Boşver
herkes konuşsun
Biz seninle
güzel susuyoruz
Ulaş Yüksel
23 Ekim 2016 Pazar
20 Ekim 2016 Perşembe
18 Ekim 2016 Salı
16 Ekim 2016 Pazar
Hiçbir şeye hiçbir sebebe hiçbir kimseye
Hiçbir kadına yahut adama etiketlemeden
Büyük bir iştahla daima devinmeye hazır o sevi suyunu
Gönlünde yatan o aşk aslanını salıvermeye..
Var mısın ?
Aaah Eleni evet
Aşkı kazıklara bağladık
Oysa yeterdi; insanın en başta kendine inanması
Yeniden doğuyorum imdi, öyle böyle değil
Kendi yüreğimden bu kelli <3 font="">3>
Ulaş Yüksel
Hiçbir kadına yahut adama etiketlemeden
Büyük bir iştahla daima devinmeye hazır o sevi suyunu
Gönlünde yatan o aşk aslanını salıvermeye..
Var mısın ?
Aaah Eleni evet
Aşkı kazıklara bağladık
Oysa yeterdi; insanın en başta kendine inanması
Yeniden doğuyorum imdi, öyle böyle değil
Kendi yüreğimden bu kelli <3 font="">3>
Ulaş Yüksel
12 Ekim 2016 Çarşamba
Kimbilir kaç kişiye söyledin aynı şeyleri
İçlerinde en safi ben
AŞK işte TESADÜFLERİ SEVER ve fakat yalan geçirmez eleği
Acayip bir huyu var cânım şu hakikatin çok acayip
Vakti geldi miydi gün gibi doğuyor dağlar ardından iste bak
Ellerime kınalar yakmış anam. yalan
ben kadir gecesi dogmadım ki
Karıştırdım takvim yapraklarını ah evet.. sende öyle
Doğduğum gün amma en mübarek gün anama hani
Yalansız karmış nede olsa
mübarek elleriyle su katmadan mayamı
Eeeey yalan !!!
Ey dinine yandımın yangını
Seninle bina mı kurulur
yola mı çıkılır seninle
Benim içimi böyle yaktın ey !
Yakıl yıkıl sen de, ocağın batsın yalan.
Ulaş Yüksel / Esin.ti 35.5
İçlerinde en safi ben
AŞK işte TESADÜFLERİ SEVER ve fakat yalan geçirmez eleği
Acayip bir huyu var cânım şu hakikatin çok acayip
Vakti geldi miydi gün gibi doğuyor dağlar ardından iste bak
Ellerime kınalar yakmış anam. yalan
ben kadir gecesi dogmadım ki
Karıştırdım takvim yapraklarını ah evet.. sende öyle
Doğduğum gün amma en mübarek gün anama hani
Yalansız karmış nede olsa
mübarek elleriyle su katmadan mayamı
Eeeey yalan !!!
Ey dinine yandımın yangını
Seninle bina mı kurulur
yola mı çıkılır seninle
Benim içimi böyle yaktın ey !
Yakıl yıkıl sen de, ocağın batsın yalan.
Ulaş Yüksel / Esin.ti 35.5
11 Ekim 2016 Salı
10 Ekim 2016 Pazartesi
Gelmem...
Gidişimi yokluktan saymışsın
Cevap vermem.. uzun susarım
Bensizlikten dem vurursun ah
Kalbine hiç girmemişim sayarım
Kaldırmam kafamı sen gökte değilsin
Bir yıldız yahut bir renkte değilsin
Alırım voltamı ağır aksak başım öne eğilir
Yar... na şuramdasın ben sensiz de değilim
Belki sensin sahiden, belki yüreğimin yansıması
Na şuramda hiç doyamam, her an cemalin seyrederim
Ulaş Yüksel
Gidişimi yokluktan saymışsın
Cevap vermem.. uzun susarım
Bensizlikten dem vurursun ah
Kalbine hiç girmemişim sayarım
Kaldırmam kafamı sen gökte değilsin
Bir yıldız yahut bir renkte değilsin
Alırım voltamı ağır aksak başım öne eğilir
Yar... na şuramdasın ben sensiz de değilim
Belki sensin sahiden, belki yüreğimin yansıması
Na şuramda hiç doyamam, her an cemalin seyrederim
Ulaş Yüksel
9 Ekim 2016 Pazar
5 Ekim 2016 Çarşamba
4 Ekim 2016 Salı
3 Ekim 2016 Pazartesi
1 Ekim 2016 Cumartesi
Güzel olduğunu söylüyor yazdıklarımın
Gözlerinden çalarım ışık ışık
Saçlarından çalarım
omuz başlarında çağlayan
Endamından çalarım dize dize
Gürül gürül devinir
kuş ağzında şiir
Bi'cânım dese destan yazdırır
Sahibi bu mülkün
o mahmur sultan
Hepsi kendi malı bilmiyor
Bense bir hırsız onun aşığı
aşk aşına kaşık atan
bi'haber...
Ulaş Yüksel / Aşk Aşı
Gözlerinden çalarım ışık ışık
Saçlarından çalarım
omuz başlarında çağlayan
Endamından çalarım dize dize
Gürül gürül devinir
kuş ağzında şiir
Bi'cânım dese destan yazdırır
Sahibi bu mülkün
o mahmur sultan
Hepsi kendi malı bilmiyor
Bense bir hırsız onun aşığı
aşk aşına kaşık atan
bi'haber...
