, kızıl kar, erkenden gelen.

Ulaş Yüksel
Kendine bile itiraf etmeye korktuğun
Bütün zayıflıklarını
Ayı  da şahit tutarak sıraladınya bu gece bir bir
Sadece bu yüzden sevseydim keşke  
gül rengi şarabı

Ve varsın sahoş desinler bize ne çıkar
Kendileriyle yüzleşmeye korkan kalabalıklar 
Perdelerin ardında o laf ebesi güruh
Ezber ettikleri bir inancın esiri
Ne varsa şu hayatta guzel. haram!

Dokundukça ışıldayan tenin,
Dudakların nerde Eleni
Öptükçe uyandıran derin uykulardan
Ellerin,  martı ellerin...

Biz ki, o narda, nuru görmüşüz
Ko, bu sır kalbimize mezar olsun
Anlatmaya çalışmak zaman kaybı
Varsın bilmesin kimseler.

Ulaş Yüksel

13 Ekim 2015 Salı

Artık duramam Eleni 
Böyle dövüyorken iç sesim döşümü
Ölürüm yazmasam 
pek ala biliyorsun bunu.

Hem değil mi ki nimete nankörlük bu
Kesilmez mi şiirler okumasam 
Derin orman gözlerine, 
Saçlarına omuz başlarından çağlayan,
Ellerine Eleni, 
martı ellerine, denizler icat eden
Kesilmez mi sus pus olsam 
bu kutlu nimetin ardı arkası.

Sen,
iyisimi bir dolma kalem al bana, 
Sarı saçlı mısraların başını okşarız çıkarsak yaza
Gel, gecenin rahminde şiir dölleyelim biz yine
Şurda Kasım'a ne kaldı
Birde ucuz şarap açtık mı
deyme gitsin keyfimize

Ulaş Yüksel
Kadim bir dosttur gece bize
Şiir yüzümüzü ağartan ay

İşten saymaz bir çoğunuz
Meslek değildir de zaten 
aşkın bulaştığı hiç, bir, iş.

Ateş böcekleri uçururuz 
yazdıkça  yarılan sadrımızdan harf harf

Biz ki dışardan değil içerden gıdalananlarız 
Ondandır ışık saçar hep parlak alınlarımız

Artık tasalanma benim için
Bir düşün hem, az sey mi bu ?
Aç kalmaz hiç bir gün bizim ruhumuz

Ulaş Yüksel