hangi terazinin şakülü şaşmamış
hangi çağda ölüm duvarını aşmamış
sevmeyen kalpler kurumuş
yaşamın tadına varmamış
Aşk pintisi, sevi varyemezi !
sev be adam sev
alınıp satılmaz bu cevher
bedava sevmek bedava
geberinceye kadar sev
Ulaş Yüksel
1 Haziran 2016 Çarşamba
Senin kutsalın
benim ruhumda
onulmaz bir yara açıyor
bağışlamamayı, derken;
ucu kendime kıvrılan
anarşik bir affedişi
kazıyor zihnime,
Ilık sularımda
arınıyorum
ve ben işte
O
kesiğin rahminden
doğuyorum
kırmızı bir karanfil gibi
hüznümtrak
kokular saçarak
-bu kaçıncı ölüm
Ellerin Eleni
karanfile deymesin hele
sakın koklama sakın
kırmızının belleği ki o;
kanatır kadim yarayı
Ulaş Yüksel
benim ruhumda
onulmaz bir yara açıyor
bağışlamamayı, derken;
ucu kendime kıvrılan
anarşik bir affedişi
kazıyor zihnime,
Ilık sularımda
arınıyorum
ve ben işte
O
kesiğin rahminden
doğuyorum
kırmızı bir karanfil gibi
hüznümtrak
kokular saçarak
-bu kaçıncı ölüm
Ellerin Eleni
karanfile deymesin hele
sakın koklama sakın
kırmızının belleği ki o;
kanatır kadim yarayı
Ulaş Yüksel
şimdi göz kenarlarımda bir kaç çizgi,
çırılçıplak, boylu boyunca uzanmış
alnımın cumbasında bir çift çatıkkaş
hiçbir şey kalmadı güzel hatırlanacak
senden bana gülümseyen hiçbir şey
anılardan acılar yontuyorum işte bak
tek yaptığım iş bu aylardır
sahi okuyor musun zaman zaman
kara kalem çalıp karaladıklarımı evet
eminim okuyorsun nefretini bileyleyerek
en büyük talihsizliğim
tertemiz dogduğum o kentte kirlenmek
ve en büyük talihim yine bu olsa gerek
doğmak o balçığın içinden
otuz yedisinde bu kez acının rahminden
kendimi yeniden var ederek
sağol canımın içi ellerine sağlık
nasıl da yoğurdun
ko efsaneyi bir kenara;
kaburga kemiğiymiş Adem'in Havva
yalan vallahi yalan, beni sen doğurdun
Ulaş Yüksel
çırılçıplak, boylu boyunca uzanmış
alnımın cumbasında bir çift çatıkkaş
hiçbir şey kalmadı güzel hatırlanacak
senden bana gülümseyen hiçbir şey
anılardan acılar yontuyorum işte bak
tek yaptığım iş bu aylardır
sahi okuyor musun zaman zaman
kara kalem çalıp karaladıklarımı evet
eminim okuyorsun nefretini bileyleyerek
en büyük talihsizliğim
tertemiz dogduğum o kentte kirlenmek
ve en büyük talihim yine bu olsa gerek
doğmak o balçığın içinden
otuz yedisinde bu kez acının rahminden
kendimi yeniden var ederek
sağol canımın içi ellerine sağlık
nasıl da yoğurdun
ko efsaneyi bir kenara;
kaburga kemiğiymiş Adem'in Havva
yalan vallahi yalan, beni sen doğurdun
Ulaş Yüksel
31 Mayıs 2016 Salı
- Yalnızca Çocuklar Girebilir Tanrının Krallığı'na ...
Bir kulağından girer diğerinden çıkar tüm söylediklerin
önce parkta kardan adam yapılacak !
bu her şeyden mühim.
Sonra konuşulur belki bir ara vakit bulunursa oyundan
hayatın gerçekleri diyerek inandığımız onca zırvadan
Akşama kestane, patlamış mısır, uykudan evvel masallar
dinlemeye vakit yoktur yine düşer gözkapakları.ağır
Kaptırırken kendini o büyülü masala,
kapanırken gözleri gecenin huzur veren dinginliğinde
dalar saf bir düşün içene kadife kanatlı bir baykuşun koynunda
Dünyanın en masum, en temiz canlısıdır çocuklar
hiç deneme bile bence, onlara bir şeyler anlatmayı
bulaştırma ellerinin kirini, o tertemiz hazineye
Yaslan arkana ve seyret onları olduğu gibi
belkide bizim öğreneceklerimiz var onlardan,
onlardan daha çok onlardan ...
Bir fırıldağın ıslığı çalınıyor şimdi kulaklarıma
bilyelerim duruyor mu aceba tavan arasında
Hangi mısranın aralığında kaybettim büyük hazinemi
ne ara büyüdü ellerim bu kadar çabuk.bulamıyorum
Adım adım yaklaşıyorum fakat Tanrı'nın Krallığı'na
seyrettikçe onları, bir ırmağı seyreder gibi
yıkıyorum ellerimi çocukluk anılarımla
yıkıyorum ellerimi çocukluk anılarımla
yıkanıyor yüreğim ılık ılık sıcacık gülüşleriyle kafamın içi.
Ulaş YÜKSEL
Bölüm : Olduran Sükût / 2012 /
Yalnızca Çocuklar Girebilir Tanrının Krallığı'na.../
ALİ İSMAİL KORKMAZ
Vuruldu karafilin boynu
Na şuramda...
henüz baş vermişken daha
daha bir acı kokuyor sanki bu yaz bütün çiçekler
on yıllardır baharın uğramadığı yurdumda
koklamak gelmiyor içimden
genzimde bir yumruk oluyor
açıyor haklı küfrünü patlatarak
kan kırmızı ağzımdan derken
bu zulme, bu kahbe düzene
yakışmıyor
insanın ağzına küfür bilirim
- ya eline kan !
Ali... kardeşim
annem bilirim anneni
kaçamıyorum
olmuyor bir türlü
acına ortak olmaktan
alamıyorum kendimi
Ve seninle bileyliyorum imdi
hay van yanımı
seninle biliyorum,
Ethem'le, Abdullah'la
bu kutsal beraberlikle
in - san - lığımı
Ali'm...
kardeşim
rahat uyu
şad ol,
elbet ezilecek
elbet
o akrebin başı !