Ulaş Yüksel / Aşk Aşı
Yüreği kuş kanadı
şevkat hafifliği sevi pınarı
Gözleri büyümüşte küçülmüş arı duru
çakmak çakmak masum çocuk bakışı
Aklı bir karış havada
bazan havai bazan deli
Bir anda bir bilge,
Alnı fırtınalar yıldırımlar,
Dehşetle şimşekler çakımı
Sen de bilirsin tek muradımdı
Aşka dair her biri
beklemek ve sabretmek kutsanası
Yaralar hele bir iyce kapanası.
düşümde gelecek guzel günler hatırası
Gönlüme ayna, kalbime şifa, ömrüme cila
beklerim Eleni daha da beklerim
Aynada bir güzel bulmuşum
daha ne isterim.
Ulaş Yüksel
Kendime Söbelenmişim ❤
Daha ne isterim 💑
şevkat hafifliği sevi pınarı
Gözleri büyümüşte küçülmüş arı duru
çakmak çakmak masum çocuk bakışı
Aklı bir karış havada
bazan havai bazan deli
Bir anda bir bilge,
Alnı fırtınalar yıldırımlar,
Dehşetle şimşekler çakımı
Sen de bilirsin tek muradımdı
Aşka dair her biri
beklemek ve sabretmek kutsanası
Yaralar hele bir iyce kapanası.
düşümde gelecek guzel günler hatırası
Gönlüme ayna, kalbime şifa, ömrüme cila
beklerim Eleni daha da beklerim
Aynada bir güzel bulmuşum
daha ne isterim.
Ulaş Yüksel
Kendime Söbelenmişim ❤
Daha ne isterim 💑
28 Eylül 2016 Çarşamba
her gece sinsice sokağıma inen kış
sızlıyor şimdiden daha dizlerimde
açık ara bir baharın özlemi içimde
bir akdeniz ülkesine mi göç etmeli
mevsim tam güze dönmeden henüz
kış bastırmadan toplayıp tası tarağı
çare mi, çaresizlik mi bilinmez
kendinden kaçış mı bunun adı.
bilmiyorum ve fakat diyorum ki;
ya içindeki zemheri, ya o onulmaz titreyiş
hangi güneş eritir ki buz kesmiş bir kalbi
derken, dehşetle yokluyor şimdi yüreğimi
bir güzelin elleri...
öyle naif bereketli ve sıcak
dal budak çiçeklenerek iniyor ta içime
Patlıyor tomurcuk gürül gürül
bütün azalarım bahar bahçe
Ulaş YÜKSEL / İklimler
sızlıyor şimdiden daha dizlerimde
açık ara bir baharın özlemi içimde
bir akdeniz ülkesine mi göç etmeli
mevsim tam güze dönmeden henüz
kış bastırmadan toplayıp tası tarağı
çare mi, çaresizlik mi bilinmez
kendinden kaçış mı bunun adı.
bilmiyorum ve fakat diyorum ki;
ya içindeki zemheri, ya o onulmaz titreyiş
hangi güneş eritir ki buz kesmiş bir kalbi
derken, dehşetle yokluyor şimdi yüreğimi
bir güzelin elleri...
öyle naif bereketli ve sıcak
dal budak çiçeklenerek iniyor ta içime
Patlıyor tomurcuk gürül gürül
bütün azalarım bahar bahçe
Ulaş YÜKSEL / İklimler
görmedim alnından daha parlak güneş
gözlerinden daha derin bir orman
sesindeki mavi hiç bir gökte yok
bin yıllık bir türkü bu,
yankılanır gönlümün koyaklarında
dokunsam sermest olurum tenine bilirim
kainatın seyrine dalarım sende
sığışmış bulurum tüm kainatı
o serçe yüreğinde
hiç konuşmasan şimdi ne çıkar, öylece sussan
şiir gibi çağlamıyor mu omuz başlarından saçların
bu okuduğum metinler ne, bu kutsal levhalar
açılmamış bir kitapsın, gökten inme değil
yerden biter cevherin senin,öyle sahici
ve ben en çok onlara inanırım
elerin, mavi mürekkep ellerin...
Ulaş Yüksel
gözlerinden daha derin bir orman
sesindeki mavi hiç bir gökte yok
bin yıllık bir türkü bu,
yankılanır gönlümün koyaklarında
dokunsam sermest olurum tenine bilirim
kainatın seyrine dalarım sende
sığışmış bulurum tüm kainatı
o serçe yüreğinde
hiç konuşmasan şimdi ne çıkar, öylece sussan
şiir gibi çağlamıyor mu omuz başlarından saçların
bu okuduğum metinler ne, bu kutsal levhalar
açılmamış bir kitapsın, gökten inme değil
yerden biter cevherin senin,öyle sahici
ve ben en çok onlara inanırım
elerin, mavi mürekkep ellerin...
Ulaş Yüksel
26 Eylül 2016 Pazartesi
Daha ilk kadehte ki sarhoşluğumuz
Sen bizim okulda sokakta
Çarşıda bazarda garipliğimiz
Patlamış botumuz yamalı soykamız
İçimizde kar sevinci, çatlayan ellerimiz
Mektepte acemi,
saf, gizli gizli sevdalarımız
Bozkırın tezenesi mert adam !