Ulaş Yüksel / AKrePin Başı
Vuruldu karafilin boynu
Na şuramda...
henüz baş vermişken daha
daha bir acı kokuyor sanki bu yaz bütün çiçekler
on yıllardır baharın uğramadığı yurdumda
koklamak gelmiyor içimden
genzimde bir yumruk oluyor
açıyor haklı küfrünü patlatarak
kan kırmızı ağzımdan derken
bu zulme, bu kahbe düzene
yakışmıyor
insanın ağzına küfür bilirim
- ya eline kan !
Ali... kardeşim
annem bilirim anneni
kaçamıyorum
olmuyor bir türlü
acına ortak olmaktan
alamıyorum kendimi
Ve seninle bileyliyorum imdi
hay van yanımı
seninle biliyorum,
Ethem'le, Abdullah'la
bu kutsal beraberlikle
in - san - lığımı
Ali'm...
kardeşim
rahat uyu
şad ol,
elbet ezilecek
elbet
o akrebin başı !
Ulaş Yüksel / AKrePin Başı
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Gözlerinde ne var biliyor musun
Acının ve hüznün o muhteşem tebessümü
Evet, sadece bunun için sevebilirim seni
Gülüşüne kıvrılıp yatmış keder ah !
bin yıllık derin uykularda miskin
Ve sen gülmesen bir gün, uyanır da o dev
Yalımlar saçarak ağar, ağır iniltisi tutuşturur felekleri
Haydi öp ağzımdan artık durma, beni
Ancak bir aşk dönüştürür, bir cüceye o devi
Ulaş Yüksel
Acının ve hüznün o muhteşem tebessümü
Evet, sadece bunun için sevebilirim seni
Gülüşüne kıvrılıp yatmış keder ah !
bin yıllık derin uykularda miskin
Ve sen gülmesen bir gün, uyanır da o dev
Yalımlar saçarak ağar, ağır iniltisi tutuşturur felekleri
Haydi öp ağzımdan artık durma, beni
Ancak bir aşk dönüştürür, bir cüceye o devi
Ulaş Yüksel
Arpanın ve üzümün aynasında kendi yüzümü gördüğümden beri
Musanın asası yitirdi büyüsünü kızıl deniz roz (rose) derya
Bu umman olmasa ne ki ol asanın gücü
Feryad figan fravun içimde bi telaş gayri
Benim sularım dingin yeminliyim
Çekmem ol kadehten elimi
Sana haram içtikte ayarım bana yok sorgu suali
Sana zehir bana panzehir-sövme artık Kasım
Eri susturur bu meret, etme! azdırır iti...
uLÂs..
Musanın asası yitirdi büyüsünü kızıl deniz roz (rose) derya
Bu umman olmasa ne ki ol asanın gücü
Feryad figan fravun içimde bi telaş gayri
Benim sularım dingin yeminliyim
Çekmem ol kadehten elimi
Sana haram içtikte ayarım bana yok sorgu suali
Sana zehir bana panzehir-sövme artık Kasım
Eri susturur bu meret, etme! azdırır iti...
uLÂs..
26 Mayıs 2016 Perşembe
"Ben çıplacık ayaklarımla" dedi kadın
Mavi murekkep sularına indim öylece üryan
Kendi yansımamı gördüm de andacının aynasında
Kendi sesime vuruldum, boğuldum, can verdim
Kurutulmuş esmer kanatlı bir kelebeğim
Harf harf harcadın satır aralarında beni şair
O gizemli karanlık tuzaklarına nasılda atıldım umarsız
Ve aslımda ben kendime aşık, pervane kendime, kendime deli
Meraktan soruyorum...
Sen bu ateşi bu ummanda yakmayı böyle nasıl becerdin
Ey maharetli avcu ah.. şiir okun onulmaz yaralar açtı
Karanlığında yitip yok olan o gece kelebeği işte ben
Ve gecenin sabahı öptüğü yerde, ağların yırtıldığı
Ne sen ne ben, günün güneşin türküler çığırdığı ince çizgide
Bizi gördüm şair anlıyor musun biz'i... kendini bi'şey sanma
Sen kalemdin ben harf... Nakkaş mı ?
O yoktu ortalıkta, hiç olmadı da zaten.
uLÂs Yüksel
Mavi murekkep sularına indim öylece üryan
Kendi yansımamı gördüm de andacının aynasında
Kendi sesime vuruldum, boğuldum, can verdim
Kurutulmuş esmer kanatlı bir kelebeğim
Harf harf harcadın satır aralarında beni şair
O gizemli karanlık tuzaklarına nasılda atıldım umarsız
Ve aslımda ben kendime aşık, pervane kendime, kendime deli
Meraktan soruyorum...
Sen bu ateşi bu ummanda yakmayı böyle nasıl becerdin
Ey maharetli avcu ah.. şiir okun onulmaz yaralar açtı
Karanlığında yitip yok olan o gece kelebeği işte ben
Ve gecenin sabahı öptüğü yerde, ağların yırtıldığı
Ne sen ne ben, günün güneşin türküler çığırdığı ince çizgide
Bizi gördüm şair anlıyor musun biz'i... kendini bi'şey sanma
Sen kalemdin ben harf... Nakkaş mı ?
O yoktu ortalıkta, hiç olmadı da zaten.
uLÂs Yüksel
En çok da sevdiklerimi yerden yere vururum
En çok da onları kırarım ben
Çünkü kırıldıkları yerden,
daha sağlam ayağa kalkar onlar
Hiç bitmeyen bencilliklerim...
bilinçli bencilliklerim !!!
Ve adım nelere çıkmaz ki...
varsın çıksın ko, mühim değil
Dertleri dillere düşmesin tek ki
Usta şifacıyım
yarayı sır ederim ben
Daha
bir daha
yaralanmasın tek ki onlar isterim.
Ulaş Yüksel
En çok da onları kırarım ben
Çünkü kırıldıkları yerden,
daha sağlam ayağa kalkar onlar
Hiç bitmeyen bencilliklerim...
bilinçli bencilliklerim !!!
Ve adım nelere çıkmaz ki...
varsın çıksın ko, mühim değil
Dertleri dillere düşmesin tek ki
Usta şifacıyım
yarayı sır ederim ben
Daha
bir daha
yaralanmasın tek ki onlar isterim.
Ulaş Yüksel
23 Mayıs 2016 Pazartesi
Baktın ki vazgeçemiyor insanlar
O plastik oyuncaklarından, sen vazgeç
Ağır ağır zehirler çünkü ruhunu zamanla
Ne olduğunu anlamazsın bile
Ve bir anda uyandın uyandın
Sittin sene haberin olmaz ya deyse
Ne sinsi hastalıktır zira
şu alışmak denen illet
Kur terazini
ve akıllıca tart imdi
Haksızlık etme artık kendine
Varsın oyun bozan desinler ardından
Ulaş Yüksel / Kendime Nasihat
O plastik oyuncaklarından, sen vazgeç
Ağır ağır zehirler çünkü ruhunu zamanla
Ne olduğunu anlamazsın bile
Ve bir anda uyandın uyandın
Sittin sene haberin olmaz ya deyse
Ne sinsi hastalıktır zira
şu alışmak denen illet
Kur terazini
ve akıllıca tart imdi
Haksızlık etme artık kendine
Varsın oyun bozan desinler ardından
Ulaş Yüksel / Kendime Nasihat
21 Mayıs 2016 Cumartesi
Kaç Yusuf düşmez ki o gamzeye
Sen kur tuzaklarını... acele et !
av olmaya dünden razıyım ben
Benim de gömleğimin hem,
önden yırtılmışlığı var hani
kaç... kez ?
Ve şu zindanda imdi
ağzımın kenarında asılı bir kandil neşem
Başka da kandil tanımam hani
Işığı takip et yankılanan,
Ve ne olur çabuk gel bekletme
düzen tutmaz fitilim.
Ulaş Yüksel
00:19
Sen kur tuzaklarını... acele et !
av olmaya dünden razıyım ben
Benim de gömleğimin hem,
önden yırtılmışlığı var hani
kaç... kez ?
Ve şu zindanda imdi
ağzımın kenarında asılı bir kandil neşem
Başka da kandil tanımam hani
Işığı takip et yankılanan,
Ve ne olur çabuk gel bekletme
düzen tutmaz fitilim.
Ulaş Yüksel
00:19
Uzun uzun seyrettim geçen akşam
Öğretmenler Parkı'nda kıvırcık saçlı bir kadını
Yivli yatağıdan fırlayan bir kurşun gibi
döne döne saplandı yine yüreğime bir şeyler
Sürmeli diyorum
Bütün kıvırcık saçlı kadınları bu ülkeden
Yahut sürgüne gitmeli bizatihi
tüm kıvırcık saçlı kadınları bırakarak geride
- ve her kadın birazdan fazlaca kıvırcık bu günlerde !
Ah! sorma, karmakarışığım yine
Gitmekle gitmiş olunur mu sanki
silinir mi yaşananlar öyle hemen
Benimki de laf işte. peh...
Zaman eleği ey !
Kısa tut, uzun sürmesin bu kelli
Hoş bir hatıra kalsa yeter kalbur üstü
Çarçabuk ele acımı, savur gitsin yele..
Ulaş Yüksel
Öğretmenler Parkı'nda kıvırcık saçlı bir kadını
Yivli yatağıdan fırlayan bir kurşun gibi
döne döne saplandı yine yüreğime bir şeyler
Sürmeli diyorum
Bütün kıvırcık saçlı kadınları bu ülkeden
Yahut sürgüne gitmeli bizatihi
tüm kıvırcık saçlı kadınları bırakarak geride
- ve her kadın birazdan fazlaca kıvırcık bu günlerde !
Ah! sorma, karmakarışığım yine
Gitmekle gitmiş olunur mu sanki
silinir mi yaşananlar öyle hemen
Benimki de laf işte. peh...
Zaman eleği ey !
Kısa tut, uzun sürmesin bu kelli
Hoş bir hatıra kalsa yeter kalbur üstü
Çarçabuk ele acımı, savur gitsin yele..
Ulaş Yüksel
20 Mayıs 2016 Cuma
17 Mayıs 2016 Salı
İlk çekirge ıslığını işittim demin
Bana ne senin aldığın arabadan
Kavağın ve rüzgarın türküsünü dinliyorum
Yemyeşil...
Sancaklarıyla içime iniyor bahar
Derken anlık bir cezbeyle
Kayalığın tepesinde alıyorum soluğu
Bütün düğmelerini gömleğimin bir bir
Nasıl da esiyor rüzgar
Ürkek bir Ceren sanki koynuma sokulan
Dokumanın sırrını fısıldıyor tenime
Şu gezdiğim yolun gecesi de başka güzel hani
Bir gelseydin bir görseydin sende keşke
Vadi boyunca cilveleşen gece bülbüllerini
Bülbüle de benzemiyormuş aslında Kemal söyledi
Kuşçu Kemal canım
Merakından uyuyamamış aramış bulmuş
Sığırcığa benzer benekli bir kuş diyor
Aman neyse ne
Gel... Gel oturalım
Çok konuştuk, susalım biraz
Ulaş Yüksel
Bana ne senin aldığın arabadan
Kavağın ve rüzgarın türküsünü dinliyorum
Yemyeşil...
Sancaklarıyla içime iniyor bahar
Derken anlık bir cezbeyle
Kayalığın tepesinde alıyorum soluğu
Bütün düğmelerini gömleğimin bir bir
Nasıl da esiyor rüzgar
Ürkek bir Ceren sanki koynuma sokulan
Dokumanın sırrını fısıldıyor tenime
Şu gezdiğim yolun gecesi de başka güzel hani
Bir gelseydin bir görseydin sende keşke
Vadi boyunca cilveleşen gece bülbüllerini
Bülbüle de benzemiyormuş aslında Kemal söyledi
Kuşçu Kemal canım
Merakından uyuyamamış aramış bulmuş
Sığırcığa benzer benekli bir kuş diyor
Aman neyse ne
Gel... Gel oturalım
Çok konuştuk, susalım biraz
Ulaş Yüksel
16 Mayıs 2016 Pazartesi
Biraz annedir her şair. Okuduğu bir şiir, bir öykü, bir iki satır yazı bazen, dokunmuşsa yüreğinde bir yere muhakkak döl tutmuş demektir daha o anda hem evet.