Tanımasak bilmesek olmazıdı seni
Dinlemesek ezgini öyle derin
öyle yürekten
Muhakkak eksik kalırıdık muhakkak
gururudu galbimizin bir yanı
Ulaş Yüksel / Neşet Ertaş'a
24 Eylül 2016 Cumartesi
22 Eylül 2016 Perşembe
Sen benim
İçimde uçuşan
O büyük kelebek sürüsü
Başımda esen kavak yelleri
Geceme ay, haneme doğan gün
Dostlarımın "sende bir şeyler var" dediği sır
Yüreğime vurulmuş kırmızı mühür,
Gönlüme şifa dilime cila
Andacıma düşen mısra pırıl pırıl
Yüreği mavi boncuklum kuş dudaklım
Dalıma konan işveli çalıkuşum
Güzümü bahar edenim
Yüzümü güldürenim
Sen benim sol yanım <3 font="">3>
Beni ben edenim
Ulaş Yüksel
İçimde uçuşan
O büyük kelebek sürüsü
Başımda esen kavak yelleri
Geceme ay, haneme doğan gün
Dostlarımın "sende bir şeyler var" dediği sır
Yüreğime vurulmuş kırmızı mühür,
Gönlüme şifa dilime cila
Andacıma düşen mısra pırıl pırıl
Yüreği mavi boncuklum kuş dudaklım
Dalıma konan işveli çalıkuşum
Güzümü bahar edenim
Yüzümü güldürenim
Sen benim sol yanım <3 font="">3>
Beni ben edenim
Ulaş Yüksel
İyidir bu dalga şu deniz
bu patlayan gök şu yağmur
İnanmayı ve güvenmeyi öğretir belki sil baştan
Peh... belkisi laf
hele de iman edince aşka
Asla benzemeden kof kalabalıklara asla
Bak gör nasıl da yeşerecek o ağaç kökleri göğe uzanan
Yeniden yükselecek o güneş koynumuzdan
Sıradağlar misali onca can kırığı ardından sıcacık
Ve şu eylül sarısında kimseye nispet etmeden
bilgece birleştirip yaralarımızı
Baharı taşıyacağız
şüphe karanlığını dağıtıp ışkla
gözlerimizin ferinde yaprak yaprak
Arı, duru, saf
bir çocuk masumiyetinde hep
hiç eksilmeyen
o güneşli günü kadınım
Ulaş Yüksel
20 Eylül 2016 Salı
13 Eylül 2016 Salı
12 Eylül 2016 Pazartesi
Çok derinsin canımın içi çok
Ve ben yüzme bilmiyorum
Deniz bilmiyorum
Bozkırın...
şu bağrı yanık toprağın çocuğuyum
Boyumu aşmadı, hiçbir aşk bu denli
Çırpındıkça yine kendi içimde bir iç deniz
Boğuluyorum...
Maviye çalıyor yüreğim
Yakamozlar düşüyor alnıma
Kalbimin ortasında bir inci
kendini onarıyor yeniden bak
Korkuyor muyum... hayır hayır !
Fakat ölmek değil benim
yaşamak muradım
Bir ömür seninle bu kelli.
Ulaş Yüksel
Ve ben yüzme bilmiyorum
Deniz bilmiyorum
Bozkırın...
şu bağrı yanık toprağın çocuğuyum
Boyumu aşmadı, hiçbir aşk bu denli
Çırpındıkça yine kendi içimde bir iç deniz
Boğuluyorum...
Maviye çalıyor yüreğim
Yakamozlar düşüyor alnıma
Kalbimin ortasında bir inci
kendini onarıyor yeniden bak
Korkuyor muyum... hayır hayır !
Fakat ölmek değil benim
yaşamak muradım
Bir ömür seninle bu kelli.
Ulaş Yüksel
Son terini attı yaz
İlk terini eylül
Emek ki toprağın ve göğün
Altın taneli en değerli başağı
Köyümü ve o eski günleri
Özlüyorum pırıl pırıl
O nasırlı elleri
Selanik bakışlı babaannemi
Mazi harman yerinde
paslanan o patoz küf yeşili
Mezarlıkta bir eski ıslık 38 yaşında
Kokun çalınıyor burnuma baba be
Şurada Kasım'a ne kaldı
Ben hiç büyümedim bak
Sen hiç yaşlanmadın akranız artık
Gülüşün asılı duvarda hep gencecik
Gülüşün yüzümde imdi sıcacık
Ulaş Yüksel
İlk terini eylül
Emek ki toprağın ve göğün
Altın taneli en değerli başağı
Köyümü ve o eski günleri
Özlüyorum pırıl pırıl
O nasırlı elleri
Selanik bakışlı babaannemi
Mazi harman yerinde
paslanan o patoz küf yeşili
Mezarlıkta bir eski ıslık 38 yaşında
Kokun çalınıyor burnuma baba be
Şurada Kasım'a ne kaldı
Ben hiç büyümedim bak
Sen hiç yaşlanmadın akranız artık
Gülüşün asılı duvarda hep gencecik
Gülüşün yüzümde imdi sıcacık
Ulaş Yüksel
6 Eylül 2016 Salı
Ben hiç büyüyemedim ki
Ondan bu uyumsuzluğum
Bir tek sey değişti ve fakat
Eskiden dizlerim kanardı
şimdilerde yüreğim
Çocukkende böyleydim
severdim yaralarımla oynamayı
kaldırmayı kabuğunu
anacığım ne kadar azarlasa da
Gizliden köşe bucak
Hiçbir sey degişmedi işte
seviyorum insanı adam eden her türlü acıyı
Ve pansuman olmaz,
dikiş tutmaz insan yüreği
İlle sevgi iyi eder yine yarayı<3 font="">3>
Ulaş Yüksel
Ondan bu uyumsuzluğum
Bir tek sey değişti ve fakat
Eskiden dizlerim kanardı
şimdilerde yüreğim
Çocukkende böyleydim
severdim yaralarımla oynamayı
kaldırmayı kabuğunu
anacığım ne kadar azarlasa da
Gizliden köşe bucak
Hiçbir sey degişmedi işte
seviyorum insanı adam eden her türlü acıyı
Ve pansuman olmaz,
dikiş tutmaz insan yüreği
İlle sevgi iyi eder yine yarayı<3 font="">3>
Ulaş Yüksel
26 Ağustos 2016 Cuma
Rüzgar tenime değiyor şimdi
Ve ben bunu her seferinde ama
her seferinde
ilk defa hissedermiscesine
sonsuz biz şükran duygusuyla
iliklerime varıncaya,
ruhumun derinliklerine kadar
hep, ilk kezmişcesine yaşıyorum
Yemem içmem, uyumam kalkmam
nefes alıp vermem hatta
Her an yeniden hep o ilk tat ile
Yeniden yeniden var oluyorum
kendi ellerimle bu kez aşk oluyor
kurtulup tüm o yaratılış mitolarından
kendimi, yeniden var ediyorum...