Kimi zaman o gün içerisinde hatta o anda, kimi zaman haftalar, kimi zaman aylar, içerisinde doğurur yeni bir oğul, güzel bi kızçe. Dokunmussa tesir etmişse o noktaya erken yahut tam da vaktinde ama illa ki doğurur.
Anadır ilk mısra
ilk tohum
Andacımın rahmin
döl tutan
Ve ansızın göverir de
meyvaya döner dize
domur domur şiire durur
Misk-i amber
karıştırsan sayflarını
avluda akasya
Dalda meczup bülbül
Ulaş Yüksel
Kimi zaman o gün içerisinde hatta o anda, kimi zaman haftalar, kimi zaman aylar, içerisinde doğurur yeni bir oğul, güzel bi kızçe. Dokunmussa tesir etmişse o noktaya erken yahut tam da vaktinde ama illa ki doğurur.
Anadır ilk mısra
ilk tohum
Andacımın rahmin
döl tutan
Ve ansızın göverir de
meyvaya döner dize
domur domur şiire durur
Misk-i amber
karıştırsan sayflarını
avluda akasya
Dalda meczup bülbül
Ulaş Yüksel
15 Mayıs 2016 Pazar
14 Mayıs 2016 Cumartesi
Y O R U L D U M...
Dedikodu yapmaktan ve dinlemekten
Hor hakir görmekten milleti küçümsemekten
Alttan alttan " bak işte biz onlar gibi değiliz " anlamına gelen,
İliklerimize kadar işlemiş bu sinsi gururdan
birbirimizi pohpohlayıp kibrimizi bileylemekten
Abuk subuk faydasız işler,
bombok mevzular üzerine güya sohbet etmekten
Ve ne acıdır ki bunun adına dostluk deyip kendimizi kandırmaktan
En kıymetli hazinemiz olan günü ve onca geceyi piç etmekten
yani o zaman cevherini katlederek, an'a ihanet etmekten
Nimete nankör olmaktan, hayınlıktan !
Artık bensiz yüzsün bu gemi eeey ahali
Böyle bir yolculuk istemiyorum ben bundan kelli
Varsın karanlığın sularında kalayım o nurâni yalnızlığımla
Yoruldum ben.. çok yorudum Eleni !
Ulaş Yüksel
Dedikodu yapmaktan ve dinlemekten
Hor hakir görmekten milleti küçümsemekten
Alttan alttan " bak işte biz onlar gibi değiliz " anlamına gelen,
İliklerimize kadar işlemiş bu sinsi gururdan
birbirimizi pohpohlayıp kibrimizi bileylemekten
Abuk subuk faydasız işler,
bombok mevzular üzerine güya sohbet etmekten
Ve ne acıdır ki bunun adına dostluk deyip kendimizi kandırmaktan
En kıymetli hazinemiz olan günü ve onca geceyi piç etmekten
yani o zaman cevherini katlederek, an'a ihanet etmekten
Nimete nankör olmaktan, hayınlıktan !
Artık bensiz yüzsün bu gemi eeey ahali
Böyle bir yolculuk istemiyorum ben bundan kelli
Varsın karanlığın sularında kalayım o nurâni yalnızlığımla
Yoruldum ben.. çok yorudum Eleni !
Ulaş Yüksel
Yakıyor sokakları siren sesleri
Vurulup düşmüş mahalleme bir gınalı guzu
Ağlamayacağım şehidim, mehmedimm
İçime içime aksın varsın bu acım
Düğün dernek kurmuş umursuzlar
evleniyormuş Sümmüş'ü bugün
Ol saraydan öyle bir çıksın ki gözyaşım
Kalmasın mahşere, tez zamanda ahım
Ulaş Yüksel / Âh !
Şad-ı revan ruhun handan olsun Mehmedim..
Vurulup düşmüş mahalleme bir gınalı guzu
Ağlamayacağım şehidim, mehmedimm
İçime içime aksın varsın bu acım
Düğün dernek kurmuş umursuzlar
evleniyormuş Sümmüş'ü bugün
Ol saraydan öyle bir çıksın ki gözyaşım
Kalmasın mahşere, tez zamanda ahım
Ulaş Yüksel / Âh !
Şad-ı revan ruhun handan olsun Mehmedim..
Seçkin bir şiir gibisin, bense dizelerinin şerbetine düşmüş,
her seferinde katmerlenen ölümün hazzı ile cân bulan o arı
Ta ki kendi damağımda, kendi dimağımda buluncaya sürer
İçmelere doymam, kanmam bir türlü kandırmağa kendimi
Ölüm ve hayat kadehi elimde boşalır dolar daima ey!
Sır mı, peh... o, koca bir yalan.
Ulaş Yüksel
her seferinde katmerlenen ölümün hazzı ile cân bulan o arı
Ta ki kendi damağımda, kendi dimağımda buluncaya sürer
İçmelere doymam, kanmam bir türlü kandırmağa kendimi
Ölüm ve hayat kadehi elimde boşalır dolar daima ey!
Sır mı, peh... o, koca bir yalan.
Ulaş Yüksel
10 Mayıs 2016 Salı
Ne kadar çok acı birikmiş andacımda
Damıtsam rakı olur, bir fasıla uğrar yolu
Yırtsam yırtsam atsam ateşe saifeleri
İçime garip bir akşam iner
Toprağımda bir hüzün devinir
Sonra tüm bu kederin tavında iki mısra
" sadece seviyorum işte
düşlemeden sevilmek mucizesini "
Nasıl da yeşillenir ellerim o dem
Dağılır karanlık, gün olur gecem.
Ulaş Yüksel
Damıtsam rakı olur, bir fasıla uğrar yolu
Yırtsam yırtsam atsam ateşe saifeleri
İçime garip bir akşam iner
Toprağımda bir hüzün devinir
Sonra tüm bu kederin tavında iki mısra
" sadece seviyorum işte
düşlemeden sevilmek mucizesini "
Nasıl da yeşillenir ellerim o dem
Dağılır karanlık, gün olur gecem.
Ulaş Yüksel
8 Mayıs 2016 Pazar
7 Mayıs 2016 Cumartesi
4 Mayıs 2016 Çarşamba
3 Mayıs 2016 Salı
tam o cumbalı evin altında dün gece
hani o Kayabaşı çatalından az ötede
birdenbire asırlık bir ıslık ağzımda,
kendini yakıyor
bir Selanik türküsü göynümde
yağmur atıştırmış
toprak kokusu siniyor tenime.sinsin
hafif hafif işliyor işte
meltem esrikliğinde
iliklerime varıncaya
ve şehrin kalbi bana göre
bu muhacir mahallesi
yıkılması gereken rant sahası sence
ah !... ya sonra
- ruhsuz cesetler kenti sonrası.
Ulaş Yüksel
Kayabaşı: Niğde'de hakim bir tepede bulunan muhacir mahallesi.
hani o Kayabaşı çatalından az ötede
birdenbire asırlık bir ıslık ağzımda,
kendini yakıyor
bir Selanik türküsü göynümde
yağmur atıştırmış
toprak kokusu siniyor tenime.sinsin
hafif hafif işliyor işte
meltem esrikliğinde
iliklerime varıncaya
ve şehrin kalbi bana göre
bu muhacir mahallesi
yıkılması gereken rant sahası sence
ah !... ya sonra
- ruhsuz cesetler kenti sonrası.
Ulaş Yüksel
Kayabaşı: Niğde'de hakim bir tepede bulunan muhacir mahallesi.
2 Mayıs 2016 Pazartesi
Üç derin nefesten sonra
gerinerek doğrulup diktim gözlerimi
ufuğun son çizgisi göğün yeri öptüğü
boylubuyunca uzanıp giden şu Toros'lara
menevişlenen ışıkları ile Tyana'ya
Hüküm sürdüğü Apollon'un
Kemerhisar'a
Şarabın oğlu Apollon ey !
ve yine ağarken ellerim göğe
yarin aksi düşmüş ovadaki göle
Hiç yitirmek istemiyorum bu anı
işte bu serveti, hayatın en güzel yanı
Nereye baksam aşk,nereye baksam sevda
bakmasam ah ! kapasam gözlerimi.
Ulaş YÜKSEL / 08.08.2007
Niğde'ye (Nahita'ya) Dair
gerinerek doğrulup diktim gözlerimi
ufuğun son çizgisi göğün yeri öptüğü
boylubuyunca uzanıp giden şu Toros'lara
menevişlenen ışıkları ile Tyana'ya
Hüküm sürdüğü Apollon'un
Kemerhisar'a
Şarabın oğlu Apollon ey !
ve yine ağarken ellerim göğe
yarin aksi düşmüş ovadaki göle
Hiç yitirmek istemiyorum bu anı
işte bu serveti, hayatın en güzel yanı
Nereye baksam aşk,nereye baksam sevda
bakmasam ah ! kapasam gözlerimi.
Ulaş YÜKSEL / 08.08.2007
Niğde'ye (Nahita'ya) Dair
TYANA
T an yerleri ağarır,
Y anar üzümün yüzünde güneş
A kar kemerlerden menevişlenir su
N arası gelir bin yıllık bir mesefeden Apollon'un
A l alma sallanır dalda ya Havva anam nerde
T oprak sil baştan doğurur
Y eşerir bağrından şarap sancısı dağ taş inletir
A nda alem kırmızıya boyanır
N e yemek, ne içmek şimdi
A şktır aynasında gönlümün ışır
BU ASIRLIK MEDENIYET !
Ulaş YÜKSEL
(Kemer Festivali için karaladığım bir akrostiş)
Y anar üzümün yüzünde güneş
A kar kemerlerden menevişlenir su
N arası gelir bin yıllık bir mesefeden Apollon'un
A l alma sallanır dalda ya Havva anam nerde
T oprak sil baştan doğurur
Y eşerir bağrından şarap sancısı dağ taş inletir
A nda alem kırmızıya boyanır
N e yemek, ne içmek şimdi
A şktır aynasında gönlümün ışır
BU ASIRLIK MEDENIYET !
Ulaş YÜKSEL
(Kemer Festivali için karaladığım bir akrostiş)
30 Nisan 2016 Cumartesi
Bir şiir okumağa kalksan
herkes gözlerini kaçırır
Bir türkü, bir fasıl mırıldansan
Anında of pof arabeske ayarlı kafalar
Ama nedense hep dinlenilmek isterler
Dedikodudur meslekleri öyle ya;
Kim satacak arkadaşlarının sırlarını
Vurdulu kırdılı şiddet dolu filmlerdir
Mafyavari ucuz tiplerdir idolleri
Ne içlerindeki insandan haberleri olur
Ne ruhunu besleyecek şunca nimetten
Kör gelir şu aleme yine kör doğarlar ötelere
Uzun lafın kısası tahammül kalmadı
Terk-i diyar eylemeli gönlüm ilk fırsatta
Çekilmez oldu, durulmaz artık buralarda
Ulaş Yüksel
herkes gözlerini kaçırır
Bir türkü, bir fasıl mırıldansan
Anında of pof arabeske ayarlı kafalar
Ama nedense hep dinlenilmek isterler
Dedikodudur meslekleri öyle ya;
Kim satacak arkadaşlarının sırlarını
Vurdulu kırdılı şiddet dolu filmlerdir
Mafyavari ucuz tiplerdir idolleri
Ne içlerindeki insandan haberleri olur
Ne ruhunu besleyecek şunca nimetten
Kör gelir şu aleme yine kör doğarlar ötelere
Uzun lafın kısası tahammül kalmadı
Terk-i diyar eylemeli gönlüm ilk fırsatta
Çekilmez oldu, durulmaz artık buralarda
Ulaş Yüksel
29 Nisan 2016 Cuma
Yar bana kapısını açmış
Gün olmus başıma kakmış
Ya kapısız kilitsiz imdi viran
Şol gönül evime n'olmuş
Kadın nedir bilmezken
yüreğime aşkı düşmüş
Ne akıl komuş ne fikir