Ulaş Yüksel
Ve ben bunu her seferinde ama
her seferinde
ilk defa hissedermiscesine
sonsuz biz şükran duygusuyla
iliklerime varıncaya,
ruhumun derinliklerine kadar
hep, ilk kezmişcesine yaşıyorum
Yemem içmem, uyumam kalkmam
nefes alıp vermem hatta
Her an yeniden hep o ilk tat ile
Yeniden yeniden var oluyorum
kendi ellerimle bu kez aşk oluyor
kurtulup tüm o yaratılış mitolarından
kendimi, yeniden var ediyorum...
Ulaş Yüksel
7 Ağustos 2016 Pazar
Hiçbir şey ifade etmiyor o arı duru güzelliğin
Kirli bir nehir gibi akıyor artık omuz başlarından saçların
Bakışların bir çift yeşim taşı sahte yeşilvarî
Oysa kaç ölüp dirilmişliğim var evvelce seyrine dalıııp dalıp
Tuzağını kurmuş bir tavus kuşu gibisin yine
İğnesini saklayan bir kraliçe arı gibi yahut
Niyetini gizleyen derviş kılıklı bir avcı
Yemi bari bu dergahtan saçma
Nefsine kurban etme...
eri yoldan soğutma !
Ulaş Yüksel / Riya
Kirli bir nehir gibi akıyor artık omuz başlarından saçların
Bakışların bir çift yeşim taşı sahte yeşilvarî
Oysa kaç ölüp dirilmişliğim var evvelce seyrine dalıııp dalıp
Tuzağını kurmuş bir tavus kuşu gibisin yine
İğnesini saklayan bir kraliçe arı gibi yahut
Niyetini gizleyen derviş kılıklı bir avcı
Yemi bari bu dergahtan saçma
Nefsine kurban etme...
eri yoldan soğutma !
Ulaş Yüksel / Riya
Nasıl katlandı onca acıya hala aklım almıyor
Ya onursuz gurursuz aşağılık bir adamdı
Yahut aşk denen o kudretli nesnenin karşında
Çelimsiz, sıska, cılız bir pervane
Kaç adamın kokusu sinmiş nevresimlere
Seninkini arıyorken el yordamıyla
yakıyordu içini acıtarak
Şahittim edepsizliğine
ve adamın zavallı çaresizliğine
Tanrım ne kötü bir durum
Onulmaz yaralar açıyor etinde habire gün be gün... ve ruhunda
Sabaha kadar uyurken sevdiceği yanıbaşında
seyrediyor, saatlerce dalıp tavana avutuyor kendini
umudederek güzel günleri hiç usanmadan
Gitse gidilmiyor, kalsa kan revan yüreği
İlk kez bir kadına
canlı kanlı tutulmanın acı cazibesi bu kerre
Uzaktan şiirler yazdığı aşklara hiç benzemeyen. tuhaf...
Geç bulunan daha mı kıymetli olur hep böyle
Zaman ah...
elinde kör bıçağıyla şimdi
Liğme liğme doğrasa da yüreğini
Yine o, zaman saracak
sardı sayılır yarayı
Ulaş Yüksel / Buda Geçer Ya Hu
Ya onursuz gurursuz aşağılık bir adamdı
Yahut aşk denen o kudretli nesnenin karşında
Çelimsiz, sıska, cılız bir pervane
Kaç adamın kokusu sinmiş nevresimlere
Seninkini arıyorken el yordamıyla
yakıyordu içini acıtarak
Şahittim edepsizliğine
ve adamın zavallı çaresizliğine
Tanrım ne kötü bir durum
Onulmaz yaralar açıyor etinde habire gün be gün... ve ruhunda
Sabaha kadar uyurken sevdiceği yanıbaşında
seyrediyor, saatlerce dalıp tavana avutuyor kendini
umudederek güzel günleri hiç usanmadan
Gitse gidilmiyor, kalsa kan revan yüreği
İlk kez bir kadına
canlı kanlı tutulmanın acı cazibesi bu kerre
Uzaktan şiirler yazdığı aşklara hiç benzemeyen. tuhaf...
Geç bulunan daha mı kıymetli olur hep böyle
Zaman ah...
elinde kör bıçağıyla şimdi
Liğme liğme doğrasa da yüreğini
Yine o, zaman saracak
sardı sayılır yarayı
Ulaş Yüksel / Buda Geçer Ya Hu
Yeni döndüm İzmir'den
hala tenimde kavuran güneş
üşüyorum alışamadım daha
yatamıyorum balkonda henüz
Kocaman bir panayır kurulmuş
eski köy garajlarının olduğu alana
tutup elimden götürdüler yiğenlerim yalvar yakar
çok garip, serde sevdalık var fakat görmemiş olmam imkansız
belki inamayacaksın lakin çarpışan otoları olmayan bir panayır
Ama şöyle bir düşünüyorum da
çokta tuhaf değil aslında be
oldumolası bir yanı eksik bir kent bu
hep bir yanı yitik bir şehir
tıpkı insanları gibi
Hep yarım yamalak
Ulaş YÜKSEL
08.08.2011
hala tenimde kavuran güneş
üşüyorum alışamadım daha
yatamıyorum balkonda henüz
Kocaman bir panayır kurulmuş
eski köy garajlarının olduğu alana
tutup elimden götürdüler yiğenlerim yalvar yakar
çok garip, serde sevdalık var fakat görmemiş olmam imkansız
belki inamayacaksın lakin çarpışan otoları olmayan bir panayır
Ama şöyle bir düşünüyorum da
çokta tuhaf değil aslında be
oldumolası bir yanı eksik bir kent bu
hep bir yanı yitik bir şehir
tıpkı insanları gibi
Hep yarım yamalak
Ulaş YÜKSEL
08.08.2011
26 Temmuz 2016 Salı
14 Temmuz 2016 Perşembe
Ben içten Selanik'li
Dıştan yüzüm şiire çalar
Sen andacımda biriktirdiğim yedi renk
Böyle kanat çırpmasaydın Eleni
Yüzünün kumsalına uzanmazdı söz
Ellerimde bu deniz birikmezdi böyle
Gözlerim ah !
Birazdan kepenk indirir ve
Gün doğar yine dalarım hayaline
Yedi yirmi dört dükkan bizim nasılsa
Para geçmez zinhar !
" Aşk akçe pak gün içinde "
Ulaş Yüksel
Dıştan yüzüm şiire çalar
Sen andacımda biriktirdiğim yedi renk
Böyle kanat çırpmasaydın Eleni
Yüzünün kumsalına uzanmazdı söz
Ellerimde bu deniz birikmezdi böyle
Gözlerim ah !
Birazdan kepenk indirir ve
Gün doğar yine dalarım hayaline
Yedi yirmi dört dükkan bizim nasılsa
Para geçmez zinhar !
" Aşk akçe pak gün içinde "
Ulaş Yüksel
11 Temmuz 2016 Pazartesi
İsmini sayıklıyorum her an
Ve fakat elim varmıyor telefona
Çünkü canımın içi.. laf kalabalığı
Konuşmaya değer her şey değersiz
Konuştukça biz ölüyoruz ağır ağır
Lütfen gör artık
Otur şöyle karşıma tek kelime etme
Böyle geçsin varsın günler sabret birazcık
Ve dağıldığı noktada ilkin can sıkan o sis
Bir de o sabah gör sen güneşi
Birlikte hiç batmayan bir güne çıkağız söz
Seyret nasıl ışıyacak ellerin ve gözlerin
İlk kez kendine şahit olmanın
Beni ve kendini gerçekten görebilmenin sermestliğiyle
Kırıp söz küpünü o dem sen de bu aşkla
Tüm harflerin ötesinde bir burçta
Kendi ağzını mühürleyeceksin
Benim dudaklarımda
Sıkıldım tüm bu aptalca akıl oyunlardan
Sahte rollerden, tüm merasimlerden
Abuk subuk inanışlardan, iddialardan ve rituelden
Tüm bu sahtelikten ve daha bir çok seyden...
Söyle şimdi, yoksa yalnız öleceğim
Benimle susmaya sevgilim
Belki bir ömür
- Var mısın..
Ulaş Yüksel
Ve fakat elim varmıyor telefona
Çünkü canımın içi.. laf kalabalığı
Konuşmaya değer her şey değersiz
Konuştukça biz ölüyoruz ağır ağır
Lütfen gör artık
Otur şöyle karşıma tek kelime etme
Böyle geçsin varsın günler sabret birazcık
Ve dağıldığı noktada ilkin can sıkan o sis
Bir de o sabah gör sen güneşi
Birlikte hiç batmayan bir güne çıkağız söz
Seyret nasıl ışıyacak ellerin ve gözlerin
İlk kez kendine şahit olmanın
Beni ve kendini gerçekten görebilmenin sermestliğiyle
Kırıp söz küpünü o dem sen de bu aşkla
Tüm harflerin ötesinde bir burçta
Kendi ağzını mühürleyeceksin
Benim dudaklarımda
Sıkıldım tüm bu aptalca akıl oyunlardan
Sahte rollerden, tüm merasimlerden
Abuk subuk inanışlardan, iddialardan ve rituelden
Tüm bu sahtelikten ve daha bir çok seyden...
Söyle şimdi, yoksa yalnız öleceğim
Benimle susmaya sevgilim
Belki bir ömür
- Var mısın..
Ulaş Yüksel
Başkalarının ağzına düşmekten biz
Biz kendimize inanmayı unuttuk Eleni..
Bir şey yapman gerekmiyor
Sadece bir son ver buna artık
Bak nasıl da soluklanacak o dem
Onlarca yıl sabırla bileylediğin yüreğin
Ve şu asil yalnızlığın senin.. pırıl pırıl
Kendi kendine yetmenin kudretli ışığı
Ah Eleni...
bal gibi biliyorsun işte uzun etmeyeceğim
Seni yine kendi ellerin kurtaracak
bu keşmekeşten, bu mahşer yerinden
Ulaş Yüksel / Yalnızlığa Övgü
Biz kendimize inanmayı unuttuk Eleni..
Bir şey yapman gerekmiyor
Sadece bir son ver buna artık
Bak nasıl da soluklanacak o dem
Onlarca yıl sabırla bileylediğin yüreğin
Ve şu asil yalnızlığın senin.. pırıl pırıl
Kendi kendine yetmenin kudretli ışığı
Ah Eleni...