dünyaya düşman etmiş
Ne dost kalmış yöremde
yamacımda ne arkadaş
Aşk koruyla gözlerimi
daglamış da kör etmiş
Felek yine sevdik diye
bizi suçlu ilan eylemiş
Adım sinsiye, nanköre
Arsıza ahmağa çıkmış
Gün olmus başıma kakmış
Ya kapısız kilitsiz imdi viran
Şol gönül evime n'olmuş
Kadın nedir bilmezken
yüreğime aşkı düşmüş
Ne akıl komuş ne fikir
dünyaya düşman etmiş
Ne dost kalmış yöremde
yamacımda ne arkadaş
Aşk koruyla gözlerimi
daglamış da kör etmiş
Felek yine sevdik diye
bizi suçlu ilan eylemiş
Adım sinsiye, nanköre
Arsıza ahmağa çıkmış
28 Nisan 2016 Perşembe
Bende bilmiyordum
bu kadar ince düşündüğümü
Ne çok incinmişim içten içe oysa heyhat
Kendi yüzüme yabancıymışım onca yıl
En ince yanlarımı, sırlamışım, kaba bir işçilikle
Giyinip o neşe zırhını savmışım hep gam oklarını
Acıyı bal eylemişim yani, acemi bir ustalıkla
İçimde büyüttüğüm o ağaç simdi karşı konulamaz
Yırtıp attı adeta güne perde o sahte zarı
Çatlattı taşı göğe ağdı elleri ki
Bir bir dağılıyor artık
tüm o gölgeler
Ulaş Yüksel
bu kadar ince düşündüğümü
Ne çok incinmişim içten içe oysa heyhat
Kendi yüzüme yabancıymışım onca yıl
En ince yanlarımı, sırlamışım, kaba bir işçilikle
Giyinip o neşe zırhını savmışım hep gam oklarını
Acıyı bal eylemişim yani, acemi bir ustalıkla
İçimde büyüttüğüm o ağaç simdi karşı konulamaz
Yırtıp attı adeta güne perde o sahte zarı
Çatlattı taşı göğe ağdı elleri ki
Bir bir dağılıyor artık
tüm o gölgeler
Ulaş Yüksel
27 Nisan 2016 Çarşamba
26 Nisan 2016 Salı
Ve sustukça ben, hele şu sıralar sen
Bütün kalabalığıyla ağız dolusu,
Dize dize gelir üstüme şiir
Ne dayaklar yemişliğim var iki mısra arası
Evet, ustayımdır saklamakta gerçeği fakat
Bir tek andacımdan kaçıradım gözlerimi
Velhasıl kelam uzatmağa gerek yok
Bir beyaz sayfa ol canımı ye
Ders çıkar, ibret al şu suskudan sende
Ulaş Yüksel
Bütün kalabalığıyla ağız dolusu,
Dize dize gelir üstüme şiir
Ne dayaklar yemişliğim var iki mısra arası
Evet, ustayımdır saklamakta gerçeği fakat
Bir tek andacımdan kaçıradım gözlerimi
Velhasıl kelam uzatmağa gerek yok
Bir beyaz sayfa ol canımı ye
Ders çıkar, ibret al şu suskudan sende
Ulaş Yüksel
Bir şiire kurban etti sevdiğini
Ölümsüz kıldı andacında fakat
Bir damla mürekkep pıhtısından
Yarattı noktadan başlayarak
Aşk değildi pişiren
Daha çok ayrılık acısı
Ah şu başımıza gelen işler
Ataşa bağımlı kalpler mezarlığı
Tanrının vücudunda Kocaman
Onulmaz ve tatlı bir yara şu insan
Ulaş Yüksel /1453
Ölümsüz kıldı andacında fakat
Bir damla mürekkep pıhtısından
Yarattı noktadan başlayarak
Aşk değildi pişiren
Daha çok ayrılık acısı
Ah şu başımıza gelen işler
Ataşa bağımlı kalpler mezarlığı
Tanrının vücudunda Kocaman
Onulmaz ve tatlı bir yara şu insan
Ulaş Yüksel /1453
25 Nisan 2016 Pazartesi
Gidiyorum ben
Yürüyecem biraz
müdürün evinin altında
Hani o kendimi
bir bulup bir yitirdiğim yolda
Iki el de ateş ederim belki
Yansın Kayaardı
Yankılansın koyaklar
hakkani öfkem...
Ilgisiz bırakmaya gelmiyor canımın içi
Ancak sevginin simyasında dönüşüyor
Gidiyorum ben bilirsin ustayım bu işte
Hüznümü sevmeye...
İyi geceler Eleni
Kal sağlıcakla
Ulaş Yüksel
Yürüyecem biraz
müdürün evinin altında
Hani o kendimi
bir bulup bir yitirdiğim yolda
Iki el de ateş ederim belki
Yansın Kayaardı
Yankılansın koyaklar
hakkani öfkem...
Ilgisiz bırakmaya gelmiyor canımın içi
Ancak sevginin simyasında dönüşüyor
Gidiyorum ben bilirsin ustayım bu işte
Hüznümü sevmeye...
İyi geceler Eleni
Kal sağlıcakla
Ulaş Yüksel
Sarhoş diyor
Kominist işte ne olacak
Bıyıkları ağzına dolmuş
Bunların alayı ayyaş
Hor hakir görüp tepeden bakıyor
Türlü küfürler peşisıra
Nasılda ezber etmiş mubarek
Sanarsın sure okuyor
Neyse bi'yol geçmeyelim bunları
Gelelim asıl meseleye imdi azizim
Bizimkisi diyorum, üzüm sarhosluğu hani
Sabaha geçer ki, bak geçti bile
Kimbilir ne derdimiz var hem
Bir sorsaydın keşke
Amma sen gönül yıktın
Yani devirdin kabeyi bir sözünle
Şimdi, de hele hacı emmi
Bizimkisi geçti gitti ya
senin bu onulmaz sarhoşluğun ne olacak
Var kendi haline yan
Yaş ermiş kemale,
Ak sakal, badem bıyık ey !
Toprağa bakıyor bir gözün
Vazgeç artık milletin işine çomak sokmaktan
Gönüller yapmağa bak !
Mamur etmeğe, tamir etmeğe.