bal gibi biliyorsun işte uzun etmeyeceğim
Seni yine kendi ellerin kurtaracak
bu keşmekeşten, bu mahşer yerinden
Ulaş Yüksel / Yalnızlığa Övgü
Kaç ananın ciğeri pare pare
Ne bayramı ne sevinci a avare
Memleket yanıyor görmez misin
Aklın fikrin hâlâ sevap ticaretinde
El oğlu gelmiş sarmış yurdu
Satılmış limanlar dağıtılmış ordu
Vatan millet Sakarya dilinde
Meclise dolmuş iti kurdu
Evladın gece gündüz dirsek çürütür
Diplomasız hırsızlar gemiler yürütür
Elde kuran dilde besmele sapıklar
Milletin malını hamuduyla götürür
Tükendi Ulaşi kalmadı sabır
Dervişlik abasin çıkardım bugün
Atam Ahmet Yesevi kalmadı hatır
Hain dostu akrabayı sildim bugün
Ne bayramı ne sevinci a avare
Memleket yanıyor görmez misin
Aklın fikrin hâlâ sevap ticaretinde
El oğlu gelmiş sarmış yurdu
Satılmış limanlar dağıtılmış ordu
Vatan millet Sakarya dilinde
Meclise dolmuş iti kurdu
Evladın gece gündüz dirsek çürütür
Diplomasız hırsızlar gemiler yürütür
Elde kuran dilde besmele sapıklar
Milletin malını hamuduyla götürür
Tükendi Ulaşi kalmadı sabır
Dervişlik abasin çıkardım bugün
Atam Ahmet Yesevi kalmadı hatır
Hain dostu akrabayı sildim bugün
Hiçbir şeye inancım kalmadı artık
İnsanların dostluğu yada düşmanlığı
Hiçbir şey ifade etmiyor uzun süredir
Gariptir, bir çok şeye ve
kimseye ihtiyaç duymaz bir hale geldim
Her geçen gün giderek hissizleşiyorum
Duygularımın esaretinden adım adım uzaklaşarak
Ve seyrederek bu acayip aynılaşmayı umursuz...
Deliler
meczuplar
bilgeler
ve çocuklar hariç
Bu durumun canımı yakması gerekmez mi Eleni
Oysa ben kafesini parçalayan bir tuti kuşu sevinciyle
kendi göğümü keşfediyorum
Sizin mavimsiniz sizin olsun
Benim mavime dokunmayın artık
Uçmayı ben.. gerçekten uçmayı,
kendi kanatlarımla !
henüz öğreniyorum
Ulaş Yüksel
İnsanların dostluğu yada düşmanlığı
Hiçbir şey ifade etmiyor uzun süredir
Gariptir, bir çok şeye ve
kimseye ihtiyaç duymaz bir hale geldim
Her geçen gün giderek hissizleşiyorum
Duygularımın esaretinden adım adım uzaklaşarak
Ve seyrederek bu acayip aynılaşmayı umursuz...
Deliler
meczuplar
bilgeler
ve çocuklar hariç
Bu durumun canımı yakması gerekmez mi Eleni
Oysa ben kafesini parçalayan bir tuti kuşu sevinciyle
kendi göğümü keşfediyorum
Sizin mavimsiniz sizin olsun
Benim mavime dokunmayın artık
Uçmayı ben.. gerçekten uçmayı,
kendi kanatlarımla !
henüz öğreniyorum
Ulaş Yüksel
Bakışlarında ne var bilmiyorum
Ama dokundukça kanatlarıma
Yanıyorum...
Ve yandıkça dudaklarımda
Ve yüreğimde deli tadın
Tattıkça katmerleniyor açlığım
Yüzümün aynasında ellerin
Ellerimden başlıyorum Eleni
Ayakları yere basan bu defa
Evet... galiba gerçek bir aşk bu
Kendi izimin çemberinde dolaştığım
Hep başladığım noktaya çakıldığım
Ulaş Yüksel
Ama dokundukça kanatlarıma
Yanıyorum...
Ve yandıkça dudaklarımda
Ve yüreğimde deli tadın
Tattıkça katmerleniyor açlığım
Yüzümün aynasında ellerin
Ellerimden başlıyorum Eleni
Ayakları yere basan bu defa
Evet... galiba gerçek bir aşk bu
Kendi izimin çemberinde dolaştığım
Hep başladığım noktaya çakıldığım
Ulaş Yüksel
her gelen bu beden şehrimin
o sevi kuyusunun başında
biraz daha çevirdi çıkrığı derine..
daha derine
ve anladım ki gerçek aşıklık;
onlar ayrıldıktan sonra da
bu kuyudan, bu suyu
hala çekebiliyor olmakta gizli
nihayet bunu da öğretti hayat
insan olabilmenin en kutsal kaidesini
bu suyun daim kaynaması gerekliliğini
ve yıkıp bendini ol demde
ışıyan düşüncenin şavkında
taştı
taştı
taştı ...
hapsolduğu
sevgilinin toğrağından
ah kalbim
fersah fersah
kaplıyor imdi alemi.aşkla
zerre ayırdetmeden.
Ulaş Yüksel
o sevi kuyusunun başında
biraz daha çevirdi çıkrığı derine..
daha derine
ve anladım ki gerçek aşıklık;
onlar ayrıldıktan sonra da
bu kuyudan, bu suyu
hala çekebiliyor olmakta gizli
nihayet bunu da öğretti hayat
insan olabilmenin en kutsal kaidesini
bu suyun daim kaynaması gerekliliğini
ve yıkıp bendini ol demde
ışıyan düşüncenin şavkında
taştı
taştı
taştı ...
hapsolduğu
sevgilinin toğrağından
ah kalbim
fersah fersah
kaplıyor imdi alemi.aşkla
zerre ayırdetmeden.
Ulaş Yüksel
28 Haziran 2016 Salı
15 Haziran 2016 Çarşamba
12 Haziran 2016 Pazar
11 Haziran 2016 Cumartesi
10 Haziran 2016 Cuma
Kimsenin aşk yarasına
merhem olma Eleni
Yaralar iyi olur,
merhem ecza dolabına...
Bekle onun için,
sen, biraz daha bekle
Hem değil mi ki ?
Onun yarasını sarmak,
en büyük ihanet aşka !
Adam dediğin kimdir,
kime denir Eleni
kendine merhem olana
Yaralar deri degiştirdiğinde de hâlâ,
sana yakın durana...
Ulaş Yüksel
merhem olma Eleni
Yaralar iyi olur,
merhem ecza dolabına...
Bekle onun için,
sen, biraz daha bekle
Hem değil mi ki ?
Onun yarasını sarmak,
en büyük ihanet aşka !
Adam dediğin kimdir,
kime denir Eleni
kendine merhem olana
Yaralar deri degiştirdiğinde de hâlâ,
sana yakın durana...
Ulaş Yüksel
3 Haziran 2016 Cuma
1 Haziran 2016 Çarşamba
Senin kutsalın
benim ruhumda
onulmaz bir yara açıyor
bağışlamamayı, derken;
ucu kendime kıvrılan
anarşik bir affedişi
kazıyor zihnime,
Ilık sularımda
arınıyorum
ve ben işte
O
kesiğin rahminden
doğuyorum
kırmızı bir karanfil gibi
hüznümtrak
kokular saçarak
-bu kaçıncı ölüm
Ellerin Eleni
karanfile deymesin hele
sakın koklama sakın
kırmızının belleği ki o;
kanatır kadim yarayı
Ulaş Yüksel
benim ruhumda
onulmaz bir yara açıyor
bağışlamamayı, derken;
ucu kendime kıvrılan
anarşik bir affedişi
kazıyor zihnime,
Ilık sularımda
arınıyorum
ve ben işte
O
kesiğin rahminden
doğuyorum
kırmızı bir karanfil gibi
hüznümtrak
kokular saçarak
-bu kaçıncı ölüm
Ellerin Eleni
karanfile deymesin hele
sakın koklama sakın
kırmızının belleği ki o;
kanatır kadim yarayı
Ulaş Yüksel
şimdi göz kenarlarımda bir kaç çizgi,
çırılçıplak, boylu boyunca uzanmış
alnımın cumbasında bir çift çatıkkaş
hiçbir şey kalmadı güzel hatırlanacak
senden bana gülümseyen hiçbir şey
anılardan acılar yontuyorum işte bak
tek yaptığım iş bu aylardır
sahi okuyor musun zaman zaman
kara kalem çalıp karaladıklarımı evet
eminim okuyorsun nefretini bileyleyerek
en büyük talihsizliğim
tertemiz dogduğum o kentte kirlenmek
ve en büyük talihim yine bu olsa gerek
doğmak o balçığın içinden
otuz yedisinde bu kez acının rahminden
kendimi yeniden var ederek
sağol canımın içi ellerine sağlık
nasıl da yoğurdun
ko efsaneyi bir kenara;
kaburga kemiğiymiş Adem'in Havva
yalan vallahi yalan, beni sen doğurdun
Ulaş Yüksel
çırılçıplak, boylu boyunca uzanmış
alnımın cumbasında bir çift çatıkkaş
hiçbir şey kalmadı güzel hatırlanacak
senden bana gülümseyen hiçbir şey
anılardan acılar yontuyorum işte bak
tek yaptığım iş bu aylardır
sahi okuyor musun zaman zaman
kara kalem çalıp karaladıklarımı evet
eminim okuyorsun nefretini bileyleyerek
en büyük talihsizliğim
tertemiz dogduğum o kentte kirlenmek
ve en büyük talihim yine bu olsa gerek
doğmak o balçığın içinden
otuz yedisinde bu kez acının rahminden
kendimi yeniden var ederek
sağol canımın içi ellerine sağlık
nasıl da yoğurdun
ko efsaneyi bir kenara;
kaburga kemiğiymiş Adem'in Havva
yalan vallahi yalan, beni sen doğurdun
Ulaş Yüksel
31 Mayıs 2016 Salı
- Yalnızca Çocuklar Girebilir Tanrının Krallığı'na ...
Bir kulağından girer diğerinden çıkar tüm söylediklerin
önce parkta kardan adam yapılacak !
bu her şeyden mühim.
Sonra konuşulur belki bir ara vakit bulunursa oyundan
hayatın gerçekleri diyerek inandığımız onca zırvadan
Akşama kestane, patlamış mısır, uykudan evvel masallar
dinlemeye vakit yoktur yine düşer gözkapakları.ağır
Kaptırırken kendini o büyülü masala,
kapanırken gözleri gecenin huzur veren dinginliğinde
dalar saf bir düşün içene kadife kanatlı bir baykuşun koynunda
Dünyanın en masum, en temiz canlısıdır çocuklar
hiç deneme bile bence, onlara bir şeyler anlatmayı
bulaştırma ellerinin kirini, o tertemiz hazineye
Yaslan arkana ve seyret onları olduğu gibi
belkide bizim öğreneceklerimiz var onlardan,
onlardan daha çok onlardan ...
Bir fırıldağın ıslığı çalınıyor şimdi kulaklarıma
bilyelerim duruyor mu aceba tavan arasında
Hangi mısranın aralığında kaybettim büyük hazinemi
ne ara büyüdü ellerim bu kadar çabuk.bulamıyorum
Adım adım yaklaşıyorum fakat Tanrı'nın Krallığı'na
seyrettikçe onları, bir ırmağı seyreder gibi
yıkıyorum ellerimi çocukluk anılarımla
yıkıyorum ellerimi çocukluk anılarımla
yıkanıyor yüreğim ılık ılık sıcacık gülüşleriyle kafamın içi.
Ulaş YÜKSEL
Bölüm : Olduran Sükût / 2012 /
Yalnızca Çocuklar Girebilir Tanrının Krallığı'na.../
ALİ İSMAİL KORKMAZ
Vuruldu karafilin boynu
Na şuramda...
henüz baş vermişken daha
daha bir acı kokuyor sanki bu yaz bütün çiçekler
on yıllardır baharın uğramadığı yurdumda
koklamak gelmiyor içimden
genzimde bir yumruk oluyor
açıyor haklı küfrünü patlatarak
kan kırmızı ağzımdan derken
bu zulme, bu kahbe düzene
yakışmıyor
insanın ağzına küfür bilirim
- ya eline kan !