Ulaş Yüksel
Kominist işte ne olacak
Bıyıkları ağzına dolmuş
Bunların alayı ayyaş
Hor hakir görüp tepeden bakıyor
Türlü küfürler peşisıra
Nasılda ezber etmiş mubarek
Sanarsın sure okuyor
Neyse bi'yol geçmeyelim bunları
Gelelim asıl meseleye imdi azizim
Bizimkisi diyorum, üzüm sarhosluğu hani
Sabaha geçer ki, bak geçti bile
Kimbilir ne derdimiz var hem
Bir sorsaydın keşke
Amma sen gönül yıktın
Yani devirdin kabeyi bir sözünle
Şimdi, de hele hacı emmi
Bizimkisi geçti gitti ya
senin bu onulmaz sarhoşluğun ne olacak
Var kendi haline yan
Yaş ermiş kemale,
Ak sakal, badem bıyık ey !
Toprağa bakıyor bir gözün
Vazgeç artık milletin işine çomak sokmaktan
Gönüller yapmağa bak !
Mamur etmeğe, tamir etmeğe.
Ulaş Yüksel
Oldukça derindir
Bakma belli etmez,
kimse boğulsun istemez
Dalgalanır,
kendi koylarını döverek
Yüzme bilen,
bir kadınla karşılaşmadı hâlâ
On yıllardır süren,
acayip bir talihsizlik işte
Neylersin...
Kırka da erdi erecek,
ne kaldı şunun şurasında
Fakat yok işte
ne geleeen ne giden
Nerede o deniz kızı
hani iyot kokan
İmbatların esrikliğinde
O'na...
denizliğini bildirecek olan
Ulaş Yüksel
Bakma belli etmez,
kimse boğulsun istemez
Dalgalanır,
kendi koylarını döverek
Yüzme bilen,
bir kadınla karşılaşmadı hâlâ
On yıllardır süren,
acayip bir talihsizlik işte
Neylersin...
Kırka da erdi erecek,
ne kaldı şunun şurasında
Fakat yok işte
ne geleeen ne giden
Nerede o deniz kızı
hani iyot kokan
İmbatların esrikliğinde
O'na...
denizliğini bildirecek olan
Ulaş Yüksel
23 Nisan 2016 Cumartesi
20 Nisan 2016 Çarşamba
Başka bir şey vardı işte biliyorum
Evet şehvetin ve tenin ötesinde
Dehşetli ve daha çok ruha tesir eden
Gönlümden kalbine akan bir nehir adeta
Tam tersi yahut her ikisi de aynı dem heyhat !
O sırlı ve ışıklar saçan derûn yatağında görmüşüm
Ben kendi yüzümü, bu suyun aynasında...
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
Evet şehvetin ve tenin ötesinde
Dehşetli ve daha çok ruha tesir eden
Gönlümden kalbine akan bir nehir adeta
Tam tersi yahut her ikisi de aynı dem heyhat !
O sırlı ve ışıklar saçan derûn yatağında görmüşüm
Ben kendi yüzümü, bu suyun aynasında...
Ulaş Yüksel / Toros Tabletleri
14 Nisan 2016 Perşembe
bunun için miydi derler duymasan da duyarsın
şuncacık şey için mi bu ayrılık
-ayrılık vuslata denk
bilmezler ne çok şey birikmiştir dağ misali
defalarca dağlanan yüreğinde
-yüreğin kan deryası
sadece bir kıvılcımdır o
son demde bardağı taşıran
-kıvılcım, bir orman tutuşturan
gitmeyi de iyi bilirsin artık ustaca
sevsen de hâlen kendine saygından
-gitmek ki yine sana sığınmak
ve ne yana dönsen uyuyamazsın bir türlü
kanarsın için için durmadan
-döşeğin mayın tarlası, yorganın dikenli tel
Ulaş Yüksel
şuncacık şey için mi bu ayrılık
-ayrılık vuslata denk
bilmezler ne çok şey birikmiştir dağ misali
defalarca dağlanan yüreğinde
-yüreğin kan deryası
sadece bir kıvılcımdır o
son demde bardağı taşıran
-kıvılcım, bir orman tutuşturan
gitmeyi de iyi bilirsin artık ustaca
sevsen de hâlen kendine saygından
-gitmek ki yine sana sığınmak
ve ne yana dönsen uyuyamazsın bir türlü
kanarsın için için durmadan
-döşeğin mayın tarlası, yorganın dikenli tel
Ulaş Yüksel
10 Nisan 2016 Pazar
6 Nisan 2016 Çarşamba
29 Mart 2016 Salı
Ne güzel insanlardık biz
Sözünün eri, elleri tertemiz
Göğe kadar uzanıp maviyi yoklayan
Meraklı birer çocuk, o denli masum
Ve fakat farkına bile varmadan
Ne de hızlı dönüşüp, kirlendi her şey
Şu akan kalabalık nehir birdenbire
Ne yeşili yeşil, ne göğü gök artık
Şad olsun ruhun İNSAN Aziz, güzel dost
Artık aptal değil o insanlar ah!
Daha da kötü; maalesef ahlaksız...
Öylesine çözülüp öylesine kokuştuk işte
Sabi sübyan kan ağlıyor sapıkların elinde
Dün sana Allah'sız diyenler varya hani
Bugün Allah'ına kadar Allah'sız
Ne deyim ne anlatayım
İnan dayanmaz Yürek
söz deşer yarayı...
İki metrelik adamım
derince kazıver mezarımı
Elim kolum bağlanmış
Neyleyim böyle yaşamayı
Onlarla cennete girmektense ben
seninle cehennemde yanayım
Ulaş Yüksel / €n$ar
İnsanları inançlarıyla yargılamak ahmakların işidir. Hacı Bektaşi velinin dediği gibidir durum "iyiler iyidir"
Sözünün eri, elleri tertemiz
Göğe kadar uzanıp maviyi yoklayan
Meraklı birer çocuk, o denli masum
Ve fakat farkına bile varmadan
Ne de hızlı dönüşüp, kirlendi her şey
Şu akan kalabalık nehir birdenbire
Ne yeşili yeşil, ne göğü gök artık
Şad olsun ruhun İNSAN Aziz, güzel dost
Artık aptal değil o insanlar ah!
Daha da kötü; maalesef ahlaksız...
Öylesine çözülüp öylesine kokuştuk işte
Sabi sübyan kan ağlıyor sapıkların elinde
Dün sana Allah'sız diyenler varya hani
Bugün Allah'ına kadar Allah'sız
Ne deyim ne anlatayım
İnan dayanmaz Yürek
söz deşer yarayı...
İki metrelik adamım
derince kazıver mezarımı
Elim kolum bağlanmış
Neyleyim böyle yaşamayı
Onlarla cennete girmektense ben
seninle cehennemde yanayım
Ulaş Yüksel / €n$ar
İnsanları inançlarıyla yargılamak ahmakların işidir. Hacı Bektaşi velinin dediği gibidir durum "iyiler iyidir"
http://www.matematiksel.org/nesin-matematik-koyu-nam-i-diger-nmk/
nefret ettim ilk gün
ikinci gün küfrün bini bin para
acayip bir boşluk içimde üçüncü gün
dördüncü gün çok özledim
ağladım izlediğim filmi bahane edip beşinci gün
işte böyle.. hepsi insana dair
denedim olmuyor,
olmuyor işte canımın içi
aklıma gelmediğin bir tek gün yok
gönlüme doğmadığın bir tek sabah
"iyiyim merak etme" dediğime bakma sen
gururum elinde oyuncak olmuşum
'Ulaş Yüksel
ikinci gün küfrün bini bin para
acayip bir boşluk içimde üçüncü gün
dördüncü gün çok özledim
ağladım izlediğim filmi bahane edip beşinci gün
işte böyle.. hepsi insana dair
denedim olmuyor,
olmuyor işte canımın içi
aklıma gelmediğin bir tek gün yok
gönlüme doğmadığın bir tek sabah
"iyiyim merak etme" dediğime bakma sen
gururum elinde oyuncak olmuşum
'Ulaş Yüksel
KARA KARTAL
çıkar aklının doruklarına
yüreği ki; incelikli eşkiya
çıkmak olurda geçmek olmaz mı
bir kartalın gözünde ne ki dağ
keskin bakışlı bıçkın,
diker gözünü ebediyete birden
yırtar mavi göğü çelikten pençeleriyle
söker kendi tırnaklarını bir bir.haşin
kırk yıllık bir maceradan sonra
silkinir, soyunur eski libaslardan
düşürür gagasını vurarak kayalıklara
artık aynı sada değil koyaklarda yankılanan
beşikten mezara bir aşk bu ey!
yaratır kendini sil baştan
'Ulaş Yüksel
113. Yıl anısına. Kutlu olsun Beşiktaş <3 font="">3>
21 Mart 2016 Pazartesi
16 Mart 2016 Çarşamba
15 Mart 2016 Salı
11 Mart 2016 Cuma
Belki de artık yoruldum
Benimle susabilecek
o kadını arıyorum belki artık
Hiç sıkılmadan hem de öyle ha
Saatlerce susabilecek birini
Bu keşmekeşten uzaklaşıp
deli taylar misali hızla
iki yalnızlığı bir ederek
Her bir harfin üzerine yazılıp çizildiği
ve tekrar yazılıp tekrar silindiği
hiç ama hiç değişmeyen
o sükut levhasında soluklanıp
iki suskunun belini kırabileceğim O kadını
Karşılıklı bağdaş kurarak
bilge bakışlarımızla
bir ekmek gibi bölüşüp
o mubarek dinginliği
Benimle susabilecek
bir eş daha çok.
'Ulaş Yüksel / Ahraz Aşk
Benimle susabilecek
o kadını arıyorum belki artık
Hiç sıkılmadan hem de öyle ha
Saatlerce susabilecek birini
Bu keşmekeşten uzaklaşıp
deli taylar misali hızla
iki yalnızlığı bir ederek
Her bir harfin üzerine yazılıp çizildiği
ve tekrar yazılıp tekrar silindiği
hiç ama hiç değişmeyen
o sükut levhasında soluklanıp
iki suskunun belini kırabileceğim O kadını
Karşılıklı bağdaş kurarak
bilge bakışlarımızla
bir ekmek gibi bölüşüp
o mubarek dinginliği
Benimle susabilecek
bir eş daha çok.
'Ulaş Yüksel / Ahraz Aşk
9 Mart 2016 Çarşamba
İnsan bütün isim ve sıfatların, bütün o tanımların tanımlamaların ötesinde Bütün bunların son bulduğu yerde birbirini (sen ve ben diye bölünmüslügün otesindeki tekliğini / hakikatini / tanrısallağını) görür de o sessizlikte bir aşk doğarsa işte hakiki aşk budur
Zira bu tanımların tümü değişken ve gelip geçici kırılgan şeylerdir. Bu sebepten dolayı çokta itibar edilmemelidir.
Zira bu tanımların tümü değişken ve gelip geçici kırılgan şeylerdir. Bu sebepten dolayı çokta itibar edilmemelidir.
2 Mart 2016 Çarşamba
Bütün kitapları yakmak istiyorum
bütün arşivleri birer ikişer bugünden
bugün başlamak hayata
örneğin o ağacın altında
hiç utanmadan hem de
söylesene ulu ağaç
evrenin bilinci yürümüş özüne
konuş bizimle öyle okuyalım seni
söylesene insana dair değil mi sevişmek
bugün kovulmak cennetten
düşürme yaprağını lüzumu yok
ayıp değil sevgilinin koynunda uyumak
ve bir cennet kurmak
kendi ellerimle şu andan başlayarak
tövbe edip tüm tövbelerime topyekün
işte bu yerde yeniden
bu ağacın altında
merhaba diyerek
Ulaş YÜKSEL
bütün arşivleri birer ikişer bugünden
bugün başlamak hayata
örneğin o ağacın altında
hiç utanmadan hem de
söylesene ulu ağaç
evrenin bilinci yürümüş özüne
konuş bizimle öyle okuyalım seni
söylesene insana dair değil mi sevişmek
bugün kovulmak cennetten
düşürme yaprağını lüzumu yok
ayıp değil sevgilinin koynunda uyumak
ve bir cennet kurmak
kendi ellerimle şu andan başlayarak
tövbe edip tüm tövbelerime topyekün
işte bu yerde yeniden
bu ağacın altında
merhaba diyerek
Ulaş YÜKSEL
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