Ali... kardeşim
annem bilirim anneni
kaçamıyorum
olmuyor bir türlü
acına ortak olmaktan
alamıyorum kendimi
Ve seninle bileyliyorum imdi
hay van yanımı
seninle biliyorum,
Ethem'le, Abdullah'la
bu kutsal beraberlikle
in - san - lığımı
Ali'm...
kardeşim
rahat uyu
şad ol,
elbet ezilecek
elbet
o akrebin başı !
Ulaş Yüksel / AKrePin Başı
Vuruldu karafilin boynu
Na şuramda...
henüz baş vermişken daha
daha bir acı kokuyor sanki bu yaz bütün çiçekler
on yıllardır baharın uğramadığı yurdumda
koklamak gelmiyor içimden
genzimde bir yumruk oluyor
açıyor haklı küfrünü patlatarak
kan kırmızı ağzımdan derken
bu zulme, bu kahbe düzene
yakışmıyor
insanın ağzına küfür bilirim
- ya eline kan !
Ali... kardeşim
annem bilirim anneni
kaçamıyorum
olmuyor bir türlü
acına ortak olmaktan
alamıyorum kendimi
Ve seninle bileyliyorum imdi
hay van yanımı
seninle biliyorum,
Ethem'le, Abdullah'la
bu kutsal beraberlikle
in - san - lığımı
Ali'm...
kardeşim
rahat uyu
şad ol,
elbet ezilecek
elbet
o akrebin başı !
Ulaş Yüksel / AKrePin Başı
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Gözlerinde ne var biliyor musun
Acının ve hüznün o muhteşem tebessümü
Evet, sadece bunun için sevebilirim seni
Gülüşüne kıvrılıp yatmış keder ah !
bin yıllık derin uykularda miskin
Ve sen gülmesen bir gün, uyanır da o dev
Yalımlar saçarak ağar, ağır iniltisi tutuşturur felekleri
Haydi öp ağzımdan artık durma, beni
Ancak bir aşk dönüştürür, bir cüceye o devi
Ulaş Yüksel
Acının ve hüznün o muhteşem tebessümü
Evet, sadece bunun için sevebilirim seni
Gülüşüne kıvrılıp yatmış keder ah !
bin yıllık derin uykularda miskin
Ve sen gülmesen bir gün, uyanır da o dev
Yalımlar saçarak ağar, ağır iniltisi tutuşturur felekleri
Haydi öp ağzımdan artık durma, beni
Ancak bir aşk dönüştürür, bir cüceye o devi
Ulaş Yüksel
Arpanın ve üzümün aynasında kendi yüzümü gördüğümden beri
Musanın asası yitirdi büyüsünü kızıl deniz roz (rose) derya
Bu umman olmasa ne ki ol asanın gücü
Feryad figan fravun içimde bi telaş gayri
Benim sularım dingin yeminliyim
Çekmem ol kadehten elimi
Sana haram içtikte ayarım bana yok sorgu suali
Sana zehir bana panzehir-sövme artık Kasım
Eri susturur bu meret, etme! azdırır iti...
uLÂs..
Musanın asası yitirdi büyüsünü kızıl deniz roz (rose) derya
Bu umman olmasa ne ki ol asanın gücü
Feryad figan fravun içimde bi telaş gayri
Benim sularım dingin yeminliyim
Çekmem ol kadehten elimi
Sana haram içtikte ayarım bana yok sorgu suali
Sana zehir bana panzehir-sövme artık Kasım
Eri susturur bu meret, etme! azdırır iti...
uLÂs..
26 Mayıs 2016 Perşembe
"Ben çıplacık ayaklarımla" dedi kadın
Mavi murekkep sularına indim öylece üryan
Kendi yansımamı gördüm de andacının aynasında
Kendi sesime vuruldum, boğuldum, can verdim
Kurutulmuş esmer kanatlı bir kelebeğim
Harf harf harcadın satır aralarında beni şair
O gizemli karanlık tuzaklarına nasılda atıldım umarsız
Ve aslımda ben kendime aşık, pervane kendime, kendime deli
Meraktan soruyorum...
Sen bu ateşi bu ummanda yakmayı böyle nasıl becerdin
Ey maharetli avcu ah.. şiir okun onulmaz yaralar açtı
Karanlığında yitip yok olan o gece kelebeği işte ben
Ve gecenin sabahı öptüğü yerde, ağların yırtıldığı
Ne sen ne ben, günün güneşin türküler çığırdığı ince çizgide
Bizi gördüm şair anlıyor musun biz'i... kendini bi'şey sanma
Sen kalemdin ben harf... Nakkaş mı ?
O yoktu ortalıkta, hiç olmadı da zaten.
uLÂs Yüksel
Mavi murekkep sularına indim öylece üryan
Kendi yansımamı gördüm de andacının aynasında
Kendi sesime vuruldum, boğuldum, can verdim
Kurutulmuş esmer kanatlı bir kelebeğim
Harf harf harcadın satır aralarında beni şair
O gizemli karanlık tuzaklarına nasılda atıldım umarsız
Ve aslımda ben kendime aşık, pervane kendime, kendime deli
Meraktan soruyorum...
Sen bu ateşi bu ummanda yakmayı böyle nasıl becerdin
Ey maharetli avcu ah.. şiir okun onulmaz yaralar açtı
Karanlığında yitip yok olan o gece kelebeği işte ben
Ve gecenin sabahı öptüğü yerde, ağların yırtıldığı
Ne sen ne ben, günün güneşin türküler çığırdığı ince çizgide
Bizi gördüm şair anlıyor musun biz'i... kendini bi'şey sanma
Sen kalemdin ben harf... Nakkaş mı ?
O yoktu ortalıkta, hiç olmadı da zaten.
uLÂs Yüksel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














